Futbol dolaşıyor pencereleri kapatın
Hepimiz kocaman bir sahnedeyiz...
Yazmıştım.
Kaç kez...
Hatırlarsınız.
* * *
Sondan başlayalım. Son sahneden. Ve perdeden.
Münir Özkul'un o unutulmaz tiradı...
* * *
Kararı oy birliğiyle almış federasyonun yönetim kurulu.
Doğrudur.
Haluk Bey'in bir oyu var.
O bir oyla.
Oy birliği dedikleri bu.
Bence tabii.
* * *
Kararı Affan Keçeci okudu.
Keşke o okumasaydı.
Ama...
O okudu.
* * *
Affan abi camiada sevilen, sayılan biri.
Dürüst, ilkeli, güvenilir.
Kadere bak, kaderine bak.
Ve...
Kendi inanmıyordu ki, okuduklarına, başkasını inandırsın.
İşi zordu doğrusu
Ve...
Kimseye küsmesin.
Bana da.
Kaderine küssün.
Sadece.
* * *
Hilmi Ok istifa etmeliymiş.
Niye?
Ve nereden ?
* * *
MHK Başkanı'ymış.
Hadi canım!
* * *
Hilmi Ok, yıllardır Haluk Bey'in yanında.
Odasında.
Şimdi kendi odasında.
Ama...
Yine yanında.
Ne var bunda ?
* * *
Hem...
İstifa etse ne fark eder, etmese ne fark eder?
* * *
Sahne büyük, çok büyük.
Herkese yer var.
Bana da.
Ve...
Sahnede ben varım.
Şu anda.
* * *
Sahnenin yıldızı, hiç tartışmasız, Sivas Başkanı Mecnun Odyakmaz.
"Bu kadar olaya sebebiyet verdiğimiz için özür dileriz" demez mi?
En ağırından daha ağır oldu.
Anlayana.
Başkanlar seviyesinde futbola hem ironiyi soktu, hem de mizahı.
Kara mizah.
En büyük alkışı o aldı.
* * *
Hiç olmazsa böyle olmalı.
Bari gülmeliyiz.
Sırıtmalıyız.
Hiç olmazsa...
* * *
Eski Roma imparatorlarından birinin saçı yokmuş.
Roma'yı dolaşırken, birinci katın üzerindeki katların bütün pencerelerini kapattırırmış.
Romalılar kelini görmesinler diye.
* * *
Pencereleri kapatın!
Futbol dolaşıyor yine.
* * *
Ve Trabzon'un karara tepkisi...
Fıkrası gibi.
İnce, espriyi seven, mizah duyguları yüksek insanlar.
Takılmayın.
Rol gereği...
* * *
Öyle bir karar ki...
Kimseyi memnun etmedi.
Hiç kimseyi...
Ne beni seni onu, ne bizi sizi onları.
Federasyon bir ilki daha başardı.
* * *
Unutmayın...
Hepimiz o sahnedeyiz.
Ceplerimizde replikler.
Bir oyun bu
Ciddiye almayın fazla bizi.
Beni de...
Oynuyoruz.
Hepsi bu
* * *
Ve...
Bunların hepsi bence.
Takılmayın fazla
Bunlarda da rol gereği
Ve...
İniyorum sahneden.
Roma, soyulanlar, maç kritiklerimizŞu "Zico gitsin" diyenler (ya da Gerets'i, Tigana'yı gönderenler)...
Keşke kendileri gitse...
Zico yerine.
Herkes rahatlayacak.
Zico da.
Biz de.
Futbol da.
* * *
Keşke onlar gitse Zico kalsa...
Şakası bile ne hoş, değil mi?
* * *
Fenerbahçe Anderlecht'i 2-0 yendi.
Şampiyonlar Ligi'ne kaldı.
O yorumcuların köşelerinde Zico'nun ismi bile geçmedi.
* * *
Sadece Fenerbahçe'nin, son 50 senesinde 50 küsur teknik direktör var.
