Futbol çölünde bir vaha daha!
Geçtiğimiz sezon Lazaroni'den Trabzonspor'u devralan Doğan, "Lazaroni ile konuşmak istedim, ama kendisi işlerinin yoğunluğu nedeni ile bunu geri çevirdi. Ben de Hüsnü Özkara hoca ile konuştum ve bana 'Almanya'da yattık' diyerek durumu özetledi. Takım aldığımızda yapmış olduğumuz testlerde değerlerin çok düşük olduğunu gördük. Bu değerleri art arda takımın kazanması için yükleme yaptık. Ama lig dönemi olduğu için fazla yükleme yapmamız takımı daha zora sokar. Onun için şu anda istediğimiz düzeyde değiliz" demiş ve alınabilecek başarısız sonuçlar için, selefini suçlayarak kendince önlem almıştı...Erdoğan Arıca da, yine geçtiğimiz sezon Zenga'dan boşalan Antep teknik direktörlüğü koltuğuna oturunca ve bir-iki iyi sonuç alınca "Takım fiziksel olarak yetersiz. İlk yarıda iyi çalışmamışlar. Motivasyon eksikliği de var. Hem Zenga, bu çocukları hangi dilde motive edecek ki" demişti kendisine uzatılan mikrofonlara... Oysa biz onun çalıştırdığı eski takımlarının performansını da çok iyi biliyorduk...
Biz neler gördük!
Bu ve buna benzer örnekleri fazlasıyla gördük biz ligimizde... Haleflerin seleflerinin arkasından konuşmasına alışkın bu topraklar... Hatta selefler daha gitmeden onların kuyusunu kazıp, koltuğa kurulmak isteyenlere de şahit olduk bu futbol sirkinde... Siyasi iktidarlar bile bunun üzerine kurmazlar mı varlık sebeplerini?.. Geçmiştekileri kötülemek üzerine...Konu politika değil elbet... Konumuz futbol etiği...
Kendini giden hocanın yerine koymak...
Giden hocaya saygı duymak...
Aslında gidene saygı duyarken kendine ve yaptığın işe saygı duymak...
Türkiye'de az rastlanır bir şey yaşandı geçtiğimiz cumartesi akşamı... İşte böyle bir adam çıktı ve "Ertuğrul Sağlam'a bana böyle bir takım bıraktığı için teşekkür ediyorum. Kayserispor olarak son 2 sezondur elde edilen başarıların üzerine bir şeyler koymayı hedefliyoruz" benzeri cümleler kurdu... Hiç de alçalmadı, eskiyi kötülemediği için...
Tolunay Kafkas...
Futbolculuğunda ıÜügittiği takımların kültür ortalamasını yükselttiği söylenen, maçlardan sonra verdiği demeçler bildik lafların dışına çıkan; Kafka, Pablo Neruda, Cemal Süreya hayranı olduğunu duyduğum; "KıÜüitap okumayı, şiiri ve kavgayı çok seviyorum" diyen güzel insan...1996'da Trabzonspor'un Fenerbahçe'ye sahasında 2-1 yenilip şampiyonluğu kaptırdığı maçın sonrasında hüngür hüngür ağladığını görüp yüreğimin parçalanmasına sebebiyet vermişti. Cumartesi akşamı söyledikleriyle bir kez daha hayranlığımı kazandı... Mesleğine duyduğu saygı da cabası...
Teşekkürler Tolunay Kafkas...
Futbol çölünde bir vaha olduğunu bir kez daha kanıtladığın için...
Aldığın takımı değiştirmeye değil, geliştirmeye çalıştığın için...
Kendini Milli Takım'a kapatmayıp seni unutmamıza izin vermediğin için...
Çok teşekkürler!..
