Eyvah!
Ben bu oyun sonrası hakemi eleştirmek istemem. Çünkü bir şekilde zayıf takımı yeneceksin. Ama Avusturyalı sertliğe müthiş derecede prim verdiBizim maç bitti, hemen Moldova - Norveç karşılaşmasına döndüm. Yazımı yazdırırken, 70. dakika oynanıyordu ve Norveç 1-0 öndeydi. Belki de hayatımda ilk defa Moldova'yı tuttum. Aynı kayıbı rakibimiz Norveç de yaşasın diye.
Malta müthiş bir psikolojik desteği arkasına almıştı. Tarihlerinin maçına çıkmışlardı adeta. Sertliği ön planda tutuyorlar, savaşıyorlardı. Top bize geçtiğinde yakın oynuyorlar, sürekli tendonlara basıyorlardı. Pres yaptıkları gibi hücumu da düşünüyorlardı. Kontratağa uygun iki de oyuncuları vardı. Defanstan dönen topları uzun gönderiyorlar, iki çabuk adam sürekli depar halinde savunmamızı zorluyordu.
Çabuk oynamadık
Oyuna kontrollü başladık, çabuk oynamadık. Duran toptan yediğimiz golden sonra bu kez hızlandık. Ve hemen beraberliği bulduk. İkinci yarıda da baskı kurmaya devam ederken, üst üste karambollerden sonra oyunu çabuk başlatan Malta 50-60 metre uzun oynayarak kalemizde tehlike yarattı. Tam pozisyon gitti derken, İbrahim Toraman'ın arkasından ite kaka ikinciyi buldular. Eyvah derken, yine beraberliği Servet ile çabuk yakaladık. Önümüzde kazanmamız için gerekli dakikalar vardı. Baskımızı artırdık. Yine karamboller yarattık ama iki puanı bıraktık.Kanatlarda oynayan Arda ve Sabri'nin sakatlığı sonrası Fatih hoca yine kanatlara adam aldı. Göbekten Emre, kenarlardan da diğer oyuncularımızla Malta duvarını yıkmaya çalışsak da deli gibi mücadele eden Malta'yı yenemedik.
Ben bu oyun sonrası hakemi eleştirmek istemem. Çünkü bir şekilde zayıf takımı yeneceksin. Ama Avusturyalı hakem sertliğe müthiş derecede prim verdi. Bir de yardımcılar vardı ki, iki üç pozisyonumuzda hatalı bayraklar kaldırdı.
rdilmen@milliyet.com.tr

Cafe