
Taha AKYOL
Objektif
Soykırım ve Yahudi lobileri
ERMENİ lobilerinin soykırım girişimlerine karşı Yahudiler daima Türkiye'ye destek oldu. Bunda psikolojik sebepler vardı; soykırıma uğramış tek millet olmak duygusu gibi...
Tarihi sebepler vardı; Osmanlı'nın Yahudilere gösterdiği şefkat ve himayeyi, Musevi vatandaşlarımız "500. Yıl Kutlamaları" ile dünyaya tanıtmışlardı. Bu çalışmalarda bilhassa Jak Kamhi Beyefendi'nin kadirşinaslığını, vatanseverliğini, büyük gayretlerini saygı ve şükranla anıyorum.
Türkiye'nin ilk laik Müslüman ülke olmasının da bu sempatide rolü vardı. Atatürk, Yahudi azınlıktan sevgiyle, takdirle bahseden konuşmalar yapmıştı.
Bu tarihi olgular dünyanın her tarafındaki Yahudilerde Türkiye'ye bir sempati yaratmıştı.
Ermeni tasarılarına karşı Yahudi lobilerinin Türkiye'ye verdiği desteğin diğer bir sebebi, hatta en etkili sebebi, Ortadoğu'daki Arap denizinde İsrail adasının dostluk kuracağı tek ülkenin NATO üyesi ve ABD müttefiki Türkiye olmasıydı. Doğru bir kararla Türkiye'nin İsrail'le stratejik ilişkiler kurması bu faktörü güçlendirmişti.
'Cezalandırma uyarısı!'
Bir süredir Türkiye 'aykırı' hareket ettiği için, ilk 'cezalandırma uyarısı' Amerika'daki Yahudi kuruluşlarından ADL'den geldi. Tasarıya destek vermeyeceklermiş ama soykırım iddiasını tanıyacaklarmış! Çünkü yarım asır önce yazılmış iki kitabı okumuşlar ve ikna olmuşlar!
Hayır, dün siyaset rol oynuyordu bugün de siyaset rol oynuyor.
Türkiye'de "Tezkere"nin reddi, Hamas lideri Meşal'in Ankara'ya davet edilmesi...
Bunların, Siyonizmle siyasi ve itikadi bir ittifak halinde olan Neo-Con'larda uyandırdığı öfkeyi biliyoruz.
Tezkere'nin reddini ve Meşal'in çağrılmasını ben de eleştirmiştim. Ama mesele bundan ibaret değil.
Türkiye'nin Suriye ve İran'la geliştirdiği ilişkiler var!
Sen dünyanın öbür tarafından gelip Irak'ta cehennemi ateşleyeceksin, teröre göz yumacaksın, ama ben Irak'a komşu ülkelerle konuşmayacağım!
Ben enerji sıkıntısı çekeceğim, siz istemiyorsunuz diye İran'la doğalgaz anlaşması yapmayacağım!
Herkes zarar görür
CNN'de Christian Amanpour'un "Tanrı'nın Savaşçıları" belgeselinde gördüğümüz gibi, Amerika'da Bush yönetiminde son derece etkili olan Evangelik Protestanlarla Yahudi lobileri arasında kuvvetli bir itikadi beraberlik vardır. Timothy P. Weber'in "On The Road to Armageddon" adlı kitabı, bu konuda çok sayıdaki akademik eserlerden biridir.
İncil ve Tevrat'ı aynı şekilde yorumluyorlar: İsrail'in kuruluşunu siyasi ve milli bir olay değil, "tanrısal bir mucize" diye görüyorlar, İsrail'in Batı Şeria'yı işgalini "Tanrı'nın vaat ettiği bir hak" sayıyorlar! Amerikan ve İsrail siyasetleri arasında önemli bir bağ oluşturuyorlar.
Yahudi lobileri İsrail'den ayrı düşünülemez. Onun içindir ki, bu lobilerin Türkiye'ye karşı vaziyet alması, Türk-İsrail ilişkilerinde elbette ileri derecede tahribat yapacaktır!
Hem Türkiye, hem ABD, hem İsrail ciddi zarar görecektir.
Doğrusu, Irak'ın istikrarını esas alan yeni bir 'Ortadoğu dengesi' üzerinden ilişkileri yeniden tanımlamaktır.
Aksi halde, Türkiye'nin alnına "soykırım" karasını çalmanın yaratacağı reaksiyonların sonuçlarını kimse kestiremez, hiçbir demokratik hükümet de kontrol edemez!
t.akyol@milliyet.com.tr

Cafe