Bazıları birden fazla görev yapmış.
60 küsur belki.
* * *
Joachim Löw ne demişti?
Yazmıştım.
Fenerbahçe'yi yorumlayanların futbola yakınlığı, Türkiye'nin Avustralya'ya yakınlığı kadar...
Ve...
Çarpıcı bir örnek.
Bir daha yazdım.
Bir daha çarpsın sizi.
Ve...
O şimdi nerede?
Bizimkiler aynı yerde
* * *
Roma'da Nurullah Sağlam'ın 3-5 kuruşa kurduğu Gaziantepspor, Fabio Capello'nun şampiyon Roma'sıyla oynadı.
Son anda 2-1 kaybetti.
Oradaydım.
Capello'dan, Romalılar'dan, İtalyanlar'dan ve maçı seyreden herkesin sevgisini, saygısını kazandılar.
Herkes onları övdü.
Fabio Capello, Nurullah Hoca'yı, bu takımla buralara kadar geldiği için kutladı.
Gaziantep sadece Roma'ya gelen yerel basınını memnun edemedi.
Yerden yere vurdular Sağlam'ı ve takımını maçtan sonra...
Fabio nasıl da şaşırmıştı.
* * *
Sistem böyle.
İstanbul'da da, Trabzon'da da böyle...
Mesela Bursa'da da böyle.
Bir kanalın stüdyosunda, bir masanın etrafında, laptoplu bir adam ve etrafında bir sürü adam.
Konu Bursaspor. Süre en az 1.5 saat.
Olur mu böyle şey?
1.5 saat Bursaspor konuşulur mu ?
Icığını-cıcığını çıkarsalar bile takımın, süre bitmiyor.
Konuş babam konuş.
* * *
Digiturk'de Memleketim TV var.
Sadece Trabzon mu, Antep mi, Bursa mı...
Dolaşıyorum Anadolu'yu geceleri.
Her şehirde bir kanal, her kanalda laptoplu bir adam ve etrafında bir sürü adam.
Herkes kendi kentinin teknik direktörünü, yerin dibine sokuyor her hafta.
Hepsi birer teknik direktör.
Sistem böyle.
* * *
Bu ülkeden uluslararası bir futbol takımı çıkmamış.
O dünlerdeki Galatasaray hariç.
Bu ülkeden uluslararası bir milli takım çıkmamış.
Kore-Japonya'daki hariç.
Bu ülkeden uluslararası bir teknik direktör de çıkmamış.
İstisnalar hariç.
Bu ülkeden uluslararası futbolcu çıkmamış.
İstisnalar hariç.
* * *
Bu ülkedeki hemen hemen her futbol yorumcusu, futbolu, bu ülkeye gelen her teknik direktörlerden daha iyi biliyor.
Normal mi bu?
Hatta bazıları Arsene wenger'den, Alex Ferguson'dan, Fabio Capello'dan, Jose Mourinho'dan da...
Buradan, onların takımlarına bile bulaşıyorlar.
* * *
Sağlıklı bir futbol ülkesinde, yayından gelip alırlar adamı...
Doktora götürürler.
* * *
Bazı yorumcularımızın maç kritiklerine bakın.
Takımların ismi, gün ve saat farklı sadece.
Kritik aynı kritik.
* * *
Örneği yine Roma'dan verelim
Caddelerinde, sokaklarında soyulanlar emniyete başvurduğunda, polis onlara matbu bir kağıt veriyor.
Soygunun tarzı, 2000 senedir aynı.
Soyulan bir tek soyulduğu caddenin ismini, kaç parasının gittiğini ve soygunun saatini yazıyor.
Gerisi o kağıtta yazılı.
* * *
Futbolda her şey değişti.
Sistemler, sahalar, formalar, şortlar...
Filan değişti, falan değişti.
Şu değişti, bu değişti.
Değişmeyen...
Bir kısım yorumcu ve yorumları.
Ve...
Tabi bence...
bilgingokberk@mail.com

Cafe