Ajlan Köse ile Tuğba Özay'ın ortak bir yanı var!
Kadınlarda psikopat eğilimli erkeklere karşı bir meyil vardır genelde. Özellikle de kendini fazlaca güçlü hisseden, ritmi zikzak tavanlarda gezen, sınırlarını keşfe elinde olmadan merak salan kadınlarda!www.ilhanuckan.com
Faks: (0212) 505 63 88
Tuğba Özay'ın yaşadıklarından sonra onunla ilgili yazmayacak mıyım diye o kadar çok mektup aldım ki... Açıkçası ona özel bir şey yazmaya niyetim yok. Çünkü yaşadığı şey ne örnek olacak türden ne de birileri bu durumdan ders çıkarabilir.Ama bir durum değerlendirmesi yapmak gerekirse...
Haftalar önce Tuğba'yla katıldığım bir programda onun sevgilisinden dayak yediği bahsi açılınca, "Dayak yiyecek bir kadın değilsin, o yüzden dayak fantezin mi var diye açıkça soracağım" demiştim ona. Bu bazı internet sitelerinde başka türlü yansıtıldı. Olanlara Fransızmışım gibi.
Oysa ben onun gibi cüsseli bir kadın bir yana, ufak tefek olanların bile nasıl güçlü olabildiklerini ve saldırılara nasıl karşı koyabildiklerini çok iyi bildiğim için eziklikten, büzüklükten, çaresizlikten değil, başına gelen şeyin ancak fantezi olabileceğini düşündüğümden konuyu oraya getirmiştim.
Ama sakın ha "fantezi" meselesini zevk-sefa mahiyetli algılamayın, üşenmeyip gidin Georges Bataille'ın "Gözün Öyküsü" isimli kitabını okuyun. İştahınızı kabartmak için kısa bir alıntı yapayım: "Bütün bunlar erotik bir zevk, erotik bir sevinç değil kesinlikle, çok daha ötesinde bunların. Ne var ki bunun da bir sonu yok. Mazoşizm de değil bu, öyle bir coşku ki düş gücüne sığabilecek, tasavvur edilebilecek, akla hayale sığabilecek herhangi bir şeyden çok büyük, her şeyden de öte, çünkü yalnızlık ve yokluk üzerine kurulu..."
İşte Bilirkişi olarak yazıyorum:
Aslında mesele biraz da şiddet eğilimi olarak ortaya çıksa da şiddetin çok fazla türü olduğunu hatırlamakta yarar var.Örneğin Erol Köse'yi düşünün... Gülşen meselesinin bir türlü sonlanmaması bana Tuğba Özay'la Ajlan Köse arasında ortak bir yan olduğunu düşündürüyor.
Erol Köse hiperaktif, psikopat soslu çocuklar gibi... Ajlan Köse de az renkli bir tip değil. Erol Köse "Ajlan'ı çok üzdüm, çok pişmanım aslında" demişti bana. Son derece içtendi. Ama bence hâlâ üzmeye devam ediyor.
Kadınlarda psikopat eğilimli erkeklere karşı bir meyil vardır genelde...
Özellikle de kendini fazlaca güçlü hisseden, ritmi zikzak tavanlarda gezen, sınırlarını keşfe elinde olmadan merak salan kadınlarda...
En aşık olunası erkekler de, bu ritmi ruh durumlarındaki muhtemel sapmalar nedeniyle yansılar görünen erkekler değil midir?
Eğer bir kadın gücünün sınırlarını erken yaşta keşfe çıkarsa ne âlâ. O zaman aslında aradığı şeyin -bazen özgürlük olarak da dillendirilir bu- aslında "hayata müdahale etme arzusu" olduğunu fark etmeleri ihtimal dahilinde. Bu farkındalıktan sonra da hayat pek güzelleşir böyle kadınlar için, elbette onlarla birlikte olan erkekler için de...
Zira bir şeylere müdahale etme, yön verme, çoğunlukla da bozup baştan yapmaya, aslında riskin pek de gözde büyütülmeyecek bir şey olduğuna ayılıverirler. "Zoraki" zikzak olan erkekler de böyle kadınların yanında sakinleşir.
Ama bazı kadınlar da bir türlü ayamazlar duruma.
Yeşim Salkım ismi geldi geçti birden aklımdan. İlgili ya da ilgisiz...
Bugünkü yazımın ana fikri şu:
"Güç"ün aslında "kendinin farkında olmak" olduğunu anlayamayanlar, sonunda dışarıda aradıkları gücün yörüngesinde acı çekerken bulurlar kendilerini...İyi oyunlar herkese...
Kılavuz Karga Oyunu!
Kadın: Beni koruyup kollayacak güçlü bir erkek arıyorum.
Erkek: Rol çalma! Asıl benim güçlü bir kadına ihtiyacım var!
* * *
Erkek: Sen benim küçük yavru kuşumsun.
Kadın: Küçük ama şahin!
Öptüm sizi
Tuğçe Baran fanatiği oldum vallahi! Eskiden hiç okumazdım onun yazılarını ama şimdi okumadan duramaz oldum! Bir Perihan Mağden, bir de o! İki aylık hamile ya Tuğçe, bebek yazıları başladı tabii. Ama bebek yazacaksa ya da konuşacaksa ne Gülben Ergen ne de Ayşe Arman değil, lütfen sadece Tuğçe Baran yazsın; daha gerçekçi. Son zamanlarda uçan tekmeler savuruyor yazılarında, bence artık aslına dönme zamanı geldi. Fotoğrafından çok daha güzel, çok zeki ve de daha güzel mavi gri gözleri var. Tuğçeee, bu köşeden o köşeye istek vaaaarrr; "Aynen yazmaya devam!" Öptüm, öptüm, o yanaktan bu gıdıktan, ayva göbektennn...

Cafe