
Güneri CIVAOĞLU
Bugün
3 kuşak Bodrumlu İngilizler
Siyasete pazar molası... Yıllar önce Bodrum'a 3 çocuklu bir İngiliz çift gelir. Unutulmaz bir tatil yaşarlar.
Son gece, baba Philip Price, kaldıkları otelin sahibine sorar:
"Buraya çok İngiliz turist geldiği halde ne otelinizde,ne de yörede bir İngiliz tarzı pub var... Neden bir pub açmazsın?"
Otelin sahibi ona; "Şurada sana yer vereyim. Gel sen pub aç" cevabını verir.
Philip Price, "mesleğinin mühendislik olduğunu" söyleyerek konuyu noktalar.
Son gece için eşiyle birlikte Bodrum barlar sokağına gider.
Gri şok
Aile İngiltere'ye döner.
Yağmur yağmakta, sert ve soğuk bir rüzgâr esmektedir.
Sanayi dumanlarıyla da büsbütün grileşen gök, kâbus gibi görünür.
Hele Bodrum'un tertemiz havası, pırıl pırıl lacivert suları, mavi göğü, yeşille kucaklaşan dantela gibi koylarından sonra...
O gece evde Philip Price, eşi Marilyn'le yeni bir yaşam tasarısını paylaşır:
"Bodrum'da kaldığımız otelin sahibinin önerisini düşünüyorum. Otelde bize bir yer verecekti, 'orada pub açabilirsin' demişti. Bodrum'a dönüp bunu yapalım diyorum.
Emekliye ayrılırım. Çocuklar da orada yetişirler."
Peki ya geride bırakacakları?..
Marilyn Price'ın babası Frank Hood, II. Dünya Savaşı'nda Alman uçaklarıyla çarpışmış eski bir pilot.
Uçağı 9 kez düşürülmüş, ama hepsinde de paraşütü zamanında açarak kurtulmuş.
Bodrum'a göçerken geride o yaşlı adamı ve eşini nasıl bırakacaklardı?..
Bu ciddi bir sorundu...
Gene de "Bodrum'da pub" düşüncelerini yaşlı anne ve babaya açarlar.
Alacakları olası bir tepki beklentisiyle endişelidirler.
Oysa... Bir bakarlar ki, eski pilot, maceraya dünden hazırdır.
Frank Hood, "Benim de emekli maaşım var. Annenizi alıp sizinle Bodrum'a geliyorum" cevabını verir.
Aile Bodrum /Gümbet'e yerleşir.
Philip Price, İngiliz tarzı ilk pub'ı açar.Sonra... Turgutreis'te daha büyük bir pub işletmeye başlar.
Bu pub, Bodrum'un İngiltere fahri konsolosluğu gibi çalışır.
Bodrum'daki sorunu olan İngiliz turistlerin başvuru merkezidir artık...
Philip Price hepsinin yardımına koşar.
Zaman içinde esnafın, bürokratın, herkesin sevdiği bir dost olmuştur.
Ya eski pilot dede?
Onu bisikletiyle dolaşırken tanımıştım. Turgutreislilerin "Frank Amcası"ydı.
Neşeli, hayata iyimser bakan, keyifli bir dede...
Bisikletiyle turlarken, manavlar, midyeciler, simitçiler ikramda bulunuyorlardı "Frank Amca"larına...
Aile büyüyor
Philip Price, son yıllarda Bodrum Sağlık Vakfı'na katkıları da çalışmalarının merkezine koymuştu.
Ya çocukları?
Erkek çocuklardan Gareth, Bilkent'i bitirdi; bilgisayar mühendisi...
Stuart, Londra'da yaşıyor.
Kızları Janine ise Bodrum turizm sektöründe çalıştı.
Sonraları Bodrum'un simgesi Halikarnas Club'ın sahibi Süleyman Demir'le evlendi.
Harika bir çift oldular.
Birbirinden şeker 3 kızları var.
Önce Sophia doğdu... Sonra da ikizler; Alara ve Melissa...
.......................
Philip Price'ı ne yazık ki yitirdik.
Bu güzel ailenin oluşmasına uzanan ne de güzel bir karar vermişti.
Bodrum onu, o da Bodrum'u çok sevdi.
Dolu dolu ve güzel yaşadığı Bodrum'da bugün toprağa verilirken onun son yolculuğunda bulunacağız.
Üzerine ışık yağsın.
gunericivaoglu@milliyet.com.tr

Cafe