
Serpil YILMAZ
Yeni hükümet de rakının arkasında sağlam duracak mı?
Alkollü içecek pazarında Türkiye'nin 'milli alkollü içkisi' rakının vergi oranının, viski ile aynı seviyeye getirilmesi için başta İskoçya olmak üzere AB'de sıkı bir lobi yürütülüyor ve bu nedenle müzakere sürecinde açılacak 'Vergi' bölümünde sıkı bir pazarlık bizi bekliyor.
Mey İçki İcra Kurulu Başkanı (CEO) Galip Yorgancıoğlu, ekonomi basınından bir grup arkadaşa bu sancılı süreci anlatmaya çalışıyor. Zira rakının ÖTV'si viski ile aynı olursa, 25 YTL olan iç piyasa fiyatı 70 YTL'ye çıkacak!
2003'te Tekel İçki'yi özelleştirmeden alan Nurol, Limak, Özaltın gruplarının oluşturduğu TÜTSAB konsorsiyumunun piyasaya girmesiyle birlikte alkollü içecekler 4 kez ÖTV artışı geldiğini söyleyen Yorgancıoğlu, bu süre içinde rakı fiyatının yüzde 300 arttığını da vurguluyor. TÜTSAB'ın yüzde 90'ı geçtiğimiz yıl fon şirketi Texas Pacific Group'a 900 milyon dolara satıldı.
Artık bir Texas yatırımı olan Mey'in CEO'su olmayı sürdüren Yorgancıoğlu, 2003'ten bugüne rakı tüketimin 73 milyon litreden, 50 milyon litreye düştüğünü de ekliyor.
Türkiye'de 1 litrelik viskide 42 YTL olan ÖTV'nin, yine litrelik rakıda 17 YTL olması AB'nin 'eşitlik' dayatmasına uğruyor. İskoçya Viski Birliği'nin başvurusu üzerine AB'nin itiraz ettiği bu durumun benzeri Fransa'nın, Yunanistan'ın ve Portekiz'in "milli alkollü içkilerinde" uygulanıyor. Bu ülkeler yüksek alkollü içeceklere uygulanan vergi oranının altında belirledikleri bir oranla "milli içkileri" koruyorlar.
Bandrol umut oldu
Bugüne kadar rakıdaki düşük ÖTV'yi AB'den gelen baskılara karşı koruyan 59. hükümet için "Rakının arkasında sağlam durdular, bundan sonra da umarım bu tutum devam eder" diyen Yorgancıoğlu, AB ülkelerinde kişi başına yıllık 8 ile 14 litre arasında değişen alkollü içecek tüketiminin, Türkiye'de 1 litreye düştüğünü belirtiyor.
Şarap tüketiminin yüzde 60'nın, rakı tüketiminin ise yüzde 10'nunun kayıtdışı olmasına da vurgu yapan Yorgancıoğlu "Yükselen vergiler kaçak içki piyasasını büyütüyor" uyarısında bulunuyor. Buna en iyi örnek de ucuz içki satışının yoğun olduğu Akdeniz oteller kuşağı.
Hükümetin alkollü içecek pazarında kayıt dışılığı kontrol altına almak için son iki yıldır ÖTV oranlarını artırmadığına da dikkat çeken Yorgancıoğlu, 5 Kasım itibariyle raflarda bandrolsüz içki kalmayacağını söylüyor.
Mey'in Fransa'daki üzümlerden kendi markası ile piyasaya çıkardığı şarapları da tadıyoruz. Şirket, Türkiye dışındaki bağlara da açıldı. TPG, Kaliforniya'nın şarap bölgesi Nappa'dan dünyanın ünlü önologlarından (şarap uzmanı) Daniel O'Donnell'i Mey'e transfer etti. Mey'in ithal şarap pazarında yüzde 10 olan pazar payının yüzde 18'e çıkması hedefleniyor.
Ekimde Kaliforniya ve İtalya'daki bağların üzümlerinden de şarap üreteceklerini söyleyen Yorgancıoğlu'na, şişesi yılına göre 4 bin YTL'den başlayıp yukarılara doğru tırmanın şaraplara bir gönderme yaparak "Bizim de Petrus'umuz olacak mı?" diye soruyorum. Yorgancıoğlu "Hayır" demiyor. Türkiye için en pahalı yerli üretim fiyatı olarak bu soruyu revize edip "Şişesi 80-90 YTL olan ve çok az sayıda üretilecek şaraplar için 2005 yılından beri çalışıyoruz. 2007 yılının sonunda piyasaya çıkar" diyor.
M.Ö 12'nci yüzyılda dünyanın en gelişmiş bağlarının Elazığ, Diyarbakır ve Kilis'te olduğunu hatırlatan Yorgancıoğlu, "Son yıllarda varlıklı insanlar bağcılığa başladı. Türkiye'de 4 milyon aile bağcılıktan geçiniyo" diyor.
syilmaz@milliyet.com.tr

Cafe