Zavallılar ordusu
Trabzonspor ve Sivasspor isimlerini düşünmeyin. Farz edin ki, olaylar Çemişgezek-İnebolu maçında oldu. Ya da daha iyisi Ankara Belediye - İstanbul Belediye maçında... Böyle konuşalım ki, kimse üstüne alınmasın. Tarafları değil kuralları ve olayları tartışalım. Kulüp gözlüğüyle bakmayalım. Ülkemizde olmuş bir olay olarak değerlendirelim. Kan davası yaratmayalım, kanı temizleyelim.1- Maçın, 30 saniye kala ya da 30'uncu saniyesinde tatil edilmesi önemli değildir. Sahaya seyirci inmiş ve fiili müdahalede bulunmuşsa maç tatil edilir. UEFA, FIFA ve TFF hakemlerden bunu ister. 30 saniye kala gelen golle şampiyon olunabiliyorsa, 30 saniye kala gelen kırmızı kartla bir oyuncu Dünya Kupası finalinden men edilebiliyorsa, 30 saniye kala maç tatil de edilir. Bu yüzden Bülent Demirlek'in kararı doğrudur.
2- Vali ve Emniyet Müdürü'nün hakeme güvenlik konusunda teminat vermesi önemsizdir. Vali ve Emniyet Müdürü bir maçın aktörü değillerdir. O sırada bırakın statta, şehirde olma zorunlulukları bile yoktur. Sorumlu hakemdir. Vali ve Emniyet Müdürü'nün sorumluluğu ise baştan tedbir almaktır. 30 seyirci sahaya inmişse, idari yetkinin görevi hakemi sağ salim şehirden çıkarmaktır sadece.
3- Disiplin Kurulu Trabzonspor'a 5 maç ceza verdi. Peki TFF Yönetim Kurulu neden tekrar edilecek maçın seyircisiz ve şehir dışında oynanmasına karar veriyor. Öncelikle 2 ayrı kapatma cezası var ve bir suçtan 2 ayrı yargılama ve 2 ayrı ceza demek değil mi bu? Yani evrensel hukukun katli!
4- Asıl önemlisi ise bu kararla Federasyon maçın Trabzon'da tamamlanmasının mümkün olduğuna karar vermişken, tekrarı neden şehir dışında ve seyircisiz oynatıyor? Demirlek hatalıysa, maç oynanabilecekse, 2 ay sonra oynanacak tekrar neden seyircisiz ve şehir dışında?
Ancak öte yandan bir parantez açıp TFF'yi de tutarlı tavrı nedeniyle kutlayalım. İsviçre maçında verilen cezaları haksız bulan ülkenin, itiraz eden ve ceza insin diye el öpen federasyonunun yurt içinde de böyle bir karar vermesi gerekirdi. Orada el öpersiniz burada da sizi öperler.
Ve gelelim zurnanın zırt dediği yere. Türk hakemliğine. Hiç yüzleri kızarmadan hiç birşey olmamış gibi çıkıp maç yönetenlere. FIFA, UEFA ve TFF talimatlarına göre karar veren bir arkadaşları yok sayıldı. Onlar yine arkalarını dönüp gidiyorlar. Hakkında soruşturma açıldı ve onlardan ses yok. Neden korkuyorlar. Bu kadar mı zayıflar? Bu kadar mı kişilikleri törpülendi? Emniyetteki telefon kayıtlarında maç manipüle ettiği ortaya çıkanlar hakkında soruşturma açmayan TFF, talimatları uyguladığı için hakem hakkında soruşturma açıyor ve onlar susuyor. Ne zavallılık yarabbi!
Her sene bir kurban vererek, Serdar Çakman'ı, Ali Aydın'ı, Serdar Tatlı'yı arkalarına dönüp bakmadan bırakarak küçülüyorlar. Mesleği bıraktıkları anda meslektaşlarına kafa göz girişerek sıfırlıyorlar. Hepsi bir düdük için!
Eğer dünyada yoklarsa hep bu zavallılıklarından. Acınacak haldeler!
Vestel çekilinceBir düşünün Vestel herhangi bir şeyden, misal TV sektöründen çekildiğini açıklasa ne olur? "Artık TV üretmiyoruz" diye bir açıklama yapsa Zorlu'lar. Piyasa ne algılar, borsada durum ne olur? İletişim sektörü ne düşünür? Ne gibi yankıları olur? Bu sektörde çalışan onca insan ne yaşar? Küresel bir oyuncu olduğundan uluslararası etkileri ne olur bu çekilmenin? Vestel futbolda bu kadar büyük bir oyuncu olmasa da Süper Lig'e değer katan bir prestij markadır. Ve 100 bin kişinin ekmek yediği bir sektörden 'kirlilik' nedeniyle çekilmiştir. Ve futbolu yönetenler onu el üstünde tutacağına aval aval bakıyorlar şimdi. Çünkü onlar çiftlik yönetiyorlar, federasyon değil.
Beşiktaşlılar haklıymış
Stadyum için stüdyodan çıkınca mutlaka Telegol'e bakarım. Serhat'ın (Ulueren'in) ne bomba patlatacağı belli olmaz çünkü. Geçen Pazar da öyle oldu. Ama tabii Cem Papila'yı dinleme talihsizliği de böylece başıma geldi. İddiası şu Papila'nın: "Ben Trabzonlu yönetici olsam, 6 Sivaslı'nın kırmızı kart görmesi gerektiği için maçın 3-0 lehime tescilini isterim." Sahaya 30 tane adam girmiş maç buradan tatil olmayacak da onlara vuran (ve evet ağır cezayı hak eden) 5'ten çok Sivaslı'nın oyundan atılmasıyla tatil olacak. Hukukçu ve hakemin yorumuna bakın siz. Pardon şovmenin. Samsun maçı dolayısıyla feryat eden Beşiktaşlılar haklıymış meğer. Boşuna savunmuşuz Papila'yı.
Tolunay Kafkas gelenek yıktıTürkiye'de alışık olduğumuz gelenin eskiyi yıkıp yeni bir şey kurmasıdır. (Misal Denizli, 2000 Avrupa Şampiyonası'na UEFA Şampiyonu Terim'in kurduğu sistemi yıkarak gittiği için çeyrek finalle ve sıkıcı futbolla yetinmişti. Şenol Güneş ise Lucescu'nun sistemine sarıldığı için Dünya Kupası Yarı Finali oynamıştı). Tolunay Kafkas bu geleneği yıktığı için övgüyü hak ediyor önce. Lyon'da, PSV'de görmeye alışık olduğumuz işi o yapıyor. Sağlam'ın kurduğunu değiştirmiyor geliştirmeye uğraşıyor. Beşiktaş'a önde basmaları siyah-beyazlıların savunmadan top çıkarma sorunlarını ortaya döktü. Zan ve Toraman'ın savunma becerileri bir yana, Milli Takım'a da yansıyan top yapma eksiklerine ayna tuttu. Şampiyonlar Ligi öncesinde bunu sağladığı için Beşiktaş, Kayseri'ye teşekkür borçlu.
mdemirkol@milliyet.com.tr

Cafe