
Hurşit GÜNEŞ
Gösterge
2006 Mayıs ve 2007 Ağustos dalgalanmaları farklı
Bundan bir yıl önce uluslararası finans piyasaları çalkalanmıştı. Son iki aydır yine çalkalanıyor. Ama iki çalkantı arasında önemli farklar var. Bunları belirlemekte büyük yarar bulunuyor.
Birincisi, geçen yıl döviz kuru (dolar) 1.30 YTL'den 1.76 YTL'ye kadar yükselmişti. Bu sefer ise 1.24 YTL'den 1.42 YTL'ye kadar yükseldi. Yani geçen yıl yüzde 35'e varan kurdaki değer kaybı bu kez yüzde 15'te kaldı. Faizlerdeki yükseliş de daha sınırlı kaldı; yüzde 2. Buna rağmen borsada çok daha sert bir düşüş yaşandı. Bunun nedenlerini doğru kavramak gerekiyor.
Birincisi, geçen dalgalanma bir beklenti üzerine gerçekleşmişti. Amerikan ekonomisindeki hızlı canlanma ve enflasyonist beklentiler ya da kaygıların güçlenmesi karşısında FED'in faizleri artırma olasılığı piyasaları bir hayli dalgalandırmıştı.
Dış açık sıcak parayla finanse ediliyor
Bunun üzerine birçok yatırım fonu gelişmekte olan ülkelerdeki riskini azaltmaya başladı. Özellikle de Güney Afrika ve Türkiye'de yoğun satışlar gözlendi.
Ancak gelişmiş ülkelerin piyasaları bundan pek etkilenmedi. Çünkü o ülkelerde bir risk yoktu. Sadece mali yatırımların ABD'de maliyeti yükseliyordu.
Buna rağmen gelişmekte olan ülkelerde, özellikle Türkiye'de hızlı bir çöküş yaşanmasının nedenleri merak edilebilir. Bunların başında bu ülkelerin ciddi makroekonomik riskleri vardı. Özellikle cari işlemler açığı yatırımcıları bir hayli kaygılandırıyordu. Çünkü dış açık temel olarak sıcak parayla finanse ediliyordu.
Yine o dönemde türev piyasalarında yaratılan kaldıraçlı opsiyonlar Türkiye'de çok yüksek risklerin alınmasına el vermişti. Bunun bir ufak çalkantıda büyük bir dalgaya neden olabileceği belliydi. Nitekim öyle de oldu. Opsiyonlar hedeflerle çarpıştı ve büyük zararlarla, kol kesmeler (zarara dur) birbirine karıştı. Sonunda küresel yatışma ve T.C. Merkez Bankası'nın aldığı önlemlerle ortalık yatıştı.
| Öncesi | Sonrası | Şimdi | |
| Türkiye | 13.5 | 16.5 | 18.5 |
| Brezilya | 16.5 | 14.5 | 12.0 |
| Rusya | 12.0 | 11.5 | 10.0 |
| Macaristan | 6.0 | 6.5 | 7.75 |
Bu kez çıkan dalgalanmanın nedeni ise oldukça farklı. Olay FED'in faiz artırma olasılığından çok, aynı düzeyde kalmasının mahzurundan, özellikle konut piyasasındaki çöküşten kaynaklanıyor. Dolayısıyla gelişmekte olan ülkelerden riskleri azaltmaktan çok, tüm mali piyasalarda daralma ve çekilmeyi gösteriyor.
Bu kez Türkiye'de dalgalanmanın daha sınırlı yaşanmasının birkaç nedeni var. Birincisi, faizler zaten çok yüksek düzeyde sürdürülüyor. Bu nedenle zıplama gereksinimi bulunmuyordu. İkincisi, cari işlemler açığı o günden bugüne azalmasa da büyük bir kısmının doğrudan yabancı sermayeyle finanse edilebildiği görüldü.
Öte yandan yerli tasarrufçular ya da kurumlar geçen dalgalanmadan bu yana inanılmaz ölçüde döviz biriktirdi. Bu dalgalanma süresince bu dövizlerin bir kısmı satıldı. Ve nihayet türev piyasalarında kaldıraçlı opsiyonların bu kez bir hayli azaldığı gözleniyor.
İşte bu nedenlerle küresel koşullar çok daha vahim hale gelse de Türkiye bu kez daha az etkilendi. Bu da onun daha sağlam bir yerde durduğunu gösteriyor.
Ancak geçen kez kısa süren küresel dalgalanmanın etkileri bu kez küresel koşulların çok daha somut olması (bankaların ciddi özkaynak ve likidite kayıpları) karşısında çok daha uzun sürebilir. Nitekim yukarıdaki tabloda görüldüğü gibi, Türkiye dışında bono faizleri 2006'da çoğu gelişmekte olan ülkede faizler dalgalanmanın başladığı düzeyin de altına inmişti. Bu kez bu gelişme olası görünmüyor.
hgunes@milliyet.com.tr

Cafe