Özeleştiriye devam
Prof. Dr. BEYZA BİLGİN
Namazlarımızı çoğalttığımız şu günlerde özeleştiriye devam etmek durumundayız. Kuran'da kısacık bir sure var ki, okurken insan dövüldüğünü hisseder gibi oluyor:
"Hiç bütün ahlaki değerleri yalanlayanı tasavvur edebilir misin? İşte böyle biridir yetimi itip kakan, yoksulu doyurma arzusu ve gayreti duymayan. Yazıklar olsun şu namaz kılıp duranlara! Onlar ki, kalpleri namazlarına yabancıdır. Onlar ki, niyetleri yalnızca görülüp takdir edilmektir. Üstelik onlar en ufak bir yardımı bile reddederler." (107Maun:17 ).
İbadetleri çoğaltmaktan başlıca maksadımız Allah'ın hoşnutluğunu kazanmak ve cennetine kabul edilmektir:
"Allah cenneti inanıp doğru ve yararlı işler yapan kullarına bir müjde olarak vermektedir. De ki, karşılığında ise sizden yakınlara sevgiden başka bir şey beklemiyorum." (42Şura23 )
Yakınlara sevgiyi bazı müfessirler Hz. Muhammed'in akrabaları ile sınırlarlar, şüphesiz öncelikle böyledir. Allah'ın Elçisini sevenler onun yakınlarını da sevecekler, üzerlerine titreyeceklerdir. Ancak ayette bir ilgi zamirinin bulunmayışı, sevginin sınırlandırılmadığını, tersine bütün insanlık ailesini içine alan ortak bir ilişkiye, kardeşlik ve dostluk sevgisine işaret ettiğini kabul etmişlerdir. Allah'a sevginin, bütün yaratılmışları kuşatıp onları da sevmeye ve korumaya götürmesi gerekir. Birbirimizi böyle bir ilişki geliştirmeye çağırabiliriz, diye düşünüyorum. Şimdi sorularınız:
Niyetinizi istediğiniz zaman dile getirin
Niyet etmeden oruç tutunca boşa mı gider? Aklımıza geldiği zaman niyet etsek sevabımız da yarım mı olur?
Ramazan ayı içindesiniz ve oruç tutmaktasınız, bu durumunuz başlı başına niyettir, yoksa niçin aç susuz kalıp kendinizi oruçlu sayacaksınız. Oruca hazırlanmak, oruç için yeterli bir niyettir. Niyet kalple olur, dil ile söylemeniz bunu dışa vurmanızdan ibarettir. Orucunuz asla boşa gitmez, sevabınız yarım olmaz, aklınıza geldiği zaman sözle de söyleyin, bu sizi rahatlatacaktır.
Oruçla birlikte diyet yapmanın sakıncası yok
Bazı kişiler, ramazan ayını "diyet ayı" olarak görüyor ve zayıflamak amaçlı olarak oruç tutuyor. Sizce bu amaç makbul müdür?
Ben bu soru ile muhtelif zamanlarda karşılaşmış ve üzerinde epeyce düşünmüşümdür. Umre arkadaşım -umre hac zamanının dışındaki Kâbe ziyaretidir- emekli öğretmendi, sigara tiryakisiydi, doktor sağlık sorunları sebebiyle bırakmasını istiyordu, fakat bırakamıyordu. Umre ibadeti imkânı doğunca, kendi kendine söz vermiş, "Kâbe'yi uzaktan göreyim, sigarayı bırakacağım" diye.
Önce Medine'ye gidildi, otelde onunla aynı odayı paylaşıyorduk. Beni rahatsız etmemek için otelin lobisine iniyor, sigarasını orada içiyordu. Mekke'ye hareket edilip de uzaktan Kâbe görününce, "Tamamdır" demişti, "Artık sigara içmeyeceğim", içmedi bir daha.
Şimdi bu hanım sigarayı bırakmak için mi Umre'ye gitti, yoksa Kâbe'yi görmenin manevi kuvvetine güvenerek sigarayı bırakacağına mı inandı? Ben ikincisi olduğuna inandım.
Normal zamanda diyet yapamayan bazı kişiler zayıflamak amaçlı oruç tutuyorsa, oruca büyük saygı duyuyorlar demektir. Saygıları sebebiyle orucu bozmayacakları için diyeti de bozmayacaklar. Bu kişiler niyet ederken diyete niyet etmiyor, oruca niyet ediyorlar. Oruçları oruçtur.
Ayrıca diyet dinen makbul bir davranıştır. Allah ile kul arasına girilmez, nasıl başlar, nereye varır, Allah kalplerin sahibidir.
Sorularınız için:
ramazansayfasi@milliyet.com.tr
Faks: 0212 - 505 62 18
Tel : 0212 505 62 91 - 0212 505 68 41

