Geçmiş olsun!
Ağustos böceği edasıyla dört maç boyunca saç baş yolduran 12 Dev Adam, buna rağmen bıçak kemiğe dayandığında biraz direnç gösterip, biraz mücadele edip, Hidayet'in kanatlarında çeyrek final ümidine doğru uçuyordu az kalsın...
Evet; sahada potansiyelli bir takımın tam olarak yerine getirmesi gerekenleri yapmasa da biraz konsantrasyon, biraz mücadele, biraz dirençle ve bundan ötesi, Hidayet Türkoğlu'nun olağanüstü bireysel çabasıyla 50 yıllık zinciri kırıp, İtalya'yı deviriyorlardı...
Fırsat kapıya dayanmıştı da, ite kaka bir adım atmaya niyeti olanlar yine fazla değildi...
Dört maçta rakip potaya topu topu 12 sayı atan Barcelonalı Ersan'ın (!) yine oynamaya niyeti hiç ama hiç yoktu... Ama ne yazık ki Tanjevic'in onu kazanmak için (!) sıfır çektiği bu maçta bile direndiğini gördük... Amaç o değil mi; yani Ersan'ı kazanmak !.. Tanjevic'in gözü karaydı, ama ne maçı, ne de Ersan'ı kazanamadı gitti yine!..
Bir tek Hido vardı
Halbuki, hazır kazanılmış (!) Kaya'da birkaç dakika ısrar etse, belki de maçı kazanacaktı !..Evet, Ersan kayıptı; Ermal de öyle... Mehmet, İbrahim, Ender, Engin, Cenk, Semih, Kerem yetmiyordu İtalya'ya... Yine de sahada öyle bir Hidayet vardı ki, mücadelesi ve hırsıyla Devler'i ayağa kaldırıp galibiyetin kapısına kadar getiriyordu... Ama dedik ya; Devlerimizin diğerleri eşikten içeri geçmeyi becerek "ufak tefek" işleri becermekten o kadar uzaktı ki !..
Eğer bir takım, beş maçta kullandığı toplam 133 faul atışının 57'sini kaçırıyorsa, İtalya maçında da 29 atışta 16 isabet bulup 13 topu, "durduğu yerden" 85 santimlik çemberin içinden geçiremiyorsa konuşacak fazla birşey yok !..
Devler'e geçmiş olsun...
gtüre@milliyet.com.tr

Cafe