Haftanın doğru söyleyenleri
Federasyon'un Trabzonspor-Sivasspor maçıyla ilgili aldığı karar sebebiyle en büyük tepkiyi Vestel, Manisaspor'dan desteğini çekerek verdi. Futbol programlarında da Federasyona ve hakemlere tepkiler vardı... * "Hakem arkadaşın hakkında kuralları uyguladığı için soruşturma açılıyorsa hakemlerin maçlara çıkmaması gerekir. Bunu yapmıyorlarsa hakemlik bitmiştir bu ülkede, İtalya'dan hakem gelsin! 1 milyar kazanmak için tepki göstermiyorsan çok yazık!" (Mehmet Demirkol Stadyum, TRT1)
* "Futbol Federasyonu çok tehlikeli bir olaya imza atmıştır. Sayın Haluk Çubukçu'nun da ifade ettiği gibi bugün Türk futbolunda muamelesi farklı 2 tane ceza bileti kesilmiştir. Bir tanesi Trabzon lehine tecelli etmiştir, bir tanesi de Vestel Manisaspor'un aleyhine tecelli etmiştir. Bu kaostan Türk futbolu nasıl çıkacaktır? Yarın öbür gün Malta, Macaristan maçlarını oynayacağız. Bu maçlarda bizim hakkımız yendiği takdirde Futbol Federasyonu UEFA'ya ve FIFA'ya hangi yüzle gidecektir, bu aldığı karardan sonra. Daha İsviçre maçının mürekkebi kurumadan, üzerindeki ceza damgası kurumadan başımıza bunlar geliyor..." (Faik Gürses Futbolmania, CNNTürk)
Futbolmania'da Ömer Çavuşoğlu, Anderlecht karşısında gayet iyi bir oyun sergileyen Fenerbahçe'nin Gençlerbirliği Oftaş karşısında adeta dökülmesinin sebebini anlamadığını ifade ederken, NTV'de %100 Futbol'da Rıdvan Dilmen tam da buna yanıt veriyordu: "Türk futbolunun bombası ne zaman patladı biliyor musun? Açıyorsun televizyonu İngiltere'den bir maç var, diğer kanala geçiyorsun İtalya'dan bir maç var. Bir de bizim ligimize dönüyorsun... Aynı oyuncuyu 3 gün önce Brüksel'de seyrediyorsun, bir de burada seyrediyorsun. İnanılır gibi değil. Saygısızlar, izleyiciye, herkese saygısızlar! Antrenörler de aynı şekilde. Türkiye'de Ricardinho'ya Rico Paşa diyorlar, Paşa! Ne Paşa'sı ya! Ricardinho'yu falan topa değdirirler mi İngiltere'de? Döndürmezler adamı. Ama bizde Paşa. Diğeri İmparator!..."
Vederson'u tanıyalım 5:
Hangi restauranta gitse, hemen kuru fasulye ve pilavı sorar. Mutlaka çift porsiyon yer... Sabah kahvaltıları mı... Kaşarlı, jambonlu ve salamlı tostları midesine indirmeden masadan kalkmaz. Hadi daha açık söyleyeyim. Biraz düşkündür midesine. Onu tanıyanlar Atatürk Orman Çiftliği'nden evine kolilerle dondurma taşıdığını söylerler. Günde üç dört dondurma yemeden duramaz...
(Korkut Göze - Hürriyet)
Düşünür Abi!
Şimdi ben, Yüksel'e sormak isterim: Eğer, Emre'nin yaptığı bu hareket penaltı değilse, sen hakemliğini biraz düşün bakalım.
(Turgay Şeren - Akşam)
Olur, söyleriz!
Volkan milli takım kalesinden, Fenerbahçe yedek kulübesine nasıl düştüğünü, bunun sonucu transferde neler kaybettiğini unutmasın. Bu acı ders Volkan'ın kulağına küpe olsun. Zaten küpe takmasını seviyor, küpe diye kulağına bu acı tecrübeyi taksın.
(Şansal Büyüka - Akşam)
Lincoln'ü tanıyalım 6:
Ve Lincoln'ün bir başka yönü. Duygusal ve yardımsever... Ülkesi Brezilya'da 30 yoksul aileye yardım eder. Ve hiç çekinmeden de söyler... Ben fakirliğin ne olduğunu bilirim. Aç kaldığımız günler hep aklımdadır! Geçtiğimiz sezon Hamit ve Halil Altıntop kardeşlerin de yer aldığı bir şöhretler karması oluşturdu Lincoln. Ve bir maç organize ederek 7 bin kişiyi tribünlere çekmeyi başardı. Ve bu maçın geliri ile 7 ton yiyecek alarak, Brezilya'daki fakir ailelere dağıttı...
(Korkut Göze - Hürriyet)
Sebep?
Futbolcunun yorulacağına inanmıyorum.
(Ziya Şengül)
Okey!
Sevgili Fenerbahçeliler, sezon başı olduğu için Fenerbahçe'den muhteşem bir oyun beklemiyordum. Bu nedenle medyadaki kalemleri kıvrak, görünüm ve sesleri şakrak Zico'lara hiç kulak asmadım. Sizler de beni dinleyin.
(Hulki İlgün -Fanatik)
Ooo, dolu 1!
Kendisinin benden daha iyi teknik direktör olduğunu zanneden gazeteciler var.
(Galatasaray Teknik Direktörü Karl Heinz Feldkamp)
yakantop@gmail.com

Cafe