Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 05 Eylül 2007 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
50 metre arayla iki nefis köfte

Sirkeci'deki Filibe ve Namlı'da nefis köfteler yiyoruz. Bir de yanında şöyle güzel birer şarap içebilseydik o zaman her şey mükemmel olurdu

vmilorster@gmail.com

Bence "köftehor" haksız bir deyim!
Neden köfteyi hor görüyoruz ki?
İnsanı enfes bir köfte kadar mest eden kaç yemek çeşidi var? Lezzetli, ucuz, yanında güzel bir piyaz ile ideal öğle yemeği.
Sorun şu ki herkes köfte yapıyor ama köftehorlar sıradan yapıyor bu işi. Enfes köfte yemek zorlaştı.
Bendeniz de, zaman zaman, arkadaş ve okuyucu tavsiyesine uyarak İstanbul'un belli başlı köftecilerini ziyaret edip izlenimlerimi sizlerle paylaşmaya karar verdim. Arkadaşım Ercan Türeci'nin dürtüklemesi ile de ilk olarak Sirkeci'nin yolunu tuttuk birlikte.
İşte ilk izlenimler.

Köfteleri sıra dışı
Küçük bir mekanda üç-dört tahta masa. Müşteriler yöre esnafı gibi. Mangalda pişen köftelerin kokusu iştah açıcı.
Boş bir masaya kuruluyoruz.
Gözüm duvardaki koca levhaya takılıyor.
"Kaderinde Ne Varsa O Olur Etme Merak
Uyma Havai Nefsine Hakkın Emrine Bırak
Altından Ağacın Olsa Zümrütten Yaprak
Akıbet Gözünü Doyurur Bir Avuç Toprak"
Eh, kaçınılmaz sonuçları hepimiz biliyoruz. Kaderden kaçış yok. Tabii ki hepimiz hakkın rahmetine kavuşacağız.
Bari yaşadığımız sürece iyi yiyip içelim. Lokantada iken kendimizi Zincirlikuyu Mezarlığı'nda hissetmeyelim.
Köfteler sıra dışı Filibe'de.
Ekmeksiz. Kıyma da bir kere çekilmiş gibi. Pişimi de kıvamında. Sanırım kıyma, dananın tek ve sinirsiz bir parçasından çekilmiş.
Yanındaki piyaz biraz fazla diri. İri fasulyeler. Yakup olabilir. Lezzet yerinde. Azıcık domates ve bol soğan var piyazda. Domatesler gerçekten domates lezzetinde.
Kapıdan çıkarken "Helal olsun adamlara. Taviz vermeden, kaliteyi düşürmeden, 100 senelik icraatlarını sürdürüyorlar" diye düşünüyoruz.
Ercan'a soruyorum: "Şimdi beni nereye götürüyorsun?"
"Sadece 50 metre yürüteceğim seni" diyor.

