
Derya SAZAK
Siyaset Günlüğü
Anayasanın anlamı
12 Eylül'ün yıldönümünde AKP'nin Prof. Ergun Özbudun'a hazırlattığı anayasa taslağı CNN Türk'ün internet sitesinde yayımlandı.
Taha Akyol da, Özbudun ile söyleşi yaparak 'sivil anayasa'nın felsefesini aktarmaya çalıştı. Malum, taslak kamuoyundan gizleniyordu! Medyaya yansıyan hazırlıklar da laiklikle ilgili kaygılar dışında 1982 Anayasası'nın yerini alacak değişiklik konusunda yeterince fikir vermiyordu.
Taslağın tam metnine erişmek artık mümkün olduğuna göre üzerinde yorum yapmak da kolaylaşıyor. Ocağa kadar bu tartışmalar sürecek.
TBMM'de yasalaşıp referandumda halk tarafından kabul edilmesi halinde '2008 Anayasası' yürürlüğe girecek. Böylece 1924 Anayasası dışında darbeler ertesinde 'kurucu Meclis'ler eliyle yapılmayan ilk anayasaya sahip olacağız.
Demek ki ufukta bir referandum daha var!
Demokrasi kültürü böyle bir şey, onca yıldır başvurmadığımız araçlar 'çifter çifter' karşımıza geliyor. 2007'nin ilk yarısını cumhurbaşkanı seçimi kriziyle geçirdikten sonra TBMM, 22 Temmuz'dan sonra 11. Cumhurbaşkanı'nı seçti.
AKP, 367 krizinden sonra 'Meclis'e seçtirmezlerse...' diye cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesine yönelik bir anayasa değişikliğine gitti. Oylamada referandum eşiği aşılamadı; 21 Ekim'de halkoylamasına gidiliyor. Sınır kapılarında oy verme işlemi başladı. Referandumdan 'evet' çıkarsa 40 gün içinde bu kez cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesi gündeme gelecek. Geçici 19. maddenin seçimi zorunlu kıldığı savunuluyor.
Kimileri tartışmayı Gül'ün 'günlerinin sayılı olduğu'na kadar götürüyor.
Anayasa değişse bile 'seçilmiş cumhurbaşkanı'nın görev süresinin etkilenmeyeceği görüşündeyiz. 12. Cumhurbaşkanı'nı halk seçer. Anayasa değişirse '5+5' formülü de yürürlüğe girecek. Beşer yıllık süreyle bir kişinin iki kez cumhurbaşkanı seçilebilmesi yolu açılacak. AKP lideri Tayyip Erdoğan Çankaya'ya bu şekilde çıkmayı hedefliyor.
Gül'den sonra Erdoğan.
Tek parti iktidarının gücü ve anlamı anayasa tartışmalarıyla ortaya daha iyi çıkıyor.
'Otoriter devlete hayır' denilirken lider oligarşisine gidiliyor.
12 Mart'ta, 12 Eylül'de demokrasi ve özgürlüklerin üzerine 'şal' örtenler, sivil anayasanın cumhuriyetin temel niteliklerini değiştireceğinden kuşku duyuyorlar. 'Solcu' diye anayasa hukukçularına Mamak Cezaevi'nde buz kırdıranlar 1982 Anayasası'nı bir zırh gibi topluma giydirmeseydi bugünlere gelmezdik.
Bırakalım Anayasa da sivilleşsin!
Ne kaybederiz?!
dsazak@milliyet.com.tr

Cafe