
Güneri CIVAOĞLU
Bugün
Çankaya galerisi
Gazetecilik yaşamımda bu kaçıncı!..
27 Mayıs ihtilalinin başkanı Org. Cemal Gürsel, cuntanın kararıyla Milli Birlik Komitesi'nin yanı sıra Devlet Başkanı olarak da ilan edilmişti. Ardından cumhurbaşkanı oldu.
Ne kadar demokratik bir Çankaya sakini olduğu ve olacağı çok tartışıldı.
Lakabı "Cemal Aga" idi.
İhtilalin devirdiği DP'nin uzantısı olan AP tarafından hiç sevilmezdi.
AP kadrolarında o dönemin söylemiyle "devrik" DP'nin, tutuklu olduğu Harp Okulu'nda intihar eden İçişleri Bakanı Namık Gedik'in eşi Melahat Gedik, asılan Başbakan Adnan Menderes'in oğlu Yüksel Menderes, hapishanedeki Cumhurbaşkanı Celal Bayar'ın kızı Nilüfer Gürsoy da vardı.
Bir yanda Cemal Aga... Öte yanda onlar...
Çivit markasıYıllar sonra Gürsel hastalandı.
Artık cumhurbaşkanlığı görevini yapacak bilince sahip olmadığı, hekimlerin raporuyla saptanınca bu kez Genelkurmay Başkanı Org. Cevdet Sunay, üniforması çıkarılarak Çankaya Köşkü'ne gönderildi.
Onun da cumhurbaşkanlığı çok tartışıldı.
Bundan böyle cumhurbaşkanlarının bir önceki durağı hep Genelkurmay Başkanlığı mı olacaktı?
Asker, Çankaya'ya ipotek mi koymuştu?
Bu tepkilere karşın, 12 Mart muhtırasından demokratik düzene geçişte Cevdet Sunay'ın katkısı olmuştur.
Evet... Sunay'ın görev süresi dolarken Çankaya'ya göz diken Org. Faruk Gürler'in kurgusunu yaptığı 12 Mart komutanlar muhtırası verilmişti.
İktidardaki AP hükümeti yerine, askerin hükümeti kurulmuştu.
Acaba Cumhurbaşkanı Sunay, eski bir Genelkurmay Başkanı olmasaydı, etkili olabilir miydi?
Sunay ve Genelkurmay Başkanı Sancar'ın dayanışması ve rejime omuz vermeleri sonucu Gürler yalnız kalmış ve Çankaya kapısından geri dönmüştü.
ÖpücükArdından 12 Eylül ihtilaliyle Genelkurmay Başkanı Kenan Evren önce devlet başkanı oldu, sonra da anayasa oylamasıyla birlikte cumhurbaşkanı...
Tartışmaları tekrarlamama gerek var mı?
Askeri yönetimin iktisattan sorumlu başbakan yardımcılığına getirdiği kişi, devrilen Adalet Partisi'nin ekonomi patronu Turgut Özal'dı.
Aynı Özal, bir süre sonra askeri hükümetten istifa ettirildi.
Kurduğu parti Anavatan, demokrasiye geçişte sandıklardan tek başına iktidar olacak çoğunlukla çıktı. Başbakanlık görevini alırken Özal, ani bir hareketle Evren'in yanaklarını öpmüştü.
Dün dündür...
Özal, sadece Meclis çoğunluğunu oluşturan ANAP'lıların oylarıyla Çankaya'ya çıktı.
Ona "Türkiye'nin değil, ANAP'ın cumhurbaşkanı" deniyordu.
Süleyman Demirel ve Erdal İnönü, "onu tanımadıklarını, Çankaya Köşkü'ne gitmeyeceklerini" söylüyorlardı.
Ne var ki... İlk seçimde DYP en fazla oyu sandıktan çıkardı ve Demirel, başbakanlık görevini Çankaya'ya çıkarak Cumhurbaşkanı Özal'dan aldı.
Ve... Kurduğu hükümeti Özal onayladı.
Seçene fırlatılan anayasa
10. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, kimsenin aklında yokken, dönemin Başbakanı Ecevit tarafından ansızın gündeme getirildi.
Seçilme sürecinde yerine, yani Anayasa Mahkemesi Başkanlığı'na "siyasi İslama yakın şahsın seçilmeyeceğinin güvencesini verdiğini", dönemin Başbakan Yardımcısı Hüsamettin Özkan'dan dinleyen bir grup gazeteci arasındaydım.
Ama... Demokrasi tarihinin en ağır siyaset ve onu izleyen ekonomik krizi "kendisini seçen" diyebileceğimiz Ecevit'e, Sezer'in anayasa kitapçığı fırlatmasıyla yaşandı.
Ya Sezer'in seçilmesi için partiler arasında koordinatörlük yapan, dönemin Başbakan Yardımcısı Hüsamettin Özkan'ın o hadisede Cumhurbaşkanı Sezer'e kullandığı kelimeler!..
Sonra... Bütün bunlar hiç olmamış gibi Sezer, Ecevit ve Özkan'ın bir araya geldikleri mekânlar, toplantılar...
Allah'ın değirmenleri
Şimdi de Abdullah Gül'ün cumhurbaşkanı seçilmesi tartışılmakta.
Yukarıda birkaçını yansıttığım Çankaya öyküleri, "olası gelişmeler için acele tahminlerde bulunmanın gerçekçi olmayabileceğini" düşündürüyor.
Bu öykülerin hepsinin ortak paydası, "zaman içinde sağduyunun üstün gelmesidir."
Buna, dilerseniz "taç giyen baş akıllanır" deyiniz...
Dilerseniz... "Allah'ın değirmenleri geç ama iyi öğütür" söylemini ataşlayınız...
gunericivaoglu@milliyet.com.tr

Cafe