
Derya SAZAK
Siyaset Günlüğü
Gizli anayasa
AKP'nin sivil anayasa hazırlığının kamuoyundan gizlenmesine tepkiler adli yılın açılış törenine de yansıdı.
Türkiye Barolar Birliği Başkanı Özdemir Özok, taslağın AKP'li hukukçulardan oluşan komisyona iletildiğini belirterek şöyle konuştu:
"Bu süreç katılımcı, saydam ve gün ışığında yönetim anlayışıyla asla örtüşmeyen bir biçimde, son derece gizli ve saklı şekilde sürdürülmüştür.
Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş felsefesini, temel değerlerini inkâr etmeyen, çağdaş değerlere uygun, laik, sosyal hukuk devleti ilkesinin ödünsüz yaşama geçirilmesinden yana bir anayasanın toplumsal uzlaşma içinde hazırlanması temel dileğimizdir."
Yargıtay Başkanı Osman Arslan da laikliğe, devletin temel niteliklerine ve cumhuriyet kazanımlarına sahip çıkılmasını istedi.
CHP lideri Deniz Baykal ise kaygılarını "Sivil anayasa taslağı cumhuriyet ve Lozan'ın kazanımlarını tehlikeye atacak gizli bir planın parçası" sözleriyle dile getirmişti.
Baykal'a yanıt Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin'den geldi:
"Hiç kimse korku siyaseti yaparak Türkiye'nin önünü kesmeye kalkmasın. Sayın Baykal taslağı okumadan konuşuyor. Keşke metni okuyarak bazı şeyler söylense."
NTV'deki söyleşisinde Bakan Şahin, taslağın gizli tutulmasını "Açıklanırsa sakıncalı olabilir" diye savunmuş. Baykal'a taslağı okumasını öneren Şahin, "Şu anda ortada 'Bizim taslağımız' diyebileceğimiz bir metin yok" diyerek kendi sözleriyle çelişkiye düşüyor.
Parça bölük ortada dolaşan anayasa taslağının akılları karıştırması doğal.
Bu gizlilik bile anayasanın 'sivil' olma niteliğine gölge düşürüyor.
1982 Anayasası'nın 12 Eylül döneminde nasıl hazırlandığını biliyoruz.
Evren başkanlığındaki Milli Güvenlik Konseyi, 'Aldıkaçtı Komisyonu'na bir anayasa taslağı hazırlama 'talimatı' verdiğinde anayasanın çatısı darbeyi yapan generaller tarafından çoktan çatılmıştı. Danışma Meclisi bu şablona göre çalıştı; Prof. Orhan Aldıkaçtı kendisine sipariş edilen anayasayı hazırladı. Halk da, yasaklar altında demokrasiye dönüş süreci uzamasın, 'cunta'nın hukuk dışı uygulamaları bir an önce son bulsun ve normalleşme sağlansın diye referandumda yüzde 92 oyla anayasaya 'evet' dedi.
AKP'nin şu ana kadar başvurduğu yöntemin 12 Eylül'de askerlerin izlediği yöntemden ne farkı var?! 'Özbudun Komisyonu'na bir anayasa sipariş edilmiş. Bu gizli hazırlık göstermelik katkılarla Meclis'ten geçirildikten sonra bunun adı 'sivil anayasa' olacak!
Sivil ve demokratik olmanın koşulu saydamlık değil midir?
dsazak@milliyet.com.tr

Cafe