
Hurşit GÜNEŞ
Gösterge
Yeni cumhurbaşkanının iş dünyasıyla ilişkileri nasıl olacak?
AKP'nin adayı Abdullah Gül bugün cumhurbaşkanı seçiliyor. Böylece birçok bakımdan yeni bir dönem başlıyor. Türkiye'de bazı cumhurbaşkanları yetkilerinin tamamını, bazıları da bir kısmını kullanmıştır. Acaba Gül ne yapacak? Yetkilerinin tamamını mı kullanmak isteyecek? Yahut istese de bu yetkileri kullanması mümkün olabilecek mi?
Malum cumhurbaşkanları yürütmenin düzenleyici işlemlerini ve yasamanın çıkardığı yasaları denetler. Bunun yanı sıra devleti temsil ederler. Tabii kimi zaman da doğrudan yürütmeye dahil olurlar.
Gül'ün ise gerek yürütmenin, gerek yasamanın işlevlerine müdahale etmesi beklenmiyor. Hatta, aksine, yardımcı olacağı düşünülüyor. Bununla beraber kimse Gül'ün pasif kalacağı ya da bir onay merciine dönmesini de beklememeli. Çünkü unutulmamalı ki, Gül siyasetten gelen bir isim ve partisi içinde bir hayli ağırlığı bulunuyor.
Dışişleri ile çatışma olasılığı
Gül tarihte Dışişleri Bakanlığı'ndan Köşk'e çıkan ilk isim oluyor. Kuşkusuz bu onu özellikle dış politikada daha aktif olmaya itebilir. Ancak Gül'ün dış politikada radikal değişikler deneyerek Dışişleri'yle çatışacağı pek olası görünmüyor. Bununla beraber, Gül'ün eski bakanlığı üzerindeki etkisini kullanmayı sürdürmesi bazen hükümeti rahatsız edebilir. Ama sonunda tüm gücü kullanan Başbakan son sözü söyleyecektir. Gül de bu nedenle sınırlarını zorlamayacak ve Başbakan'la bu konuları özel görüşmeyi ve ikna yolunu yeğleyecektir. Öte yandan devleti temsil ederken yahut aktif diplomasi yaparken ortaya çıkan görünüm laik kesimleri rahatsız edebilir.
İkinci bir konu, iş dünyasının yurtdışındaki işlerini izlemek ve onlara yardımcı olmak konusudur. Malum Özal'a dek Köşk sakinleri hep iş dünyasını belli bir mesafede tutmuştur. Özal ise iş dünyasına yurtdışında büyük destek vermişti. Daha sonra Demirel de aynı tutumu sergiledi. Ancak Sezer, bunun tam aksine, tıpkı 1980 öncesi selefleri gibi, iş dünyasına çok soğuk davrandı. Bu da o kesimde kırgınlık yarattı. Kaldı ki Sezer dış politikada yok gibiydi.
İş dünyasına iş kotarma
Acaba Gül'ün Köşk'e çıkmasıyla yeniden Özal ve Demirel üslubu mu gözlenecek? Bize kalırsa iş dünyasının ana müracaat yeri yine hükümet olacaktır. Çünkü gerek Meclis'teki güçlü aritmetiği, gerek güçlü kamuoyu desteğiyle hükümet daha etkili olacaktır. İşler de hızlı yürümektedir. Kısacası asıl adres hükümet olacaktır.
Bu arada aklımıza cumhurbaşkanlarının yurtdışında iş yapan işadamlarını kollama ya da kollatma çabalarının gerekliliği geliyor. Ancak bütün dünyada çoğu devlet başkanı çekinmeksizin bu çabayı verdiğine göre bu konuda bir kompleks duymamak gerekiyor.
Ancak bu ilişki yurtiçine yansımamalı. Üstelik yurtdışında iki işadamı rekabet ediyorsa, her ikisinin de yardım görmesi yahut da daha şanslı olanın destek görmesi doğru olur.
Öte yandan bu yardımlar ulusal bir görev olarak sayılmalı, asla kayırma olarak nitelenmemelidir.
Son yıllarda müteahhitlerimiz bölgemizde yeniden büyük işler almaya başladı. Daha da büyümek istiyorlar. Öte yandan çevre ülkelerimizle (enerji dışarıda bırakıldığında) dış ticaretimiz çok zayıf. Son yıllarda epeyce güç yitirildi. Bütün bunlar en üst düzeyde yeniden toparlanabilir.
hgunes@milliyet.com.tr

Cafe