|
 |
|
|
Balayı erken bitti
Görüş / Engin Önen
Cumhuriyet mitinglerinin önde gelen taleplerinden biri, solda birlik sağlanmasıydı. AKP’nin yükselişi ve bazı gerginliklere neden olmasından kaygı duyanların çoğu, CHP ile DSP birleşmesi ve ittifakına büyük umut bağlamıştı. Büyük bir sinerji yaratılacaktı, AKP iktidarı engellenecekti.
O günlerde Radikal gazetesinde yayınlanan bir yazımızda şu değerlendirmeyi yapmıştık:
''Merkez solun ve merkez sağın erimesi ayrı partilerin olmasından mı kaynaklanmaktadır? Yoksa yeni sorunlar ve farklılaşan sosyal talepleri anlayıp, ona göre politikalar üretememesinden mi?''
Neyse, sonuçta DSP’li adaylar, CHP listelerinden aday gösterilerek birlik sağlandı. Ama sonuç alınamadı. Çünkü, sorun iki ayrı parti olmasında değildi.
* * *
Seçim sonrası DSP’liler beklendiği gibi hemen partilerine geri döndüler. Balayı bitmişti. Seçim sonuçlarından bir hayli morali bozulan CHP yöneticileri, DSP’yi eleştirmeye başladılar.
CHP İzmir İl Başkanı Kemal Karataş, göreve gelir gelmez, ''Seçimlerde DSP’nin desteğini göremedik'' diye beyanat verdi.
DSP il başkanının yanıtı gecikmedi:
''Seçim döneminde asıl çalışmayan CHP’liler.''
Cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde Deniz Baykal’ın uyarılarına rağmen DSP, farklı bir tutum izleyince, CHP Grup Başkan Vekili Kemal Anadol sözünü esirgemedi:
''Hiçbir seçim masrafına katılmadan Ankara’dan milletvekili seçildiler.''
* * *
Balayı erken bitmişti. Karşılıklı suçlamalar gecikmedi. İttifak başarısız oldu. İttifak denenmesinin tek yararı, sorunun ayrılıkta olmadığının anlaşılması oldu. Neredeyse 15 yıldır böyle bir beklenti vardı. Birleşme veya ittifakın yapılamamasının, başarısızlığın esas nedeni olduğu efsanesi yıkıldı.
Her iki partinin yöneticilerine de bazı hatırlatmalar yaparak aralarındaki kavgaya son vermelerini önerebiliriz.
Her şeyden önce, sadece masrafsız değil, desteksiz olarak (yüzde 1 oyla) 13 milletvekili çıkaran DSP’lilerin, biraz daha mütevazı olup, işi daha alttan almaları gerekir.
Seçim öncesi birlik baskılarına direnemeyen Baykal sayesinde parlamentoda temsil edildiklerini unutmayacak kadar vefa gösterebilirler.
* * *
CHP’lilerin de DSP’ye fazla yüklenmelerine gerek yok. Çünkü DSP’nin ne parti olarak oy tabanı vardı ne de İzmir’de çalışabilecek adayı. Bu durum, ittifak ve aday belirleme sürecinde bilenen bir gerçekti.
Her iki parti yöneticilerine ortak bir mesaj: Seçim sırasında daha çok köy ziyaret edilseydi, daha çok mahalle ve kahvehane toplantısı yapılsaydı, daha çok afiş ve bayrak asılsaydı... Yine de sonuç değişmezdi. Çünkü seçmen, herhangi bir partiye oyunu bu gerekçelerle vermiyor.
ege@milliyet.com.tr
|
|
|

|