Yeni nesil anlama sözlüğü
skirac@milliyet.com.tr
Uzun süredir uzak kalmışım gençliğin ''aktığı'' ortamlardan. Geçtiğimiz hafta uzun zamandır görmediğim bir arkadaşımla buluşunca bunu çok daha iyi anladım. Meğer ben tüm vaktimi benden yaşça büyük iş arkadaşlarımla geçirirken gençlik boş durmamış, kendine yeni bir jargon yaratmış. Siz de benim gibi onları ilk duyduğunuzda ''Ne dedin sen? Kötü bir şey mi dedin?'' durumuna düşmeyin diye bu yaratıcı kelimeleri sizlerle de paylaşmak istiyorum. Ama siz siz olun yazdıklarımı okuyun, anlayın ama lütfen kullanmayın ki durup dururken başımı ''Türkçemizi Koruyalım''cılarla derde sokmayın... Yerdolap: Gençlerin çıkardıkları giysileri dolaplarına koymak yerine yere fırlatmayı tercih etmeleri üzerine muhtemelen anneleri tarafından türetilmiş bir tür kinaye. ''Beyaz kazağını mı arıyorsun? Yıkananların arasında değilse odandaki yerdolaptadır.''
Sahteşhis: Birinin pahalı ve ünlü bir markanın (Louis Vuitton, Gucci ve Dolce Gabbana gibi) taklit bir ürününü giydiğini kanıtlama çabası. ''Banu sahteşhis etti, Suzan’ın sürekli hava attığı o Louis Vuitton çanta gerçek değilmiş.''
Sponsorlu evlilik: Düğün masraflarının bir aile bireyi tarafından karşılandığı evlilik.
''Bizimki sizinki gibi sponsorlu evlilik değildi, biz hâlâ düğün salonunun taksidini ödüyoruz.''
Viagra sevgili: Genç bir kızın kendine göre yaşça çok büyük olan erkek arkadaşına verilen ad. ''Ayşe’nin yeni viagra sevgilisini gördün mü, bence adam en az 50 yaşında!''
Jetiket: Biri hakkında (mesela sadece kotunun markasına veya saçının rengine bakarak) aşırı hızlı bir yargıya varmak.
''Ali hiç de hovarda bir çocuk değildir. BMW’ye bindiğini gördün diye çocuğu hemen jetiketleme lütfen!''
Üvey eş : Genelde büyük bir aşkla başlayıp bir şekilde son bulan izdivaçtan sonra yapılan evlilikteki az ilgi ve sevgi gören yeni eş. ''Adam ilk karısını balayına Paris’e götürmüştü, üvey eşiniyse Antalya’ya götürmüş.''
Arabartı: Çeşitli revizyonlarla abartılı bir görünüme getirilmiş otomobiller. ''O her tarafında koruma demirleri olan arabartıyı biraz ileri çekebilirseniz, biz de arabamızı park etmek istiyoruz!''
Kültürelişki: Sadece kültürlü olduğu için biriyle birlikte olma durumu. ''Celal asla Ebru’yu bu partiye getirmez. Bilmiyor musun onlarınki sadece kültürelişki .''
Haber orucu: Hiçbir şekilde güncel konulardan haberdar olmama, gazete veya kitap okumama durumu. ''Kızın seçimlerin bile bittiğinden haberi yok, sanki haber orucuna girmiş..''
Mikrotatil: Genelde haftanın 6 günü çalışan bir kişinin, izinli olduğu bir günde çıktığı tatil.
''Bu pazar sevgilimle Ağva’ya gidip bir günlük, mikro bir tatil yaptık.''
Konuşabilseler, sizi rezil edebilirler miydi?
Amerika’da bazı eşyaların insanların garip alışkanlıklarına şahit olduğu düşünülerek bir araştırma yapılmış. Araştırmaya katılanlar en çok asansörlerin dile gelmesinden korktuklarını söylerken, en fazla da arabada görüntülenmekten çekindiklerini belirtmişler.

