
Meral TAMER
AKP'nin sosyal yardımları, yoksulluğu kalıcı kılıyor
Amargi, 3 ayda bir çıkan teorik ve politik bir dergi. Dünyaya ve yaşadıklarımıza feministlerin gözünden bakan, bir yandan yaşadıklarımızı değerlendirirken, diğer yandan da yapabileceklere dönük politika üreten, muhalif, sistem karşıtı bir dergi.
Ve piyasaya yeni çıkan sayısında günümüz Türkiyesi'nin belki de en can alıcı konusu olan yoksulluğu, özellikle de kadın yoksulluğunu hem sahaya inerek, hem de akademik düzeyde enine boyuna sorguluyor.
Yardım var, çözüm yok!
Biliyorsunuz geçtiğimiz seçimlerde yoksullar toptan AKP'ye oy verdi. Bunun temelinde de sadece seçim öncesi değil, 3 yıldır periyodik olarak her 3 ayda bir düzenli dağıtılan gıda paketleri, kömür yardımı gibi etkenlerin önemli payı oldu.
Bu yardımlar, yoksul kesim için büyük bir rahatlama, hayatı sürdürme, bir hava borusu işlevi gördü. Ama öte yandan da yarına dönük çözüm üretme konusunda da hiç kuşkusuz engelleyici bir rol oynadı.
Amargi Yayın Kurulu'ndan sosyolog Pınar Selek'in de dile getirdiği gibi "bu tür sosyal yardım politikaları, bir yoksul kimliği yaratıyor ve yoksulluğu hep kalıcı durumuna getiriyor. Bir süre sonra artık yoksulluk kader oluyor.
Karşı taraf için de fitre ve zekât vermekle bu iş dengeleniyor; dolayısıyla yoksulluğu sorgulamak, yoksulluk koşullarını değiştirmek de mümkün olmuyor. Bu yardımlar aslında ağızlara çalınan bir parmak bal. Değil yarını, bugünü bile kurtarmıyor, sadece rahatlatıyor."
AKP üstünü örtüyor
Gerçekten de AKP yoksulluğu gündeme taşımıyor, tartışmıyor. Yoksulları yardımlarla memnun ettiği için de bu konu, çözüm bekleyen sorunlar listesinde en alt sıralarda bile yer almıyor.
Oysa küreselleşmeyle birlikte yoksulluğun içeriği de, toplumsal ilişkiler içindeki yeri de, hatta anlamı da son 10-15 yılda değişti.
Yoksulluk artık işsizliğe bağlı olarak geçici ve istisnai değil, tam tersine kuşaklar arasında aktarılan, kalıcı ve yapısal bir gerçeklik.
Dolayısıyla ekonomik büyüme ve istihdam artışı sağlama gibi çözümler, artık yoksulluğa çare olamıyor.
"Yoksulluk kader olamaz" görüşünden yola çıkan Amargi ise feminist bakış açısıyla bu konuyu gündeme taşımak, tartışmak, oluşturulacak politikalara katkıda bulunmak istiyor.
Kimin karısı becerikli?
Örneğin Amargi'nin yoksulluk dosyasında yer alan birbirinden ilginç yazılardan Filiz Kardam / İlknur Yüksel imzalı ortak çalışmada yoksulluğun son dönemde özellikle kadınlar üzerinde daha derin etkileri olduğuna işaret edilirken şu ilginç tespit yapılıyor:
"Bu yardımlara başvuranlar, kuyrukta bekleyenler de çoğunlukla kadınlardır. Ancak bu durum, onların geleneksel rollerinin bir devamından öteye gitmez. Üstelik kimin karısının ne kadar yardım alabildiği, erkekler arasında kahve muhabbeti bile olabiliyor; komşu kadınlara kıyasla başarısız olanlar, eşleri tarafından beceriksiz olarak nitelendiriliyor!"
ODTÜ'den Doç. Dr Yıldız Ecevit ise bu yardımlar bağlamında kurulan patronaj ilişkilerinin, yoksullaşmanın gerçek özneleri olan halk kitlelerini pasifleştirdiğine, onları feministlerin birlikte muhalefet yapacakları gruplar olmaktan uzaklaştırdığına dikkat çekiyor.
mtamer@milliyet.com.tr

Cafe