Hastalık gibi...
Oyunun kritik dönemlerinde büyük takımların yüksek kalitede futbolculara ihtiyacı vardır. Bu anlamda Arda - Barış değişikliğini anlamak mümkün değilPuan kayıpları bulaşıcı hastalık gibiydi ligin 4. haftasında. Şampiyonluğa oynayan takımlar çorap söküğü misali üst üste puan kayıpları yaşadılar. Yine de en zevkli maçı Galatasaray oynadı. Sarı - kırmızılı takımın maçlarında pozisyon var, şut var, atak var, kalesinde zaaflar var. Zaten bunlar da futbolu heyecanlı kılan, maçı güzelleştiren unsurlar.
Galatasaray, karşısında çok iyi mücadele eden bir Manisaspor bulunca oyunun kontrolünü ele geçirmekte zorlandı, hatta bunu istediği ölçüde başaramadı. Galatasaray gol yiyor, gol atıyor. Tabii bu oyun düşüncesiyle, bu oyuncularla birçok maçını kazanacaktır, normali de budur. Ama Galatasaray, Avrupa kupasında ve ligde güçlü takımlar karşısında zorlanacaktır ve zaman zaman da kaybedecektir.
İlk yarıda penaltı pozisyonu son derece kritikti. Ama sadece bu değil. Türkiye'de futbolun güzelleşmesi için mutlaka hakemlerin oyuna katkı yapması lazım. Bunu her maçta beklemek bizim en doğal hakkımız. Çok düdük çalmak, oyunu çok kesmek sahada iyi bir hakem olduğunu göstermez.
Galatasaray'ın attığı ikinci gol tamamen defans hatası. Futbolcular korner atışında kaleye koşu yaptıkları zaman Manisaspor'un oyuncuları sadece topa bakıyorlardı. Bu toplarda önemli olan unsur önce adam, sonra toptur. Yani topa ben vuracağım, vuramıyorsam rakibe de vurdurmayacağım. Manisa golü böyle yedi.
Kalede sıkıntı var
Peki Galatasaray defansının, Manisa'dan bir farkı var mıydı? Hayır. Galatasaray kalesine atılan toplar da büyük tehlikeler yarattı. Artı bu maçlar göstermeye başladı ki kalede ister Aykut ister Orkun oynasın Galatasaray ilerleyen dönemde kalede sıkıntı yaşayacaktır. Galatasaray rakip kaleye çok fazla sayıda şut attı, ama buna karşılık kalesinde tehlikeler yaşadı.Bir diğeri, sarı - kırmızılı takımın öndeki oyuncuları topa sahip olamadılar veya topların çoğunu rakibe attılar. Eğer siz topu ayağınızda tutamazsanız mutlaka rakibin baskısını yaşarsınız.
Oyunun kritik dönemlerinde büyük takımların yüksek kalitede futbolculara ihtiyacı vardır. Bu anlamda Arda - Barış değişikliğini anlamak mümkün değil. Galatasaray ve Kalli, Arda'yı kazanmak zorunda. Çünkü Barış, Arda'nın hücumdaki etkinliğini ve takım içindeki sinerjisini yakalayacak pozisyonda değil. Bir kez daha söylüyorum Kalli, Arda'yı mutlaka kazanmak mecburiyetinde. Bu da Arda'nın oyunda kalması ve hocasının kendisine güvendiğini hissetmesiyle mümkün olabilir.
Manisa gerçekten iyi mücadele etti. Üç netice de rahatlıkla ortaya çıkabilirdi. Özellikle Şener, Selçuk ve Holosko, Manisa'nın en başarılı isimleri olarak dikkat çekti.
Netice olarak Galatasaray kendine zirvede puan farkıyla yer bulacağı 4. haftada puan kaybına engel olamadı.
mdenizli@milliyet.com.tr

Cafe