Alex, Kezman ve daha fazlası
Kolay rastlanmayan bu zaferde Volkan ve Kezman'ın forma savaşı, Alex'in vasatının altının bile Anderlecht'e yetmesi başroldeydiFenerbahçe'nin Brezilyalı bir ruhu var. Oyuncuları ve teknik kadrosunun da ötesinde yapısından gelen, şov kültürüyle beslenen bir kişilik bu.
Dün özellikle ilk yarıda onca baskıyı yerken, savunmadan çıkamazken, oyuncuların hiçbiri vasatın üzerine yükselemezken, hiç beklenmedik anlarda, hiç beklenmedik paslarla dört sansasyonel pozisyon yakalamaları, bir kez direğe takılıp, bir de gol bulmaları sanırım bundan.
İkinci yarının başından itibaren bu ruhun farklı bir şekilde sahaya yansıdığını gördük. Fenerbahçe'nin bu garip gücü rakibi etkilemişti. Ne kadar baskı altında gibi görünseler de, net pozisyon vermeden ve özellikle Alex'in vasatına yaklaşmasıyla pozisyonlara girdiler. Zico'nun daha önce yapmadığı bir şeyi yaparak zamanında bir değişiklikle Tümer'in yerine Colin'i oyuna alması, rakip karşısındaki silahlarını da artırdı sarı - lacivertli takımın.
Anderlecht ne yapması gerektiğini biliyordu, ama anti paralize olmuşlardı ve işin sonunu asla getiremiyorlardı. Maç boyunca tanınmayacak kadar kötü vuruşlar yapan Alex'in plasesi tam bu arada geldi. Maçı koparıp, Zico'yu kurtarıp, Kezman'ın temize çıkmasına yardımcı oldu. Fenerbahçe seyircisinin standart üstü desteği, Anderlecht seyircisinin bizde olmasına alıştığımız taşkınlıkları vardı.
Fenerbahçe, çok kötü ama golle başladığı maçta bugüne kadar kolay rastlanmayan bir deplasman zaferi kazandı. Bu zaferde Volkan ve Kezman'ın forma savaşı, Alex'in vasatının altının bile Anderlecht'e yetmesi başroldeydi. Deniz, Marco ve Deivid'in dirençlerini de buna ekleyin. Alex ve Kezman'ın maçıydı, ama Fenerbahçe'nin toplam standardının yüksekliği asıl sebepti.
mdemirkol@milliyet.com.tr

Cafe