
Derya SAZAK
Siyaset Günlüğü
Sokrates gelse...
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, 'Azınlıklar ve Kültürel Haklar Raporu'yla ilgili davada Prof. Baskın Oran ve Prof. İbrahim Kaboğlu hakkında mahkemenin verdiği beraat kararını bozdu. Yeniden yargılanacak olan Kaboğlu ve Oran'ın 'halkı kin ve düşmanlığa tahrik etme suçu'ndan 8 yıla kadar cezalandırılması isteniyor.
Sivil anayasa hazırlığıyla özgürlüklerin genişletileceği bir Türkiye'de iki akademisyenin Başbakanlık bünyesinde oluşturulan İnsan Hakları Danışma Komitesi'nde hazırlanan rapordan dolayı suçlanması umut kırıcıdır.
Baskın Oran, tepki göstermiş:
"301. ve 216. maddelerden Türkiye arındırılmadıkça, sen Sokrates'i de getirsen, Aristotales'i de getirsen bu memlekette anayasa yapılmaz. Yapsan da demokrasi gelmez, yargıda bu zihniyet varken."
Azınlıklar Raporu'nda 'Türkiyelilik üst kimliği' öneriliyordu.
Yargıtay 8. Ceza Dairesi kararında 'Millet sözcüğü altkimlikleri ret anlamına gelir' ifadesinin sakıncası vurgulanarak şöyle deniyor:
"Etnik ve kültürel çeşitliliği barındıran Türkiye'de bu çeşitliliklerden bir veya birkaçı öne çıkarılırsa barışçı toplumun bir kesimini diğer kesim aleyhine ve halkı birbirine karşı kamu düzeni, kamu güvenliği için tehlikeli olabilecek şekilde düşmanlığa veya kin beslemeye alenen tahrik suçu oluşur.
Türk milleti kavramı, ırka, etnik kökene ve dine dayanmamaktadır.
Altkimlik, üstkimlik ayrımı yapılarak eleştiri ve düşünce özgürlüğü sınırları aşılmış, suçlama niteliği taşıyan ve kamuoyuna açıklanan rapor içeriğiyle toplumsal tehlike boyutlarına ulaşmıştır."
Şiddet içermeyen görüşlerin 'suç sayılması'na karşı çıkan, 8. Daire üyesi Hamdi Yaver Aktan ise şöyle demektedir:
"Rapor resmi görüşe karşı eleştiri getiriyor ve entelektüel derinlik taşıyor diye yadsınamaz. Bireylerin anayasaya aykırı düşünmelerine engel bulunmamaktadır."
Aktan, raporu 'halkı kin ve düşmanlıklara tahrik' suçundan yaptırıma bağlamanın, normun sınırlarını özgürlükler aleyhine genişletme anlamına geleceğini ve bu durumda suç olanla olmayan arasındaki sınırın, 'hoşa gidenle gitmeyen arasındaki sınıra dayanabileceğini' karşı oy yazısında belirtmektedir.
Ergun Özbudun Komisyonu da, Kürt sorununa açılım sağlamak üzere Avrupa Birliği anayasal düzeninin temel felsefesi olan 'çeşitlilikte birlik' anlayışını savunmaktadır.
İster misiniz şimdi Prof. Özbudun hakkında da 'bölücülük'ten dava açılsın?!
Baskın Hoca haklı, Sokrates'i de getirsen sivil anayasa yapmak zor olacak.
dsazak@milliyet.com.tr

Cafe