
Hasan PULUR
Olaylar ve insanlar
Başbakan'a kansak...
HANİ bunu söyleyen, Türkiye Cumhuriyeti'nin Başbakanı Tayyip Erdoğan olmasa, neyse...
Ne diyor?
"Haksızlıklar karşısında susmayın!" diyor, "Seslerinizi yeterince çıkarın! diyor, "Bağırın, çağırın, sesinizi duyurun!" diyor.
Kime söylüyor bunları?
Bilim adamlarına söylüyor, sanatçılara söylüyor, entelektüellere söylüyor.
İnsaf!
O yerde, o mekânda insafın namı yok mu?
* * *
KENDİSİNİ kediye benzeten karikatürcüyü mahkemeye veren Başbakan cesaretten, yürekten yüksek sesle tepki göstermemekten yakınıyor.
İnsaf ki insaf!
* * *
İKİ çizgiyle kediye benzetildi diye Musa Kart hakkında dava açan Başbakan'ın tavsiyesine bakın....
Siz bu memlekette ağzını açanın başına neler geldiğini bilmez misiniz?
İki cümle, iki mısra yüzünden beş yıl, on yıl hapis yatanları ne çabuk unuttunuz...
Hadi onları unuttunuz, ya,
"Minareler süngü,
Kubbeler miğfer,
Cami kışlamızdır,
Müminler asker"i de mi unuttunuz?
Hatırladınız değil mi?
Bunu söylediniz diye kaç ay yatıp "kahraman" olup dışarı çıktınız?
Başbakanlığın yolu da böyle açıldı ya!
Ama bu herkese nasip olmaz, yıllar yılı içeride yatıp dışarı çıktığında hâlâ paçasını kurtaramayanlar vardır.
* * *
BU memlekette haksızlıklar karşısında bilim adamları susar, sanatçılar susar, aydınlar susar...
Elbette susmayan vardır.
Vardır ama onun da "Vay beni kediye benzetti" diye yakasına yapışırlar.
* * *
SİZE ufak bir kitap önerelim...
Faruk Güçlü'nün "Yasaklamak Yasaktır" kitabını...
Neler yasakmış, kimler hangi yasaklardan cezalandırılmış?
Görün de, sonra cesaret dağıtın.
Doğru, sizi de cezalandırdılar, ama sonra Başbakan yaptılar.
Her ceza yiyenin böyle bir şansı var mı?
* * *
KARADENİZLİSİNİZ, bilirsiniz...
Karadenizli İstanbul'a geldiğinin üçüncü günü adam vurmuş, mahkemeye çıkarmışlar.
Başlamış anlatmaya...
Çıktık Rize'den, vardık Trabzon'a, Giresun'dan Sinop'a, Sinop'tan Zonguldak'a... Karadeniz gezisi yaptırıyor.
Hâkim kızmış:
"Be adam! Gel gel, İstanbul'a gel!"
O da boynunu bükmüş:
"Geleyim de, beni içeri atasın değil mi?"
Siz de adamları kışkırtıyorsunuz, "Sesinizi çıkarın, cesur olun!" diye...
Adamlar ağızlarını açsınlar ki içeri alınsılar...
* * *
SAYIN Başbakan, şaka yapmıyorsunuz değil mi?
Çünkü şimdiye kadar şaka yaptığınıza rastlamadık, belki kapalı kapılar arkasında pek şakacısınız da...
Bilim adamları, sanatçılar, aydınlar korkmamalı, seslerini çıkarmalıymışlar!
Dedik ya, insaf! Tuncay Özkan'ın "Kanal Türk"ünü daha yeni kapadılar, Avrupalı bastırıp duruyor, "301. maddeyi kaldırın!" diye.
Başbakan da dalgasını geçiyor:
"Yürekli olun, cesur olun!"
Haydi hayırlısı!
h.pulur@milliyet.com.tr

Cafe