Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 07 Eylül 2007 / Cuma  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Çin malı olmayan neyiniz var?


yural@milliyet.com.tr

Üç hafta önce, iznim-de arkadaşlarımla Yunan Adaları'na gitmiştim. Merak etmeyin, sizlere gezi anılarımı falan anlatmayacağım. Bu kısa turda bir şey öylesine ilgimi çekti ki, sizlerle paylaşmak istedim.
* * *
Miço dergisi haftalık yayınlandığı için, neredeyse her hafta oyuncak, kırtasiye, gereç seçimleri yapmak için Tahtakale'ye giderim. Şimdilerde pek çok oyuncakçı İSTOÇ çarşısına taşındı. Gazetemize de yakın olduğu için, dergi arkadaşlarımla birlikte çocukların ilgisini çekecek ürünler bulmak için dolaşıyoruz. Eskiden yerli üreticilerle birlikte daha özgün, kendi kültürümüzü yansıtan oyun-oyuncaklar üretmek bizim kadar çocukları da heyecanlandırırdı. Bir uçurtma, Paşabahçe misketleri, tahta topaçlar, açılıp kapanan su bardakları çocukların en sevdikleri dergi promosyonlarıydı. Bir de yaratıcılığını çocuklara bıraktığımız maket oyuncaklar vardı. Kalıplarını biz yaptırırdık: Bir yerlerden esinlensek bile, özgün bir yanı vardı bu maketlerin. İçlerinde taşıt, hayvan maketlerinden taş oyunlarına, sihirbazlık malzemelerine kadar pek çok oyuncak olurdu. Ama, Çin'de üretilen ürünlerin ucuzluğu yerli üretimin gerilemesine neden oldu. Üreticiler bile Çin'den oyuncak getirip satmayı kendileri açısından daha kârlı buldular.
Popüler kültürün Çin'de üretilen malzemeleriyle dünyanın her köşesi bir anda aynı ürünlerle doldu. Adalardaki gazete bayilerinin önünde asılı duran çocuk dergilerine baktım: Barbie'sinden SüngerBob'una, Spiderman'den Hulk'una, Batman'inden Şirinler'ine, kız dergilerine; Harry Potter kitaplarına kadar her şey aynı. Yalnızca yazılar Yunanca. Oyuncakçılarda aynı oyuncaklar, aynı karakterler. Sanki Tahtakale'de dolaşır gibi. Dergilerdeki promosyonlar da birbiriyle çok benzer. Sanki dünyanın bütün çocukları aynı gecede, aynı öyküleri okuyup, aynı oyuncaklarla oynayıp, kendi dillerinde "İyi geceler" diyerek uyuyorlar!..
* * *
Asıl beni şaşırtan, sizlere göstermek için çektiğim fotoğraf. Dünya ünlülerinin, modacıların, ressamların, heykeltıraşların, müzisyenlerin adası diye anlatılan Mikanos'un ortasındaki bir mağaza. Hem de koca bir meydanın ortasında. Üzerinde, okuduğunuz yazı yazıyor: "Çin Mağazası." İçerde de ne alırsan bin lira. Bizde de, neredeyse hemen hemen her ilde üç-beş örneği bulunan çer-çöp mağazalar. Demek ki, dünyada bütün insanların isteklerini bin lirayla karşılayan bir alışveriş sistemi oluşmuş. Ya da alım güçleri buraya düşmüş.
* * *
Anladığım kadarıyla, dünyada hiç kimse bir şey üretmiyor. Çinliler üretiyor, insanlar satıyor. Birilerinin ürettiklerini satarak ülkeler nasıl gelişir? Bunu bir türlü anlayamıyorum! Sanki Çinliler üretmese bütün dükkânlar kapanacakmış gibi geliyor bana: Tabakçılar, bardakçılar, oyuncakçılar, kemerciler, takıcılar, plastik gül ve ağaççılar; bir de hepimizin dikkatini çekmiştir, alçıdan mı, plastikten mi yapıldığı belli olmayan kaz, ördek, tavşan, köpek, leylek, horoz, tavuk heykelleri. Her evin kapısında, bahçesinde yol kenarlarında, "Beni alsana!" der gibi insana bakan beyaz "şey"ler.
Bütün bunlar olmasa hava daha mı çok kirlenir? Küresel ısınma daha da mı artar? Yoksa ekonomi dengesi böyle mi düzenleniyor? Gerçekten pahalı Barbie'lerin boyalarında bile yüksek kurşun oranı varsa bu yüzlerce ürün, hem ucuz hem zararsız olabilmeyi nasıl beceriyor?
* * *
Elime bir kalem aldım, kâğıda "Çin malı" diye yazdım. Sonra onu bir silgiyle sildim. Çin malıydı.



PAZAR
Düğünler iptal oldu, bombalar patladı
"250 kentte sergi açtım, İstanbul gibisi yok"
UykusuzPenguen yavruları
İstanbul Bienalciler Çarşısı
"Suyum bitti" diyen vazo
"Bu yarışma yüzünden günde 18 ilaç içiyorum"
Davulun sesi hoş gelmiyor
"Sürekli savaş" içinde barış günü
Şubat ayından itibaren yöneticiliği testten geçecek
50 metre arayla iki nefis köfte
Hayvanlar aşık olabilir mi?
İtalya tarihinin en zengin bölgesi
Yenilen pehlivan kılıç mı kuşanır?
Çin malı olmayan neyiniz var?
Rakıcılar şarap üretti





Ahmet Turhan Altıner
R. Hakan Kırkoğlu
Vedat Milor
Nevsal Elevli
İlber Ortaylı
Tuba Akyol
Yalvaç Ural
Mehmet Yalçın

   
© 2006 Milliyet