Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 17 Eylül 2007 / Pazartesi  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
7'DEN 77'YE OKUL DIŞI BİLGİLER
Hayvanlar yalan söylemez




Bu başlık, benim elimden düşürmediğim kitaplar arasında yer alan Günışığı Kitaplığı'nın "Çıtır Çıtır Felsefe" dizisinin yaratıcıları Brigitte Labbe ve Michel Pueeh'a ait. (Bugüne kadar okumadıysanız, okumanızı salık veririm. Çünkü bu kitaplar, çocuklardan daha çok bence yetişkinlerin okuması gereken kitaplar.)
* * *
Çocuk eğitiminde ön sırayı alan öğüt başlıklardan biri, hatta en önde geleni yalan ve yalancılık üzerinedir. Yalanı konu edinen pek çok çocuk kitabı vardır. Tabii bir o kadar da deyim ve atasözü: "Yalancının mumu yatsıya kadar yanar. Yalancının evi yanmış, kimse inanmamış. Dünya tükenir, yalan tükenmez. Ardıcın közü olmaz, yalancının sözü olmaz. Yalan dolan. Yalancı pehlivan," gibi. Bir de tüm bu sözleri tersine çeviren sözler vardır: "Yalandan kim ölmüş?" gibi. Yalancı çobanın öyküsünü herkes bilir: Çoban, "Sürüyü kurt kaptı!" diye bağırır. Bütün köylüler koşarak ona yardıma gelirler. Bakarlar ki, çoban eğlenmek için şaka yapmış. Bir olur, iki olur, üçüncüde gerçekten sürüye kurtlar saldırır; çobanın bütün çağrısına karşın yine de kimse yardıma gelmez. Bu kez çoban, sürüsünü gerçekten kaybeder.
* * *
Yalanın, ne yapılırsa yapılsın saklanamayacağını, bir biçimde ortaya çıkacağını en iyi biçimde anlatan öykü de "Pinokyo"dur. Pinokyo, her yalan söylediğinde tahta burnu uzar, yalanı sürdürdükçe de bu uzama sürer. Çocuklarımıza, ne kadar yalanın kötülüğü hakkında öğütler versek de, ne biçimde olursa olsun, yetişkinler olarak yalanı yaşamımızdan çıkaramıyoruz. Başkalarını üzmemek için, sevindirmek için, kötü bir haberi duyurmamak için... Neden ne olursa olsun, yetişkinler çocuklardan daha çok yalan söylüyor. Üstelik de, "Yalan söylemek ayıp," diyerek.
* * *
Brigitte ve Michel, "Gerçekten ve Yalancıktan" kitabının "Hayvanlar yalan söylemez" bölümünde, hayvanların neden yalan söylemediğini çocuklara söyle anlatıyor: "Hayvanlar yalan söylemez. Bir köpek sahibini yalancıktan korkutmak için evin çevresinde bir hırsız dolaşıyormuş gibi havlamaz. Havlarsa bu gerçekten biri geldiği içindir. Eğer sivri dişlerini gösteriyorsa gerçekten hırsızı kaçırmak içindir; yoksa, öyle yapıyormuş gibi görünmek için değil. Eğer köpek kanepeye çiş yaparsa, kimseyi bunu başkasının yaptırdığına inandırmaya çalışmaz. Azarlanmamak için çişi yapanın evin bebeği olduğunu söylemez. Böyle olmasının nedeni, hayvanların doğruyu söylemek gerektiğini anlamış olmaları değildir. Hayır. Yalan söylemezler, çünkü konuşamazlar. Yalnızca insanlarda olan bu özellik, hayvanlarda yoktur. Sözcükler, cümleler, dil. İnsanlar, sözcükler aracılığıyla duygu ve düşüncelerini birbirlerine aktarırlar. Sözcükler doğruyu söylemeye yarar."
* * *
Çocukça bir duyarlılıkla insana, evrene, çevrenize, içinize gerçekten dönüp bakmak isterseniz bence hemen "Çıtır Çıtır Felsefe" kitaplarından bir tanesini edinin. Çünkü bütün diziyi okumak için büyük bir istek duyacaksınız. Burnum uzamadı, rekam olsun diye yalan da söylemiyorum!..


yural@milliyet.com.tr

PAZAR
"Pavarotti Ankara'da benden habersiz nefes bile almadı"
"Çağdaş sanat sokaktaki insana çok yakın"
"Bu kitap, geride kalan kadınların manifestosu" olsun!"
Önce derse veya sergiye sonra Otto'ya
Ruhu olmayan kent
İki çalgı bir dostluk eder
Herkesin bir Pavarotti'si var!
Ramazan için seçenekler
Bilgisayar ürünü besteler yarışacak
Kont Drakula'nın şatosunda...
Hatay'da kötü meze yok
Büyük tarihli küçük ada
Ramazanı sağlıklı geçirin
"Abla valla arkadan itiyorlar..."
Hayvanlar yalan söylemez





Can Dündar
Vedat Milor
İlber Ortaylı
Taylan Kümeli
Tuba Akyol
Yalvaç Ural

   
© 2006 Milliyet