
Melih AŞIK
Açık Pencere
Özdemir'e mektup
İzmir Barosu eski Başkanı Noyan Özkan, Almanya'da Yeşiller Partisi internet sitesinde Abdullah Gül'ü öven, onu eleştirenleri "ultra milliyetçi" olarak niteleyen Alman Yeşiller Partisi Milletvekili Cem Özdemir'e bir mektup gönderdi. Özetle diyor ki:
"... Doğa korumacı bir yurttaşım... AKP hükümeti kadar, doğanın ve ülkenin havasının, suyunun, toprağının yağmalanmasına izin ve onay veren ve hazine arazilerinin, sit alanlarının turizm işletmelerine tahsisi kararlarıyla, bu kıyımı planlayan bir hükümet görmedim.
Sizin Türkiye'de giderek artan rant için kültür ve doğa yağmasından haberiniz yok mudur? Rahatsız olmuyor musunuz? 2B yağmasını, hangi kurum önledi, biliyor musunuz?
Hükümet, Bursa'da Cargille, Bergama'da Newmont altın madenciliği ile ilgili yargı kararlarını ABD büyükelçilerinin propagandası ve iş takipçiliği ile yüz kızartan bir hukuksuzlukla aşarken, illegal Bakanlar Kurulu kararları çıkartırken, siz nerelerdeydiniz? Şimdi Efem Çukuru, Kaz Dağları, Eşme-Kışladağı, Kozak Yaylası doğa kıyımı girişimleri için ne düşünüyorsunuz? ABD Büyükelçilerinin küstah ve uluslararası teamüllere aykırı uygulamaları sırasında suspus olan Dışişleri Bakanı kimdir?"
Acaba Cem Özdemir bu mektubu Almancaya çevirip Yeşiller Partisi sitesinde yayımlamayı düşünür mü? Bizce yayımlamalıdır...
Cumhurbaşkanlığı internet sitesinde First Lady sayfası kapanmış.
Köşk tarihinde yeni bir sayfa açıldığının resmidir...
Haldun Ertem
Demokrasilerde devlet adamları inançları yüzünden sorgulanmaz. İcraatları nedeniyle sorgulanırlar. Bizde aksine... İcraat gizli, inançlar sorguda.
Kayıp trilyon sorgulamıyor. Meclis'teki yolsuzluklar dokunulmazlık zırhı arkasında gizleniyor. Eski cumhurbaşkanları seccade kullanır mıydı? O sorgulanıyor. Komik... Gülsüm Bilgehan Hanım gülüp geçmeli, hiç oralı olmamalıydı...
Başbakan Erdoğan, Gül'ü cumhurbaşkanı yaptı...
Cumhurbaşkanı Gül, Erdoğan'ı başbakanlığa atadı...
Peki, yumurta mı tavuktan çıktı, tavuk mu yumurtadan şimdi?..
Y. Hadi Öztürk
ANAYASA Profesörü Mümtaz Soysal, yeni anayasa çalışmalarını şöyle özetliyor:
"Profesör unvanlı birkaç kişi dünya anayasalarını tarayarak gericiliği, yobazlığı, haksızlığı, yiyiciliği, talancılığı kolaylaştıracak ne kadar hüküm varsa ılımlı İslam devletinin hukuk sistemine sokuşturup göze girmeye çabalıyor..."
"Yeni Türk Edebiyatı alanında Teraizcizade Mehmet Şakir Hayatı Sanatı Eserleri konusunda doktora tezi yapmış olmak"
Tarih bölümüne araştırma görevlisi alınacak. Nitelik:
"İngiliz Dili ve Edebiyatı mezunu olmak ve Tarih yüksek lisans programına kayıtlı olmak."
Şebinkarahisar Meslek Yüksek Okuluna iki okutman aranıyor: Birincisinde aranan koşul:
"İngiliz Dili ve Edebiyatı mezunu olmak ve alanında 5 yıl deneyim sahibi olmak."
İkincisinde aranan koşul:
"İngiliz Dili ve Edebiyatı mezunu olmak, alanında 20 yıl hizmeti bulunmak."
Üniversite boşuna yorulmuş... Koşulları:
"Falanca semtte filanca numaralı evde oturuyor olmak" şeklinde düzenlese daha kolay olmaz mıydı?
Demek bizim işadamlarına para koklatarak uyuşturmak ve ülkeyi şeriata veya bölücülere teslim etmek mümkün...
Yaşanılan istikrarın ülkeyi teslim almak için yaratılmış yalancı ve geçici bir istikrar olabileceğini de pek düşünmüyorlar anlaşılan...
Oyunu kömür, bulgur ve makarna dağıtımındaki istikrara göre belirleyen garibanlar kadar saflar bu konuda!..
"Melih Aşık başta pek çok köşe ve haberde gördüğüm iddia gibi... 'Milli Eğitim Bakanlığı'na Hüseyin Çelik'in tekrar getirilmesi Genelkurmay'a meydan okuma olarak değerlendiriliyor...
Mantığa bakar mısınız... Bundan sonra Melih Aşık gibi düşünenlere göre, kabinede kimlerin görev alacağını başbakan Genelkurmay'a sorup, son değerlendirmeyi öyle yapacak anlaşılan..."
* * *
Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik de telefonda bu cümleye çok üzgün olduğunu söylemiş...
Ne var ki bizim 1 Eylül tarihli sözü geçen yazımızda geçen cümle şu:
"Milli Eğitim Bakanlığı'na Hüseyin Çelik'in tekrar atanması AKP'nin meydan okuması şeklinde değerlendiriliyor..."
Genelkurmay sözcüğü bizim yazıda yok... Çelik'in yeniden atanması Genelkurmay'a meydan okuma değil... Erdoğan'ın beyaz sayfa açmasını bekleyen laiklere meydan okuması diye değerlendirildi... Genelkurmay sözcüğünü kendileri eklemişler... Önce okumayı öğrenseniz!..
m.asik@milliyet.com.tr

Cafe