06 Eylül 2007 / Perşembe - 15:45

Trabzon cezaevinde çete savaşı

      Bahadır ÖKTEM/TRABZON, (DHA)

TRABZON E Tipi Kapalı Cezaevi’nde çete hesaplaşmasında, iki yıl önce çevreci avukat Cihan Eren'i öldürmekten tutuklu Serhat Karadeniz, ‘altın tabancalı kabadayı’ olarak tanınan çete lideri olmak ve cinayete azmettirmekten tutuklu Hakan Çillioğlu'nu tabancayla vurmak istedi. Jandarmanın gaz bombasıyla müdahale edip saldırganı etkisiz hale getirdiği olayda 20'ye yakın tutuklu ve mahkum yaralandı, yaralanan Cezaevi Müdürü Zihni Baş'ın başına 10 dikiş atıldı. Olay, ‘Kadın koğuşunda kavga çıktı’ denilerek gizlenmeye çalışıldı.
      Olay, dün saat 11.00 sıralarında Trabzon E Tipi Kapalı Cezaevi’nde D Blok koridorunda meydana geldi. Cinayet suçundan tutuklu 27 yaşındaki Serhat Karadeniz, cezaevinin D- 16 koğuşunda suç işlemek için örgüt kurmak suçundan tutuklu bulunan 35 yaşındaki Hakan Çillioğlu’nu öldürmek amacıyla koğuşuna girmek istedi.
      Koğuş kapısı kilitli olduğundan, cezaevine nereden sokulduğu belirlenemeyen 7.65 milimetre çapındaki Vizör marka tabancayı çıkaran Serhat Karadeniz, kapının kilidine doğru birkaç kez ateş etti. Bu sırada infaz koruma memurları ve orada bulunan tutuklu ve hükümlülerin müdahalesi üzerine koridorda kargaşa çıktı. Tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine cezaevinde görevli jandarmalar, gaz bombası atarak koridora girdi. Kavgayı yatıştıran jandaram ekibi, Karadeniz'in elindeki tabancayı alarak etkisiz hale getirdi.
      Olay sırasında alnından yaralanan Cezaevi Müdürü Zihni Baş, ambulansla hastaneye götürülerek tedavi edildi. Gaz bombasından etkilenen ya da çeşitli yerlerinden hafif yaralanan tutuklu ve hükümlüler de cezaevi revirinde ayakta tedavi edildi.
      Cumhuriyet Savcısı Birol Çelik, cezaevine giderek yaklaşık 6 saat süreyle infaz koruma memurlarını ve olaya adı karışan tutuklu ve hükümlülerin ifadelerini aldı. Serhat Karadeniz’in silahı hangi yolla cezaevine soktuğunun ortaya çıkarılması için soruşturma başlatıldı.
      Öldürülmek istenen Hakan Çillioğlu'nun 8 yıl önce Bayrampaşa Cezaevi'nde aralarında Alatatin Çakıcı'nın yeğeni Kenan Ali Gürsel'in de bulunduğu 7 kişinin öldürülmesi olayına karıştığı, saldırgan Serhat Karadeniz'in de saldırıyı bu olay nedeniyle düzenlemiş olabileceği ileri sürüldü.
     
     Altın tabancalı kabadayı

      KAMUOYU, Serhat Karadeniz tarafından öldürülmek istenen Hakan Çillioğlu’nu 1999 yılında Bayrampaşa Cezaevi’nde, Alaattin Çakıcı’nın yeğeni Kenan Ali Gürsel ve 7 adamının öldürülmesi olayına adının karışmasıyla tanıdı.
      Tabancasının kabzasındaki altın işlemeler nedeniyle ‘Altın Tabancalı Kabadayı’ olarak ünlenen Çillioğlu, 2 yıl önce cezaevinden çıkarak memleketi Rize’ye geldi. Rize’deki fabrikasının kalaşnikofla geçen yıl taranması sonucu ayağından yaralanan Çillioğlu, Dalyan Mahallesi'ndeki Salto Bar’da 1 Mayıs 2007’de 25 yaşındaki Murat Sandıkçı'nın hayatını kaybettiği, 24 yaşındaki Uğur Çapoğlu, 30 yaşındaki Hüseyin Ekşioğlu ve 25 yaşındaki İbrahim Koyuncu'nun yaralandığı olayda azmettirici olduğu iddiasıyla gözaltına alındı. Evinde ve işyerinde yapılan aramalarda 3 ruhsatsız tabanca ile Ankaralı bir iş adamına ait olduğu tespit edilen çek ve senetler ele geçirilen Çillioğlu, 7 adamıyla birlikte tutuklanarak Trabzon Kapalı Cezaevi’ne konuldu.
     
