
|
|
|
 |
|
|
Samimiyet testi
Satır Arası / Deniz Sipahi
Siyaset böyle bir şeydir. ''Samimiyet testinden'' geçtiğinizi zannedersiniz; ama her bir sözcükten sonra yeniden başa döndüğünüzü düşünürsünüz.
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’nun da başına gelen böyle bir durumdur.
Belediyenin içinde bulunduğu mali durumu bürokratlar, İzmir’deki bazı gruplar, kamuoyunu yakından takip edenler ve biz gazeteciler bilebiliriz.
Ama sokaktaki vatandaşın bilmesini bekleyemeyiz.
Öyle olunca ''Müflis belediye devraldım...'' sözlerini duyan herkes, Ahmet Piriştina’nın kastedildiğini zannetti.
Oysa benim gibi birçok kişi çok iyi biliyor ki; Kocaoğlu’nun bahsettiği dönem Piriştina dönemi değildi.
Piriştina’nın da yatırım yapabilmek için ne kadar büyük sıkıntılar çektiğini yakından biliyoruz.
Kocaoğlu, gazetecilerle yaptığı sohbetlerde zaman zaman bu konulara giriyor.
Nitekim başkan benzer açıklamaları daha önce de yapmıştı.
Ancak bu sefer kullandığı ifadeler çok net olmayınca, hangi dönemi kastettiğini konuşması sırasında açıkça ortaya koymayınca ortaya böyle bir durum çıktı.
Kamuoyunun önüne çıkan, konuşma yapan insanlar ''algılama hatalarına'' asla izin vermemeli.
Özellikle de siyaset yapanlar yapacakları ''iletişim kazaları'' yla ödeyecekleri faturanın daha ağır olacağını bilmeliler.
* * *
En başa dönüyorum.
Yani samimiyet testine...
İzmir’in Ahmet Piriştina konusunda büyük hassasiyeti var.
Piriştina birçokları için İzmir’in efsanevi başkanıdır ama bazıları için ise unutulmaz bir dost, bir arkadaş...
Yani içimizden biri...
O yüzden de Ahmet Piriştina’nın İzmirlilerin kalbindeki yeri bambaşkadır. İzmirliler genç yaşta, görevinin başındayken ve kente büyük katkılar yapmış bir liderini kaybetmenin üzüntüsünü hala yaşıyor.
Ben Aziz Kocaoğlu’nun bu konuda da kamuoyuna kendini tam anlatabildiğini zannetmiyorum.
Ve başkanın geçen gün Milliyet Ege’de de yayınladığımız şu sözleriyle ''samimiyet testi'' nden geçtiğine inanıyorum.
''Bu kentte rahmetli Ahmet Piriştina’ya herhangi bir imalı söz söylemeyeceğimi eğer bu kent öğrenmediyse benim söyleyecek hiçbir şeyim yok. Üç yıldır ağzımdan çıkan kelimelere çok dikkat ediyorum. Ahmet Piriştina İzmir’e mal olmuş, önemli görevlerde bulunmuş bir kişidir. İzmir’in unutulmayacak belediye başkanlarındandır. Keşke vefat etmeseydi, keşke aramızdan ayrılmasaydı da beraber mesai harcasaydık. Projelerinin başarılı olabilmesi için hep birlikte çalışabilseydik. Piriştina’nın seçim meydanlarında verdiği sözler bizim de sözümüzdür. Onları yerine getirmek için gece gündüz çalışıyoruz. Benim ağzımdan merhum belediye başkanımız Ahmet Piriştina için hiçbir zaman, hiçbir şey duyamazsınız. Piriştina herkesin olduğu gibi benim de kalbimdedir.''
* * *
Bunları söylerken Kocaoğlu’nun gözlerinin dolduğuna, bu konudaki hassasiyetinin ne kadar fazla olduğuna bir kez daha tanıklık ettim.
Peki ''Müflis belediye devraldım'' lafının yeri ve zamanı mıydı?
Nasıl eski başkanlar Burhan Özfatura ve Yüksel Çakmur bu yorumlar üzerine ''Şikayet etme proje üret'' diyebiliyorsa, Kocaoğlu da ''Müflis belediye devraldım ama işleri yoluna soktum. Türkiye’nin en fazla borç ödeyen belediye başkanıyım. Bunları yapmasaydım bugünkü yatırımları da yapamazdım'' diyebilmektedir.
Siyaset de böyle bir şeydir işte...
dsipahi@milliyet.com.tr
|
|
|

|
|