Vestel'e haddini bildiriniz
Dünya'nın her ülkesinde spora yatırım yapmaya karar veren sponsorlar da vardır, spordan yatırımını çekenler de...Keyifleri bilir. Adı üstünde; "Sponsorluk" bu.
Bir tür reklam kampanyası yani.
Artık, ürünü sattırmak için mi olur, imajı tazelemek için mi; o tamamen parayı bastıranın kişisel ve kurumsal hesapları içindedir.
Vazgeçmek de aynen girmek gibi hesap işidir.
Belki kaynakları daralmıştır şirketin. İşi bozulmuştur adamın. Spora yaptığı yatırımın karşılığını alamıyordur mali analizlerinde.
"Eyvallah" der ve muslukları kapatır.
Dikkat edin; Dünya'nın her ülkesinde sponsorluk denilen hadise "ekonomiktir".
Ekonomik nedenlerden yapılır, ekonomik nedenlerden çıkılır.
Vestel'in başkanı Çubukçu'nun cümlesiyle "Böyle kirli bir ortamda bulunmak istemiyoruz" vedası her halde "ilk"tir.
* * *
"Sporu seviyoruz. Yatırım ve geri dönüşten de şikayetimiz yok. Tasarruf ise söz konusu bile değil"!..
Peki neden gidiyor Vestel?
"Futboldaki kirlilikten".
Dünya'nın her ülkesinde savcıları harekete geçirir bu açıklama.
Bahane, suçlama falan değil; resmen ihbardır.
* * *
Haklı mıdır Vestel?
Sonuna kadar.
İyi mi yapmıştır?
Marka açısından mükemmel.
Seviniyor muyuz o zaman?
Hayır... Çünkü biz Vestel'in hissedarı falan değiliz. Türk Futbolu'nun ayakkabılarını giyerek konuşuyoruz.
Birincisi, on milyonlarca dolar geri dönmemek üzere uçmuştur futbol pastasından.
Futbolda var olan "işsizlik" yüzde 10 civarında artacaktır.
"Olası" sponsorları cesaretlendiren Vestel imajı tam tersine dönmüştür ve önümüzdeki günlerde ince hesaplarını yapacak spor ekonomistleri, "zarar"ın kesilen kaynaktan kaç kat büyük olduğunu açıklayacaktır.
* * *
Ve hepsinden beteri...
Futbolun içindeki bir yatırımcı, futbolun "kirli" olduğunu tescil etmiştir.
Futbol resmindeki çerçeve "bu" olunca, "Fenerbahçe'nin yediği gol nizamiydi", "Galatasaray'ın golü engellendi" tartışmaları ne kadar nahif...
Referans noktası yok bir kere.
"Efendim, Vestel Manisaspor'un hükmen mağlup ilan edilmesi ile Trabzonspor maçının tekrarlanması kararı çok ayrı hadiselerdir" türünden laf ebeliklerini bırakın.
Ortada, hükmen yenik sayıldıktan sonra kararı saygıyla karşılayan, hazmeden, sükunetle para vermeye devam eden bir Vestel markası vardır.
Ve aynı hoşgörünün onda biri, kulübün parasını harcayıp şöhretini şişiren hiçbir "büyük" kulüp yönetimine nasip olmamıştır.
Ta ki, benzer hadiseye farklı ceza çıkana kadar.
Galiba Vestel'i krampon markası falan sandılar. Ne kadar aptal yerine koyarlarsa koysunlar o yine devam edecek diye düşündüler.
Spora milyonlarca dolar ayıracak kadar ticari beceri ve zekaya sahip insanlar, futboldaki kirliliği çoktan anlamış olmalılar oysa...
Sabretmiş olmalılar.
Kimbilir, belki de futbolu seviyorlar.
Hala da seviyor olabilirler... Tabi Federasyon şemsiyesi dışında.
Artık futbolla birlikte anılmalarının marka imajına zarar verir hale geldiğini hissettikleri anda işadamı kimlikleri müsaade edemezdi "kir"in içinde kalmaya.
* * *
Bundan sonra ne mi olacak?
Hiç!..
Şaşırmayın; hiçbir şey olmaz.
Bir Allah'ın kulu var mıydı zaten "futbolda kirli işler dönmediğini" iddia eden?
Sen, ben o...
Herkes sızlanmaktaydı "Futbolumuz kirli" diye.
Hatta kirletenler bile.
Neden?
Kirlilikten de yararlanmak lazım değil mi?
Vestel de katıldı onlara diye değerlendirilir bu hadise.
Veya "Bıktı"...
"Mali zorluk içinde" dedikoduları bile yakındır.
Ben, sen, o söyleriz de... Milyonlarca dolarını riske eden bir markanın söylemesi şikayet olmaktan çıkıp "sistem"in dibine dinamit koymak anlamına geliyor çünkü.
Mücadele şart Vestel'le!
* * *
Mücadele değimiz de öyle ahım şahım bir efor gerektirmez hani.
Zamana bırakılır. Unutulur gider.
Oysa, uygar bir ülkede milyonlarca dolarını sokağa atarak kirliliğe işaret eden dev sanayi markasının ihbarını boş verin, bizler gibi züğürt yorumcuların tespitleri bile hallaç pamuğuna çevirtir o "kirli yerleri".
Çok şükür çareler tükenmez bizde!..
Futbol yazarlarının hayati teşhisleri, futbol yazarlığının suyunu çıkaracak "sulu zırtlak" şovmen kalabalığı sayesinde perdelendiği gibi en büyük futbol sponsorundan gelen "kirlilik" ihbarı da "neremiz temiz ki" lagalugası arasında eritilecektir en kısa zamanda.
Veya... "Vestel kendine baksın"!
* * *
Temizlik zor iştir.
Refleks değil, içselleştirilmiş uzun bir süreçtir.
Evi b.. götürürken gümüşleri parlatırsanız komik olursunuz.
Futboldaki "kir", yılların pisliğidir ve sadece evdeki bir köşedir.
Evi temizlemek zordur. Taşınmak da söz konusu olmadığına göre... "Evindeki futbol köşesini çok kirli buldum" diyen patavatsız misafir hakkında ileri geri konuşmak, en kestirme yoldur:
"Vestel kim futbol kim"!
Lütfen savcılar göreve...
Şu Vestel'e haddini bildiriniz.
eguven@milliyet.com.tr

Cafe