      Polat'a özenip cinayet işlemiş

      CEZAEVİNDE Hakan Çillioğlu’nu öldürmek isteyen Serhat Karadeniz, 18 Nisan 2005’te çevreci avukat Cihan Eren’i, Rize’nin Fındıklı İlçesi'nde cipinin içinde otururken tabancayla vurdu.
      Ağır yaralanan Eren, İstanbul'da tedavi gördüğü hastanede 22 Temmuz 2005’te hayatını kaybetti. Kaçan Serhat Karadeniz, bir gün sonra Fındıklı’daki evinde yakalandı. Karadeniz Sahil Yolu’nun Fındıklı Aksu Sahili’nden geçişine karşı çıkan avukat Cihan Eren, bu konuda Bölge İdare Mahkemesi’nde açtığı davayı kazanmış ve çevreye karşı duyarlılığı nedeniyle takdir toplamıştı. Katil Serhat Karadeniz ise, cinayetin ‘Karadeniz Sahil Yolu’ ile bağlantısı olmadığını öne sürdüğü ifadesinde “Polat Alemdar gibi birisi olmak istiyorum. Bunun için ünlü birini öldürmem gerektiğine karar verdim. Fındıklı’nın en ünlü kişisi de avukat Cihan Eren’di'' dedi. Serhat Karadeniz’in yargılanmasına devam ediliyor.
     
      SAVCI İNCELEMEDE

      Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığının, olayın ardından başlattığı soruşturma kapsamında, cezaevinden sorumlu Cumhuriyet Savcısı Birol Çelik, cezaevinde incelemelerini sürdürüyor.
      Adalet Bakanlığının da olayı soruşturmak için bir müfettiş görevlendirdiği öğrenilirken, yetkililer, soruşturmanın ağırlıklı olarak silahın cezaevine nasıl sokulduğu yönünde yürütüldüğünü kaydettiler.
      Bu arada, tutuklu bulunduğu D-16 nolu koğuşta kalan Hakan Çillioğlu'nu tabancayla öldürmek isteyen ve koğuş kapı kilite 3 kez ateş eden kişinin, Karadeniz Sahil Yolu'nun yapımının durdurulması için dava açan İstanbul Barosu avukatlarından Cihan Eren'i, 2005 yılında bu davayı takip etmek için geldiği Rize'nin Fındıklı ilçesinde tabancayla vurarak öldürdüğü iddiasıyla tutuklanan Serhat Karadeniz olduğu belirtildi.
      Hakan Çillioğlu ise 5 Mayıs 2007 tarihinde Rize'nin Tophane Mahallesi'nde bir kafede 1 kişinin ölümü, 3 kişinin de yaralanması olayını ilişkin gözaltına alınarak, çıkarıldığı mahkemece "Suç işlemek için örgüt kurmak" suçundan tutuklanmıştı.
     
     -CEZAEVİ MÜDÜRÜ BİLE ÜÇ AYRI ARAMADAN GEÇİRİLİYOR-

      TMBB Şiddeti Araştırma Komisyonunda görev yapan ve Türkiye'deki 20 ayrı cezaevinde incelemelerde bulunan Adem Solak ise, AA muhabirine yaptığı açıklamada, müdürlerin dahi cezaevine girişte aramadan geçirildiğini belirterek, içeriye silah sokulmasının düşündürücü olduğunu söyledi.
      Solak, cezaevine gelen ziyaretçi ve avukatların önce ön nizamiye kapısında jandarma ekiplerince arandığını daha sonra X-Ray cihazından geçildiğini, son olarak da gardiyanlar tarafından arandığını vurgulayarak, cezaevine silah sokmanın fiziki olarak mümkün olmadığını, olayın derinlemesine araştırılması gerektiğini kaydetti.
      Türkiye'de cezaevlerinin yeniden yapılandırılması tartışmalarının yaşandığını ifade eden Solak, "Cezaevlerinin güvenlik sorumluğunda iki başlılık var. Jandarmanın bağlı olduğu İçişleri Bakanlığı mı, yoksa Adalet Bakanlığı mı güvenlikten sorumlu. Bu olay olsa olsa bu tür iki başlılıktan kaynaklanabilir. Avrupa'daki gibi tek bir sistemle yönetilirse, cezaevlerinde bu tür olayların çok daha az olacağı değerlendirilmelidir" diye konuştu.
     
     
Yorumlar (14)

Koğuş sisteminin

DEĞİŞMESİ GEREKİR

[18:37 - ufuk noktasi]   yazarın tüm yorumları


Ne tehlikeli

İŞLER BUNLAR

[18:36 - ufuk noktasi]   yazarın tüm yorumları






© Copyright 2007 Milliyet.