
Yaman TÖRÜNER
Çözüm
Onlar ve biz
ABD'deki kriz sırasında, halk bankalara hücum edip paralarını çekmek istemişti. Başkan Roosevelt 6 Mart 1933'te, paniği önlemek adına banka şubelerini bir süre açmama kararı aldı. Halk, parasını çekmek için günlerce bankaların kapısında bekledi. Çözüm sağlanamayınca, 13 Mart'ta bankalar yeniden açıldı. Ama, bu kez, yeni bir yasa çıkarılmış ve bankalara yeterli likidite sağlanmıştı. İşte, bizimkilerin geçtiğimiz 2001 krizi sırasında akıl veya cesaret edemedikleri şey buydu.
ABD'de 1 dolarlık banknot yaklaşık 18 ay tedavülde kalabiliyor. Bizde ise, bu süre 3-5 yıl oluyor. Hatta, banknotlar sayılamadan yeniden piyasaya veriliyor. İşte bu yüzden, kirli, mikroplu ve çok yıpranmış banknotlarımız tedavülde. Merkez Bankamızın bir türlü başaramadığı iş de bu oldu.
ABD'de borsalardaki en büyük kayıp sanıldığı gibi 1929'da başlayan büyük depresyon sırasında olmadı. En büyük kayıp, 11 Eylül terörist saldırısını takiben, 17 Eylül 2001'de oldu. Oransal olarak en büyük kayıp, 1. Dünya Savaşı başlangıcında, 12 Aralık 1914'de idi. Bizdeki en büyük kayıp ise, 2001 krizi sırasında gerçekleşti.
Daha büyük kupürlü banknotlar
ABD'de dini lobiler 1894'ten başlayarak ülkede piyango çekilişleri yapılmasını önlediler. Piyango çekilişleri yeniden ancak 1963'te başlayabildi. Bizdeki, Milli Piyango'yu Atatürk kurdu ve ilk çekiliş 19 Mayıs 1940'da yapıldı.
ABD'de en büyük banknot kupürü 100.000 dolar değerinde ve bankalar arası işlemlerde kullanılıyor. Bazılarının iddia ettiğinin aksine, 1.000.000 dolarlık banknot hiç basılmadı. Bizdeki en büyük kupür ise 100 YTL ve sıfır atılması sırasında tedavüle verilebildi. Daha büyük kupürlü banknotlara ihtiyacımız var.
"Banka" adı, bizim de "bank" olarak bildiğimiz geniş koltuklardan geliyor. 1587'de Venedik'te para işlemleri sokaktaki "bank"larda yapılırdı. İtalyanların "banco" dedikleri bu işlemlere, İngiltere'de "bank" adı verildi. İngilizler, "pound" denilen para birimini kullanıyorlar. "Pound"un sembolü ise "L". Çünkü, "pound"un Latincesi "lira"dır. Bizim para birimimizin adı da Latinceden geliyor.
17. yüzyılda New York Hollanda'nın (Dutch) hâkimiyetinde idi. Hollandalılar şehri İngilizlerden korumak için etrafına 3 metre yüksekliğinde bir duvar çektiler. Şimdi finans merkezinin bulunduğu sokak, bu duvarın bulunduğu yer olduğundan adına "Wall Street (Duvar Sokak)" deniliyor. Bizde de borsa eski binasında iken, "Rıhtım" adıyla anılırdı.
ABD'deki banknotların üzerinde, Hazine Bakanı'nın, yani, bir siyasinin imzası vardır. Bizde ise, imzalar Merkez Bankası'na aittir. Hangi merkez bankası daha bağımsız dersiniz?
Amerikan dolarının rengi 1860'tan beri yeşildir. Yeşil renk, o zamanki Hazine Bakanı Salmon Chase tarafından kararlaştırıldı. Chase'in yakın bir arkadaşının boya üreticisi olduğu ve elinde bol miktarda yeşil renk bulunduğu için bu kararı aldığı söylenir. Demek ki, o zamanki Amerikan siyasetçileri, şimdiki bizimkiler gibiydi.
Tabiidir ki, para dünyadaki en önemli şey değildir. Önemli olan aşktır. Ama, çoğumuz paraya âşığız.
ytoruner@milliyet.com.tr

Cafe