Boğaz'ın boğası...
Keyifli gecede dört oyuncu vitrine çıktı. Ama Delgado dün akşam herkese bir kez daha, "Bensiz Beşiktaş olmaz" mesajını verdi. Ben de aynı kanaatteyim. Delgado'suz Beşiktaş olmazBeşiktaş, Türkiye'nin her tarafına çok keyifli bir gece yaşatırken, ben de bu keyife Çeşme'de ortak oldum. Doksan dakikanın tamamında, sahanın her yerinde oyunda inisiyatifi elinde tutan, futbol oynayan, rakibe birkaç tane dışında pozisyon vermeden göz açtırmayan gerçekten iyi bir Beşiktaş izledik.
Gayet tabii maça başlayanlar ve oyuna sonradan girenler bu başarıda pay sahibi oldular. Ama ben bu başarıdan söz ederken özellikle Serdar Özkan'dan bahsetmek istiyorum. Tigana genç futbolculara çok meraklıydı da, Serdar Özkan o sırada başka bir takımda mı oynuyordu! Ertuğrul'u hem galibiyet ve oyun, ama özellikle Serdar Özkan konusundaki tercihinden dolayı kutluyorum. Ve gecenin bütün başarılı isimleri içinde dört tane adama özel paragraflar açmak istiyorum. Bunların birincisi Delgado...
Geldiği günden bu yana Türkiye'nin en etkin oyun kurucusu ve skora dönük ismi olduğunu, en kötü gününde bile ısrarla söylüyorum. Delgado dün akşam herkese bir mesaj verdi, "Bensiz Beşiktaş olmaz" dedi. Ben de aynı kanatteyim. Delgado'suz Beşiktaş olmaz. Gerçekten Boğaz'ın boğası gibiydi...
Kaptan mükemmeldi
İkincisi Serdar Özkan. O da adeta, "Benden çalınan yıllarımı geri istiyorum" dercesine bundan önce görev yapan Beşiktaş teknik adamlarına her hafta mesaj yolluyor. Aynen devam...Bir diğeri İbrahim Üzülmez... Kaptan gerçekten olağanüstü bir performans ortaya koydu. İkili mücadelelerin tamamını kazandı. Özellikle Delgado'nun attığı ikinci golde tek topu mükemmel oynadı. Yıllardır İbrahim'e ısrarlı söylediğimiz şey bu. Köşe topları ve yan toplar mümkün olduğunca çabuk kullanılacak paslardır.
Bir diğeri Tello'ydu. O da dün akşam ortaya koyduğu futbolla hem hücum zenginliğinde, ama özellikle defansın sıkıştığı anlarda kademeye girererek, rakipten top çalarak son derece faydalı bir görüntü verdi. Böyle devam ettiği sürece faydası daha da artacak.
Peki biz bu dört oyuncuyu vitrine çıkarırken, diğerleri kötü müydü? Diğerlerinin içinde iyiler vardı, biraz daha iyiler vardı, ama bu dördü diğerlerinin birkaç adım ötesindeydi. Taraftar keyif aldı, oynayan keyif aldı, oynatan keyif aldı. Kısaca Türkiye keyif aldı. Uzun lafın kısası budur..
mdenizli@milliyet.com.tr

Cafe