İstanbul'un en iyi irmik helvası

Doktor Ercan "hınzır" bir adamdır.
Benim kılavuzluğumu yaparken burayı ikinci sıraya bırakmış ki yemek üstüne tatlı yeme teklifine hayır demeyeyim. Malum, tatlı yedikten sonra ikinci bir köfteciyi ziyaret etmek akıl kârı olmaz. Ama Ercan bana köfte dışında Namlı'nın tatlısını da tattırmak istiyormuş.
Tatlı dediğim de İstanbul'un en iyi "irmik helvası".
30 yıl önce Gümülcine'den İstanbul'a gelen, aslen Karamanlı, köfteciden çok eski zamanların kalem efendilerine benzeyen Faruk Özbek bey, bu tatlıya Gümülcine'de "Gazi helvası" dendiğini söylüyor.
Vallahi bizim babadan kalma irmik helvadan çok irmik suflesi gibi mübarek, özellikle doku itibarıyla. İçinde süt, tereyağı ve belki de azıcık taze peynir olduğunu tahmin ediyorum. Fazla şekerli de değil. Gerçekten muhteşem. Belki ta Gümülcine'ye gitmem bu tatlıyı yemek için ama Sirkeci'ye yolum her düştüğünde Faruk beyin irmik helvasını mideye indiririm artık.
Ancak sadece tatlı yemek için uğramam Namlı'ya.
Çünkü köfteler de şaheser.
Odun kömüründe pişmişler tabii ki. Küçük ve şişman köfteler. Kıvamında pişmişler. İçleri sulu ve hafif pembe kalmış. Harçlarında az ekmek var ve bence bu köfteyi daha da bir leziz yapıyor.
En önemlisi de kıymanın kalitesi tabii. Körpe dana etinin döş kısmından bir kere çekilmiş kıyma. Akşamdan tuzlanıp dinlendirilmiş. Sabahleyin de gerekli baharatlar (yenibahar, kimyon, karabiber) ve az soğan eklenip yoğrulmuş. Maydanoz yok.
Bir tek piyaz biraz "garip" burada. İçine sıradan salatalık ve lezzetsiz domates doldurulmuş. Soğan yok gibi. Sirkesiz. Sirke şişesi masada. Kendiniz koyuyorsunuz.
"Fasulyeli çoban salata" mı yiyoruz birader?
Faruk beye "Niye piyaz böyle?" diye soruyorum. "Müşteri kibarlaştığı için böyle istiyor" diye cevaplıyor beni. Ayrıca millet sirke yerine limon sıkıyormuş piyaza.
Buna kibarlaşma değil "salaklaşma" denir diye düşünüyor ama dilimi tutuyorum. "Kültürel yozlaşma" da denebilir.
Artık bu nefis köfte ve irmiği sık sık denememek için "Havayi Nefsime" hakim olabileceğimi sanmıyorum. Ne yapalım, atın ölümü arpadan olsun!


Kaderi değiştirmek mümkün mü?

Bu nefis köftelerle Filibe'de ayran, Namlı'da kola içiyoruz.
Kaderimiz bu. İyi köfte yapan gerçek köftecilerde alkol yok. Alkol satan lokantalarda yapılan köftelerde de iş yok!
Ama bu düzeyde yağsız köfte ile şöyle içimi hoş, genzinizden kayıp giden, kırmızı meyve bukeli, zarif ve dengeli, tercihen tanen miktarı düşük bir kırmızı şarap o kadar güzel yakışır ki!
Örneğin eski bağlardan bir Kalecik Karası. Ya da, şöyle hafif serin içeceğiniz, Gamay üzümünden bir Beaujolais. Beaujolais yıllanmaz tabii. Mutlak taze olmalı. Pahalı da değildir.
İşte bu köfteye güzel bir Gamay eslik ederse o zaman hakkin rahmetine kavuşmadan kendisini cennette hisseder insan.

DEĞERLENDİRME: * * * * *

YILDIZLAR

Değerlendirme yapılırken, sadece ve sadece yemeğin kalitesi notlanıyor.
Mekanlar bir ile beş yıldız arası değerlendiriliyor.

* Kötü
** Vasat
*** İyi
**** Çok iyi
***** Türünün en iyisi


PAZAR
Düğünler iptal oldu, bombalar patladı
"250 kentte sergi açtım, İstanbul gibisi yok"
UykusuzPenguen yavruları
İstanbul Bienalciler Çarşısı
"Suyum bitti" diyen vazo
"Bu yarışma yüzünden günde 18 ilaç içiyorum"
Davulun sesi hoş gelmiyor
"Sürekli savaş" içinde barış günü
Şubat ayından itibaren yöneticiliği testten geçecek
50 metre arayla iki nefis köfte
Hayvanlar aşık olabilir mi?
İtalya tarihinin en zengin bölgesi
Yenilen pehlivan kılıç mı kuşanır?
Çin malı olmayan neyiniz var?
Rakıcılar şarap üretti





Ahmet Turhan Altıner
R. Hakan Kırkoğlu
Vedat Milor
Nevsal Elevli
İlber Ortaylı
Tuba Akyol
Yalvaç Ural
Mehmet Yalçın

   
© 2006 Milliyet