Uzmanlar, Gül'ün laiklik tanımını tartışmaya açtı
Gül'ün yemin törenindeki laiklik tanımı için Prof. Yüzbaşıoğlu, "AKP ideolojisinin dışavurumu", Prof. İbrahim Kaboğlu, "Laikliğe böyle bir amaç yüklenemez" dedi
GÖKÇER TAHİNCİOĞLU Ankara
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün, TBMM'deki yemin töreninde yaptığı konuşmada, laikliği, "farklı yaşam tarzlarını özgürleştirici bir model" olarak tanımlamasına bazı akademisyenler ile siyasilerden itiraz geldi.
Milliyet, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün Meclis'te yaptığı konuşmasını uzmanlara sorarak şu sorulara yanıt aradı:
1- Abdullah Gül'ün laikliği, "Farklı yaşam tarzlarını özgürleştirici bir model" olarak ifade eden yaklaşımı yeni bir tanım mı getiriyor?
2- Hangisi laikliğin özüne daha uygun bir yaklaşım sayılabilir?
Gül ne demişti?
"Cumhuriyetimizin temel ilkelerinden laiklik, bir hak ve özgürlükler sistemi olan demokrasi içerisinde farklı hayat tarzları için özgürleştirici bir model olduğu kadar, bir sosyal barış kuralıdır da. Çatışma ortadan kaldırmanın en kestirme yolu da yine laiklik ilkesine bağlılıktır. Coğrafyamıza özgü gerçekleri düşündüğümüzde, din ve vicdan özgürlüğünü de içinde barındıran laiklik ilkesinin değerini daha iyi kavramış oluruz."
Sistemle örtüşmüyorProf. Dr. Yılmaz Aliefendioğlu (Başkent Üniversitesi):
Gül'ün tanımının, laikliğin söz konusu bilimsel tanımıyla kısmen örtüştüğünü söyleyebiliriz. Ancak, aynı yaklaşım, türban dahil her konuda özgürlükçü bir tavır gösterilmesini gerektirir. Bizde laikliğin somut hali, Atatürk ilke ve inkılapları doğrultusunda çizilen bir kamusal alan doğrultusundadır. Bu yönüne bakıldığında, bu tanımın, mevcut Anayasa'daki yaklaşımla, cumhuriyetin uyguladığı sistemle çok da örtüşmediğini söyleyebiliriz.
Gül'ün tanımı kuramda yokProf. İbrahim Kaboğlu (Marmara Üniversitesi):
Bu tanım, laikliğin kuramsal tanımında yer almadığı gibi, laikliğe böyle bir amaç da yüklenemez. Laiklik, öncelikle neyin yapılmaması gerektiğini belirler.En başta, hukuk kurallarının dinsel buyruklardan esinlenmemesi demektir. Özgürleştirme ise olumlu bir edimi gerekli kılar.
Devrim ideolojisini kaldırmakProf. Ülkü Azrak (Maltepe Üniversitesi):
Biz Fransa'dan esinlendik bu konuda, orada bir tanım var mı? AKP, eskiden beri mutlaka tanım yapılmasını istiyor. Anayasa'da laikliğin tanımı dolaylı olarak yapılmıştır. Kimsenin ibadete zorlanamayacağı, kimseye diniyle ilgili soru yöneltilemeyeceği, dini esaslara tabi eğitim yapılamayacağı gibi.Ancak, Cumhurbaşkanı tanım yapmaya çalışıyor. Uzmanlık alanı da değil. Geriye AKP'nin ideolojisi kalıyor. İnanışların tamamının uygulamaları serbest bırakılsın. Devrim ideolojisini kaldırmaktır bu.
Bülent Arınç'ın olayıyla aynıProf. Necmi Yüzbaşıoğlu (Galatasaray Üniversitesi):
Gül'ün yaptığı tanım, eski TBMM Başkanı Bülent Arınç'ın zaman zaman yaptığı tanımlardan farklı değildi. Kamusal alanda inançlara tümüyle özgürlük tanıdığınız zaman, Osmanlı'daki çok hukukluluk ortaya çıkar. AİHM de RP'nin kapatılması davasında bu tanımı sorguladı. Çok hukukluluğun eşitlik ilkesiyle bağdaşmadığını söyledi. Bu anlayış, türban açısından bile sorun yaratır. Bu, AKP'ye hâkim olan söylemdir. Şimdi, daha açık biçimde söyleniyor.
AKP'nin tanımını yaptıGündüz Aktan (MHP İstanbul Milletvekili):
Gül'ün yaptığı tanım, AKP'nin tanımıdır. Ülkenin tümünü kucaklayan bir yaklaşım değildir. Farklı hayat tarzlarının özgürleştirilmesine yönelik tanım, laikliğin ileri bir türevidir. Gelişmiş ülkelerde, farklı tarzların da hoşgörüyle karşılanması için kullanılır. Bizim ülkemizde bu tanım, AKP mensuplarının yaşam tarzlarının hoşgörüyle karşılanması anlamında yapılmıştır. Beklentileri karşılamamıştır.|
DİĞER HABERLER |
YAZARLAR |
|

