
Güngör URAS
Olayların içinden
Biz de FED'in ağzına bakıyoruz
Şimdilerde bizim Merkez Bankamızın faizi indirip indirmeyeceği tartışmasını unuttuk. Amerikan Merkez Bankası FED, "Acaba faizi indirecek mi, yoksa bindirecek mi?" diyerek ağzının içine bakıyoruz.
FED'in 7 Ağustos'da yapılan toplantının tutanakları açıklanınca, küresel ekonominin ve kendi ülke ekonomilerinin ne olacağını merak edenler, (diğer ülkelerde olduğu gibi bizde de) FED'in toplantı tutanaklarını okuyarak kendilerine göre değerlendirmeler yapmaya başladı.
FED'in ABD ekonomisine nasıl baktığı ve yaptığı değerlendirmelere göre faizi değiştirip değiştirmeyeceği her zaman için önemlidir. Hele hele kritik dönemlerde daha çok önemlidir. Kritik dönemdeyiz. ABD'deki konut kredisi (mortgage) sorunu nedeniyle önce ABD'de finansal piyasalar dalgalanmaya başladı, sonra diğer ülkeler (bu arada biz) bu dalgalanmalardan zarar görür olduk.
ABD Merkez Bankası'nın hedefi, öncelikle enflasyonu kontrola altına almaktır. Fakat bunun dışında FED, ülke ekonomisinin durgunluğa girmemesi, işsizliğin ve fakirliğin artmaması için büyümenin devamına özen gösterir.
Durgunluk tehlikesi var
FED, normal zamanlarda gösterge faizi oranlarını enflasyonu ve büyümeyi kontrol edecek çizgide tutmaya özen gösteriyordu. Ekonomi ısınınca (enflasyon kıpırdayınca) faiz oranlarını artırıyordu. O zaman yatırımlar ve tüketim yavaşlıyor, para faize yöneliyordu. Para faize yönelince borsaya da ilgi azalıyordu. FED faizi artırınca, küresel piyasalarda da para faize gidiyor, borsalar cazibesini kaybediyor, para bulmak güçleşiyor, ekonomik hareketlerde yavaşlama görülüyordu.
FED faizi indirince de tersi oluyor, ucuz faiz tüketimi ve yatırımı teşvik ettiğinden ekonomi harekete geçiyor, ucuz faizden çözülen para borsaları harekete geçiriyordu.
Konut kredisi (mortgage) sorununa dayalı olarak ABD ekonomisinde başlayan ve dünyaya yayılan dalgalanmadan sonra FED, normal zamanlardaki misyonuna ek olarak 'olağanüstü' misyonuna soyundu. Konut kredisi sorununun yarattığı paniği ve de paniğin finansal sistemde çöküntü yapmasını önlemek için bankalara yönelik destek kredisinin musluğunu açtı. Bankalara senet karşılığı verilen bu özel kredilerin faizini düşürdü.
İyimserler, konut kredisi nedeniyle ortaya çıkan dalgalanmanın sona ermekte olduğunu, bir krize yol açmayacağını söylemeye başladı. İyimserler, ABD ekonomisinde ve diğer ülke ekonomilerinde durgunluğu önlemek için FED'in 'gösterge faizini' (ki, şimdilerde yüzde 5.25 oranında) düşüreceği beklentisine girdi.
(1) Enflasyon risklerini önlemek FED'in sorunluluklarının başında geliyor.
(2) Genel beklenti normal piyasa şartlarına dönülmesi. Ancak riskli konut kredilerinin yarattığı sorunların bir süre daha devam edeceği anlaşılıyor. Hatta piyasalardaki şartlar daha da kötüleşebilir.
(3) Finans piyasalarındaki dalgalanma ABD ekonomisinin büyümesini olumsuz etkileyebilir. Bu sorunun aşılması için ihracata önem vermek gerekir.
(Ancak şu bir gerçek ki, ABD'de olası bir ekonomik durgunluğun aşılabilmesi için ihracatdan yararlanmak durgunluğun diğer ülkelere yayılmamasına bağlıdır.Durgunluk başka ülkelere yayılır ise ABD ihracatını artıramaz.)
FED'in toplantı tutanaklarını değerlendiren iktisatçılar:
(1) Kısa sürede gösterge faizinin (yüzde 5.25) aşağıya çekilmeyeceğini,
(2) Bu durumda ABD Hazine tahvillerinin cazibesini koruyacağını,
(3) Borsaların cazibe kazanamayacağını, borsalardaki dalgalanmaların devam edeceğini söylüyorlar.
guras@milliyet.com.tr

Cafe