Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 04 Eylül 2007 / Salı  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Karşıyaka neden kazandı?

Bence / Fatih Tanfer

Karşıyaka 13 yıldır yenemediği Altay’ı derbide 3-0 mağlup etti. Yeşil-kırmızılıların bu maçı kazanması bir tesadüf değil, iyi hazırlanmanın ve iyi oyunun bir sonucuydu. Kaf Kaf, oyun anlayışında üç temel sorunu çözmüştü. Bunlar;
- Takımda sorumluluk alan oyuncu sayısı artmıştı,
- Defansta adam paylaşımındaki hatasız oyunun avantaj sağladı
- Orta alanda yetenekli oyuncular maça ağırlığını koydu. Forvette Özgür ve Şehmus gibi iki deneyimli isim sonucu belirledi.
Modern futbolda artık çağdaş sistemlerin tek ortak noktası, savunma güvenliğidir. Karşıyaka bunu en iyi biçimde sergiledi. Kalede Onur, geri dörtlüde Ozan, Sezer, Ahmet ve Gurur hatasız oynadı. Ancak tecrübeli Ahmet, bu oyun sistemin kilit ismiydi. Ahmet, önsezisi güçlü, çabuk ve zamanlama becerisiyle Altay’a pozisyon vermedi. Maç boyunca da soğukkanlıydı. Defans lideri böyle olunca, genç Gurur iyi performans sergiledi. Orta alanda Mustafa Cevahir ön libero görevini başarıyla yerine getirip, Yakup’u da yakın markaja aldı. Cihan Yılmaz dinamo gibiydi. Sağdan İnanç, soldan Olcan, Karşıyaka’nın kanatlardan top getiren büyük gücüydü. Maçın ilk 20 dakikasında Özgür dört şut attı, kaleci Süleyman tümünü kurtardı. Aynı futbolcunun 5. dakikada kullandığı penaltı atışını yine Süleyman kurtardı. Yaptığı asisti Şehmus değerlendirdi, skoru 1-0’a getirdi. Dört dakika sonra İnanç ortaladı, Özgür durumu 2-0 yaptı. Bir santrfor düşünün, 33 dakikada 5 şut atıyor ve iki golün birisinin asistini yapıyor, diğerini kendisi atıyor. Özgür’ün hücumda ne kadar etkili olduğunu bu istatistikten kolayca çıkarabilirsiniz.

Korkulu rüya olur
KSK’de en önemli gelişme, kollektif bütünlük sağlanmış, dayanışma ve yardımlaşma en üst düzeye çıkmıştı. Kısacası Altay karşısında tek yürek olmuştu. Buna oyun disiplini de eklenince başarı kaçınılmaz oldu.
KSK birinci yarıda bu oyun tarzıyla 3-0’lık üstünlüğü yakalayarak soyunma odasına gitti. İkinci 45 dakikada skoru koruma düşüncesi, riske girmeme duygusuyla birleşince kendisi adına rahat bir maç oldu. Oyunun kontrolünü elinde tuttu. Futbol adına KSK bir takımın kazanması için yapılması gerekenlerin hepsini yaptı ve maçı kazandı. Bundan sonra ne olabilir? KSK, kadro yapısı, fizik ve teknik kapasitesiyle takım oyunundaki başarısını sürdürürse, seyirci desteğini de arkasına alarak Süper Lig yarışındaki takımların korkulu rüyası olur.
Altay’a gelince, Orduspor maçı sonrası çarşamba günkü yazımda siyah-beyazlıları değerlendirmiştim. Maalesef bu maçta da Altay adına olumlu yönde gelişen bir şey yok. Önce oyun disiplinindeki, sonra da kondisyondaki zayıflık skora yansıdı. Takım yapısındaki zaafiyet ve oyuncu seçimindeki yanlışlıklar Altay’ı buraya getirdi. 5 maçta 15 puan hedefleyen Büyük Altay, iki maçta sıfır puan çekti. Bu sıkıntılı günler umarım en kısa sürede aşılır, aşılmalı da...

ege@milliyet.com.tr







EGE
Emeklilik hakkında her şey
Köpek terörüne ‘dur’ diyecek biri yok mu?
Şarabın gazabından kork
AKP eğer merkez partisiyse
Karşıyaka neden kazandı?





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Necati Çetiner
Özgür Kaynar
Engin Önen
Deniz Sipahi
Fatih Tanfer

   
© 2006 Milliyet