Eğitimde pembe tablo!
Milli Eğitim Bakanı Çelik, dünkü basın toplantısında, öylesine pembe bir tablo çizdi ki, sanırsınız Türkiye eğitim sorunlarının pek çoğunu çözdü, yeni öğretim yılına gönül rahatlığıyla giriyoruz.
İşte basın toplantısından satırbaşları:
İlköğretimde, ortaöğretimde dil öğretemiyoruz. Bunun temel nedeni OKS, ÖSS gibi sınavlarda yabancı dil sorusu sorulmaması. Öğrenci doğal olarak sınavda karşısına çıkmayan konuları öğrenmek istemiyor. Bu nedenle seviye tespit sınavlarında yabancı dil sorusu da bulunacaktır. 2005 yılında norm kadroya göre 165 bin öğretmene ihtiyaç vardı, son iki yılda 100 bin öğretmen ataması yapıldı. Bugün itibariyle ihtiyaç duyulan öğretmen sayısı 25 bin. Branş öğretmenliğinde 12 bin kişilik fazlalık var. Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi'nin hemen her sınıfta okutulması anayasal bir zorunluluk, bu nedenle bu alandaki öğretmen ihtiyacı ve ataması çok fazla. Hükümetimizin muhafazakâr yapısından yola çıkarak özellikle dini konularında bize karşı muhalefet stratejisi geliştirilmesi kabak tadı verdi. 2007-2008 yeni eğitim-öğretim döneminde üniversitesi olmayan 9 ilde üniversite açılacak. Yeni dönemde ilköğretimde yüzde yüz okullaşma ve 30 kişilik sınıflarda tekli öğretim hedefimiz. Sivil anayasa çerçevesinde 130. ve 131. maddede gerekli değişiklikler yapılarak yükseköğretimin ihtiyaç duyduğu üniversite reformu gerçekleştirilecek. 3 yıldızlı otellere eşdeğer yurtlar yapıldı. İlk ve ortaöğretimde 318 yurt açıldı, yaklaşık 48 bin kişilik yeni kapasite oluşturuldu ve yükseköğretimde de yaklaşık 26 yeni yurt yapıldı. 425 anadolu Lisesi varken, 411 yeni anadolu lisesi açıldı. Göreve başladığımızda 103 adet anadolu öğretmen lisesi mevcuttu. Buna 76 yeni anadolu öğretmen lisesi ilave edildi. 200'e çıkarmayı hedefliyoruz. 58 ilde fen lisesi vardı, 24 fen lisesi daha ilave edildi, önümüzdeki dönemde 81 ilin her birinde de fen lisesi olacak. Hükümetimiz döneminde 32 devlet, 7 vakıf üniversitesi kuruldu. Üniversite bulunmayan 9 vilayete de üniversite açacağız. 2000 yılında tüm kamunun Ar-Ge bütçesi 150 trilyon Türk Lirası iken, 2007 yılında kamunun Ar-Ge bütçesi 2 katrilyon 300 trilyon Türk lirası oldu. Okulöncesi eğitimde yüzde 25.05'lik okullaşma oranını 2012 yılında yüzde 50'ye çıkarmayı hedefliyoruz. İlköğretimde yüzde 100'lük, ortaöğretim, mesleki eğitimde de yüzde 90'lık bir okullaşma oranı hedefliyoruz.
Güncel sorunlar yok
Çelik, basın toplantısında güncel sorunlara ve ayrıntılara hiç girmemiş. Verdiği bilgilerde de çelişkiler var. Örneğin iki yıl önce öğretmen açığı 165 bin diyor ve bu süreçte 100 bin öğretmen atandığını söylüyor. Şimdiki öğretmen açığı ise 25 binmiş. 165 binden 100 bin çıktığında 65 bin kalmaz mı? Kaldı ki bu süreçte on binlerce öğretmen emekliye ayrıldı. Ama daha da önemlisi, bu öğretmenlerden kaçı kadrolu, kaçı ücretli?..
Bakan Bey yüzlerce anadolu lisesi açtım diyor. Yapılan sadece tabela değişikliği. Anadolu liselerinden yabancı dili kaldırıp sıradanlaştırdı. Hâlâ binlerce boş kontenjan var ve bunu hiç dile getirmedi.
Her ile üniversite ve fen lisesi açılacakmış. Hangi kaynakla, hangi kadroyla? Peki ya mezunlar? Onlar da öğretmenler gibi "köle"leştirilip üç kuruş maaşa mı çalıştırılacak? Yurt ve burs, üniversite gençliğinin hâlâ en büyük sorunu, iyileşme var ama çok yetersiz.
Giriş sınavlarında dil sorusu sorulursa, yabancı dil öğrenilirmiş. Onca matematik ve fen sorusu da soruluyor. Öğrenildi mi?
Ar-Ge bütçesi 15 kat artmış? Peki kime verilmiş? Dönüşü ne olmuş?İlköğretimde yüzde 100, ortaöğretimde ise yüzde 90 okullaşma oranı hedeflenmiş. Ya aktif okuryazarlık?Yeni anayasa ile Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi zorunlu olmaktan çıkarılırsa, onca öğretmen ne olacak?Üniversite reform yasası hazırlanacakmış. Nasıl? Geçen seferki gibi mi?..
Özetin özeti: Merak ediyorum. Çelik hükümette değil de muhalefette olsaydı, dünkü basın toplantısını nasıl değerlendirirdi?
aguclu@milliyet.com.tr