
Fikret BİLA
Yön
Gül: Eşimle katılacağımız toplantılar da olacak
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, sivil toplum kuruluşları, iş dünyası ve basın temsilcilerinin katıldığı ikinci resepsiyonunu dün verdi.
Resepsiyonun sürprizini kadın hakları savunucusu Uçan Süpürge Derneği'nin Koordinatörü Halime Güner yaptı.
Gül, bir grup işadamıyla görüşürken kenarda bekleyen Güner tepkili görünüyordu.
"Cumhurbaşkanı'na bir çift sözüm var, onu söylemek istiyorum" diyerek söze girdi.
"Nedir bir çift sözünüz?" diye sordum:
"Eğer olanak bulursam eşiniz niye bu salonda yok diye soracağım."
"Olması gerektiğini mi düşünüyorsunuz?" dediğimde ise Gül'e söyleyeceklerini hızla özetledi:
"Herkes burada ama içeride bir kadın, bir odada adeta hapis. Buraya gelemiyor. Niye? Türbanlı olduğu için. Burada erkek çoğunluğu var. Ama onların kafasının içini biliyor muyuz? Yok. Türbanları yok diye mi katılabiliyorlar. İşte bunu söyleyeceğim."
Nitekim söyledi de...
Gül'ün geldiğini görünce önüne çıktı ve:
"Sayın Cumhurbaşkanım, eşiniz niye bu salonda yok? İçeride bir kadın hapis gibi. Buraya çıkamıyor. Niye? Bu, kadına karşı bir şiddettir. İçeride bir kadın şiddet görüyor."
Cumhurbaşkanı böyle bir tepki beklemiyordu. Halime Güner'e sorusunu tebessümle karşılayarak şöyle dedi:
"Kendi kararı, kendi tercihi. Yoksa bir sorun yok. Onunla birlikte katılacağımız toplantılar da olacak."
Halime Hanım ısrar etti:
"Biz onunla da çalışmak istiyoruz, onu da burada görmek istiyoruz."
Gül, "merak etmeyin" dedi:
"Siz tanıyorsunuz. Kendi isteğiyle çıkmadı. Yoksa dirençlidir, sağlamdır. Hiç merak etmeyin."
Cumhurbaşkanı'nın yetkileri
Cumhurbaşkanı Gül, resepsiyon boyunca gazetecilerin bütün sorularını yanıtlamaya özen gösterdi.
Gül, yeni anayasa tartışmalarını anımsatarak, cumhurbaşkanının yetkilerinin kısılmasını nasıl karşılayacağını sorduğumda şu karşılığı verdi:
"Türkiye'ye geniş katılımlı, şeffaf, ülkeyi daha ileriye taşıyacak bir anayasa lazım. Önemli olan hep birlikte Türkiye'yi ileri taşımamız. Buna katkıda bulunmamız."
"Cumhurbaşkanı'nın yetkilerinin kısılması sizi rahatsız eder mi?" sorusuna da Gül şu yanıtı verdi:
"Hayır. Beni rahatsız etmez. Önemli olan uyumlu çalışmaktır. Cumhurbaşkanlığı icraat makamı değildir. Birkaç atama yapmak önemli değil. Ben temsil görevi yaparım. Benim görevim herkese pozitif liderlik, manevi ve moral açıdan liderlik yapmaktır. Merak etmeyin, ben işimi çok iyi yaparım. Türkiye'nin çıkarları doğrultusunda bütün tecrübelerimi aktarırım. Ben geniş bir vizyonla bakacağım. Atatürk'ün tarif ettiği çağdaş medeniyet düzeyine ulaşmak için pozitif düşünmek lazım. AB gibi büyük bir proje var önümüzde. Türkiye'ye herkes gıpta ile bakıyor. Ben önümüze daha çok böyle makro düzeyde bakacağım. Hükümet icraat makamı, onlar günlük işleri yapacaklar. Moral ve manevi konularda öncülük yapacağız."
İşadamlarına öncülük
Gül, yurtdışı gezilerinde uçağına işadamlarını da alıp almayacağının sorulması üzerine, "Elbette alacağım, birlikte gideceğiz. Hepimiz Türkiye için hep beraber çalışacağız. Ben de, Başbakan da, hükümet de hep beraber katkıda bulunacağız. Önemli olan Türkiye'nin ilerlemesi, ekonomik yönden güçlenmesi" dedi.
Büyükanıt'ın ziyareti
Gül, Genelkurmay Başkanı Org. Yaşar Büyükanıt'ın, pazartesi günü yapacağı tebrik ziyaretinde randevunun nasıl talep edildiğine ilişkin bir soruyu yanıtlarken de şöyle dedi:
"Özel kalemdeki arkadaşlar bilir. Komutanların Ankara dışında olacağını ben 30 Ağustos günü biliyordum. Bildirmişlerdi. Komutanlar görevini yapacak. Görevini aksatmamalarını zaten söyledim ben. Kurallar neyse o çerçevede her şey devam ediyor, her şey normal."
Yargıtay'ın eşiyle davetli olduğu önceki günkü resepsiyonuna neden gitmediği sorulunca da Gül, "Törende birlikteydik, her resepsiyona gideceğiz diye bir kural yok" karşılığını verdi.
Talabani'yi davet
Gül, Irak Cumhurbaşkanı Celal Talabani'yi davet edip etmeyeceği sorusuna da "Komşu bir ülkenin seçilmiş cumhurbaşkanı, tabii görüşürüz. Bunlar program dahilinde olur" karşılığını verdi.
fbila@milliyet.com.tr

Cafe