|
 |
|
|
Gişe kapmaca oynamak!
Benim Gözlü¤ümden / Nihat Demirkol
Devletin bu işe ayırdığı resmi web sitelerinden birinde yer alan, ''Otoyol, sadece motorlu taşıt trafiğine ayrılmış, en az iki şeridi bulunan, geliş ve gidiş yönlerinin birbirinden ortadaki refüjle ayrıldığı karayoludur. Otoyollarda giriş ve çıkışlar az sayıda ve denetimlidir. Keskin viraj ya da büyük iniş-çıkışlar gibi araba sürmeyi zorlaştıran yol koşulları ortadan kaldırılmıştır. Otoyollar genellikle ücretlidir...'' tanımı, ana hatlarıyla kulağa hoş geliyor.
* * *
Ücretli yollara daha hızlı ve kolay para ödeyebilmek için icat edilmiş kartlı geçiş sistemlerine aracılık yapan bankalarımızdan birinin web sitesinde ise, ''KGS/Kartlı Geçiş Sistemi'' şöyle tanımlanıyor: ''Araçların, bu amaç için sistemle donatılmış Türkiye genelindeki otoyollar ve Boğaz köprüleri gişelerinden geçişlerinde, indirimli olarak ve sıra beklemeksizin geçebilmesi için geliştirilen, insansız geçiş ücreti toplama sistemidir.'' Neden insansız?
Öncelikle, zaman kaybını en aza indirmek ve maliyetleri olabildiğince küçültmek için herhalde... Bir de ''OGS/Otomatik Geçiş Sistemi'' var biliyorsunuz. Bu sistem görece karmaşık çalışıyor.
Aracınıza takılı durumdaki elektronik etiket, gişelere giriş ve çıkış sırasında otomatik olarak okunuyor; biraz da indirim var galiba. Hepsinde temel amaç, daha ucuz ve durmaksızın geçiş yapabilmek. Daha az akaryakıt ve daha az zaman tüketebilmek.
* * *
Sözünü ettiğimiz hizmetlerden yararlanabilmek için, otoyol ve köprülerde, bu iki farklı ödeme sistemine tahsis edilmiş şeritlere, özellikle gişelerin yoğun olduğu günlerde, ''iş işten geçmeden'' girebilmeniz gerekiyor. Bu yoğunluk bazen kilometrelerce uzayabiliyor.
Şerit seçmek veya değiştirmenin adetâ imkânsız olduğu ve trafik güvenliğini de tehlikeye düşürebileceği hallerde, imdadınıza ''standartlar'' yetişir zannediyorsunuz.
Önceden, çok önceden bir şeride yerleşiyorsunuz. Ve içinizden diyorsunuz ki, (meselâ) ''Aydın’dan gelirken sol taraftaki gişeler KGS’ye ayrılmıştı; sakın buradan ayrılma...'' Ama (yine meselâ) Çeşme’den dönerken, yürüttüğünüz bu varsayım tutmuyor. Çünkü ''Şehitlik Gişeleri''nde KGS en sağda...
* * *
''Kolaylık olsun'' diye tercih edilen ve hem devletin hem de sizin dünyanın parasını ödediğiniz sistemler, standartların olmadığı yerde ''çile vâsıtası'' olarak ayaklarınıza dolaşıyor. Bu işin uluslararası standartları bellidir herhalde. Olmadı, ülke içinde uygulamayı kolaylaştırmak için denir ki, ''En solda OGS, oradan sağa doğru KGS ve en sağda nakit gişeleri...''
Bizim el yordamıyla, göz ucuyla fark ettiğimiz bu ''küçücük iyileştirme fırsatları'', araç kullananların ispenç horozu gibi oradan oraya koşuşturmasını önler gibi geliyor bana. Sadece basit bir düzenleme.
Logoların yerini değiştireceksiniz. Taşınması gerekiyorsa, ''okuyucu aparatlar''ın da sadece birkaç tanesi, bir kez yer değiştirecek; hepsi bu kadar!
Altyapı uygun olduğu halde, zaten birbirine saygısı olmayan sürücüleri, hızla girilen bir huninin en dar yerinde biribirine kırdırmak, kimsenin muradı olmasa gerek. Amaç ''gişe kapmaca'' olmasa gerek...
ege@milliyet.com.tr
|
|
|

|