Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 31 Ağustos 2007 / Cuma  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Savaşlar neye yarar

Yaşam Güzeldir / Banu Şen

Küçük kız kapıdan girince önce annesinin elini bıraktı usulca... Minicik parmakları kayıp gitti aslında, annesinin avuçları arasından. İkisinin elleri de ürkekti. Titreyen bir kuş gibiydi. Bakışlarını yere dikmişti minik kız. İri gözleri heyecandan çırpınıp duruyordu. Gözlerinin derinleri sanki gerçek bir mavilik istiyordu. Ya da mavi bir umut. Oysa karanlıktı odanın içi. Başında pembe, hasır bir şapka vardı. Üzerinde pembe mavi bir de elbise. Ayakkabıları beyazdı ama eskinin kirini taşıyordu. Sabah annesiyle dakikalarca uğraşmışlardı ağartabilmek için. Büyük bir kapı sesiyle irkildi birden minik kız. Sonra anahtar sesi, sonra da ayak sesi. Gözleri hala yerdeydi. Ayak sesi yaklaştı, kendilerine doğru gelen karartı ise büyüdü, büyüdü, büyüdü... Büyüyen gölgeye doğrulturken başını, annesinin eline tutundu yeniden. Başını kaldırdığında babasının gözleriydi iri gözleriyle kesişen. Minik kız zıpladı hemen. Kollarını açtı. Babası onu her zamanki gibi kucakladı. Oysa değildi! Her zamanki gibi bir kucaklaşma değildi... Bir şeyler eksikti. Babasının kuvvetli kollarından bir şeyler eksikti. Büyüdüğünde, çook sonra anlayacaktı. Babası anlamsız bir savaşa esir düşmüştü.

Dünya Barış Günü
İkinci Dünya Savaşı 1 Eylül 1939 günü Nazilerin Polonya’yı işgaliyle başladı. Ardında yaklaşık elli iki milyon ölü, milyonlarca yaralı, sakat ve moloz yığını haline gelmiş kentler ile acı ve gözyaşı bıraktı. Mayıs 1945’te son buldu. İnsanlık tarihinin bu en acımasız, en kanlı ve en kirli savaşının başladığı gün, yani 1 Eylül, Dünya Barış Günü olarak kabul edildi. İkinci Dünya Savaşı’nın insanlığa yaşattığı acıların yeni savaşları önleyebileceği düşüncesiyle 1946 sonrasını barış dönemi olarak adlandırılsa da savaşlar bitmedi. Aslında insanoğlu önce kendi kendiyle barış sağlamalı. Kendi ruhuyla, benliğiyle barışsa bireyler, başka ülkelerle de savaşmak akıllarına bile gelmez. Yarın 1 Eylül Dünya Barış Günü, önceki gün de 30 Ağustos Zafer Bayramı’ydı. Savaş da barış da ve zafer de insanoğlunun içinde saklı. Unutmadan yaşamalı....
Festivaller ve Erçetin konseri
İzmir’deki bugünlerde devam eden festivallerin amacı da barışı ve savaşı unutturmamak. Aliağa 18. Uluslararası Barış ve Hoşgörü, Kültür, Sanat Festivali 2 Eylül’de sona erecek. Çiğli Belediyesi’nin geleneksel hale getirdiği Zafer ve Barış Festivali’nin üçüncüsü de 30 Ağustos’ta başladı, 2 Eylül’de bitecek. Bu arada 11 Eylül’de İzmir Fuar Açıkhava Tiyatrosu’nda Candan Erçetin konseri var. Ben yine her sene olduğu gibi orada olmak istiyorum. ''Neden'' diye sormak istiyorum...
''Neden sevinir insan zafer kazandığında,
kazanmak neye yarar ki kaybeden olduğunda.
Yarın çok geç olunca,
pişman olmak boşuna.
Savaşlar neye yarar ki
vakit kaybından başka...''

bsen@milliyet.com.tr







EGE
Emeklilik hakkında her şey
Özdere’de susuz yaz tatilcileri bıktırdı
Savaşlar neye yarar
Kekik deyip geçmeyin





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Necati Çetiner
Özgür Kaynar
Banu Şen
Deniz Sipahi

   
© 2006 Milliyet