|
 |
|
|
Rakıcılar şarap üretti
Efe Rakı'nın Egeli sahipleri, üç yıllık bir hazırlıktan sonra ilk şaraplarını piyasaya çıkardılar. İdol isimli şaraplar "lezzette, fiyat-kalite orantısında ve yemekle uyumda denge" iddiasıyla tanıtıldı
myalcin@turk.net
Yüz metrekareyi biraz geçen genişçe bir salon... Ortasında hiçbirinin hacmi birkaç yüz litreyi geçmeyen küçük küçük çelik tanklar dizili. Tankların yanlarında kalan boş kısımlarda da, 30'ar litrelik damacanalar göze çarpıyor. Küçük bir üzüm değirmeninin önünden geçerek, klimalı küçük bir odanın önüne çıkıyoruz. Bu odada da altı değişik boy ve cinste meşe fıçı var. İçerisi serin mi serin, nemli mi nemli...
Salonu birlikte gezdiğimiz Türkiye'nin duayen şarap bilimcisi, "75'lik delikanlı" Prof. Dr. Nihat Aktan, "Gördüğünüz, 'mikrovinifikasyon' ünitemiz. Türkiye'de bir ilk" diyor. "Şarapta denemeler yapabilmek için küçük partiler halinde üretimler yapmanız, çeşitli harmanlara girişmeniz, onları da farklı zaman dilimlerinde dinlendirmeniz gerekir. Biz de Ege'nin bütün önemli bağlarının üzümlerinden partiler alarak iki yıldır burada denemeler yapıyor, hangi bağların üzümlerinin kaliteli olduğunu, iyi olanların da nasıl işlenirlerse ideal şarabı ortaya çıkaracağını araştırıyoruz..."
Hararetli bir çalışma
Ardından laboratuvara geçiyor ve burada da Prof. Aktan'ın yabancı meslektaşlarıyla tanışıyoruz: Eski Red Kit çizgi romanlarından fırlamışçasına, iri cüssesi, ak saçları ve pos bıyığıyla hayli karizmatik gözüken Prof. Atillio Scienza, İtalyan şarapbiliminin "babası". Milano Üniversitesi Önoloji Bölümü Başkanı ve alanında bir efsane. İnce yapılı, biraz gergin gözüken ve Güney Fransa'dan Sicilya'ya bağ bağ koşuşturan Franc Peluso ise Fransız kökenli bir önolog. Uzun boylu İtalyan bağ uzmanı Luca Toninato'da ise toprak adamlarına özgü bir kalenderlik, rahatlık var.
Hepsi de, Türkiye'nin 90'lardaki Sarafin'den sonra göreceği en büyük bağ ve şarap projesinin başarılı olması için hararetli bir çaba içindeler.
2005'te İdol firmasının Ege'deki bağlarını ve henüz oluşan şarap tesisini ziyaretimden aklımda kalan sahneler bunlar. Geçen hafta İstanbul'da tanıtılan İdol şaraplarının perde arkasını aktarmak için hatırlıyorum.
"Şarap aceleye gelmez"
Efe Rakı'yı üreten Elda'nın Yönetim Kurulu Başkanı olduğu gibi, İdol şaraplarının da kurucusu olan İzmir Ticaret Odası Başkanı Ekrem Demirtaş, "Şaraplarımızın felsefesi, denge üzerine kurulu. Fiyat-kalite oranında denge, lezzette denge, yemeklerle uyumda denge... Bu dengeleri yakalayabilmek için de, firmayı 2004'te kurduğumuz halde, ilk şaraplarımızı onlarca denemeden sonra ancak şimdi çıkardık. Şarap aceleye gelmez, özenerek üretilmek, yeterince dinlenmek ve olgunlaşmak ister. Bizim hedeflerimiz de öyle. Bu yıl 300 bin litre şarabı piyasaya sunacağız, seneye 700 bin litreye çıkacağız. Tesisimiz 3 milyon litre kapasiteli ama bir anda bu kadar şarabı üretmek gibi agresif bir yaklaşımımız yok" diyor.
İdol'ün geçen hafta tanıtılan "temel" kalitede şarapları olan İdol kırmızı Ege'nin C. Sauvignon, Şiraz ve Merlot üzümlerinden üretilmiş. İdol beyaz ise yine Ege'den alınan Chardonnay'den.
Yıllandırmaya uygun değil
İki şarapta da üzümlerin ismine sığınılarak aşırı iddialı bir çıkış yapılmamış; 14,5 YTL bir fiyat konmuş. Beyazda egzotik meyvemsi çağrışımlar, kırmızıda da kiraz ve böğürtleni andıran koku ve tatlar hissediliyor. İkisi de yıllandırılmaya uygun olmayan, ancak bir yıl içinde zevkle yudumlanabilecek bu rahat içimli şaraplar, Kavaklıdere'nin Angora, Doluca'nın da Villa Doluca ile temsil edildiği çizgideler.
Ekrem Demirtaş, "Bunların hemen ardından, yine Ege'deki anlaşmalı bağlardan aldığımız üzümlerle yaptığımız bir üst kalitedeki 'Ege Bağları' serisini piyasaya çıkaracağız. C. Sauvignon, Merlot, Şiraz ve Boğazkere-Öküzgözü şaraplarımız da 19 liradan satılacak" diyor.
Yeni üzümler de sırada
Ancak asıl sürprizler, 2008'de, belki de 2009'da gelecek... Zira İdol'e ait İzmir'in Torbalı ilçesindeki 2 bin dönümlük bağının yeni yeni olgunlaşan üzümlerinden yapılacak şaraplar da piyasaya sunulacak. Böylece Türk şarapseverleri henüz tanımadığı üzümlerin şaraplarıyla veya kupajlarla tanışacak.
Şarap üreticilerimiz, şu sıralar en çok rakının rekabetinden şikayetçiler. "Rakı, özelleştirmenin ardından güzelleşip çeşitlendi ve şaraba kaptırdığı mevzileri geri almaya başladı" diyorlar. Efe Rakı da şaraptan "çalanların" başında gelenlerdendi. Şarap dünyasına da girmeleri, bu bakımdan ilginç oldu.
Umarız yeni bir oyuncunun piyasaya girişiyle rekabet artar ve şarapta gereğinden yüksek olan fiyatlar biraz düşer de, şarap tüketimi biraz daha artar... Aksi halde şarapçıların korktuklarını başlarına getiren rakının ardından, yeni çeşitlerle güzelleşen ve kültürü zenginleşen bira da gelecek ve şaraptan o da "çalacak". Bizden söylemesi...
|
|
|

|