Böylesini görmedim !
İşin özeti, tarihte dünkü gibi hiç ama hiç "rezil" olmamıştık !Bir zamanlar, yani 80'li yıllarda, Finlandiya'ya İstanbul'da yenilip, Bulgaristan'dan fark yediğimiz, Romanya'ya karşı devreyi 15 sayı geride kapayıp, Belçika karşısında havlu attığımız "eleme turu" maçlarında bile bu kadar "milli forma" sorumluluğundan bu kadar uzak, bu kadar "aciz" kaldığımız bir maç kayıtlarda yok !..
1993'te, 12 yıl aradan sonra katıldığımız Almanya'daki şampiyonada, Hırvatlar'a 50 sayı ile yenilirken de dünkü gibi bir "rezalet" görülmemişti sahada... Kapasite o kadardı, fazlasını yapamamıştık...
İşin özeti, tarihte dünkü gibi hiç ama hiç "rezil" olmamıştık !..
Milli formaya saygı!
Herhalde basketbol tarihi de, bir "MİLLİ" takımın, ikinci çeyrekte teslim bayrağını çeken türüne şahit olmamıştır elbet !..Milli formaya "üç kuruşluk" saygısı olan, sahada biraz olsun direnir, mücadele eder, en azından onur ve gururunu ayaklar altına almamak için çaba gösterirdi. Ama olmadı; ne yazık ki olmadı !..
Evet, tarih, böylesini ne yazık ki daha önce görmedi !..
Yanlış anlamayın ama Devlerimiz (!), Alman Milli Takımı için canla başla savaşan "Türk" Mithat kadar bile olamadı; yazık ki hem de ne yazık !..
Birkaç cümle de başantrenör Bogdan Tanjevic'e...
30 sayılık bir maçın teknik analizinden ne hayır gelir ama, o da oyunculardan hiç mi hiç geri kalmadı dün... Bir tarafta, Galatasaray'ın benchinde süre almak için bekleyen Mithat Demirel'den bile "takım oyuncusu" yaratan rakip coach Dirk Bauermann !.. Diğer yanda, Mehmet'ten, Ersan'dan faydalanmayı bir türlü beceremeyip, Kerem'den forvet, Cenk'ten guard yaratmaya çalışan Tanjevic !.. Varın gerisini siz düşünün...
Sıkı durun, Palma de Mallorca kabusu henüz bitmedi !..
Bu gece de Çek'eceğimiz var !..
gtüre@milliyet.com.tr

Cafe