Magnum'u beklerken
Yıllar önce Trabzon'daki Kupa maçında tribünden atılan bir taşla Fenerbahçe Teknik Direktörü Otto Bariç'in kendini yere bıraktığına tanık olmuştuk... Taşın şiddeti ve palto üzerinden Bariç'in vücudunda yarattığı etkiyi bilemezdik elbette...Ama Fenerbahçe maça devam etmedi. Tribünden Başkan Ali Şen'in verdiği talimatla soyunma odasında kaldı... Hükmen yenilgi ve Kupa'dan 1 yıl süre ile ihraç edildiler.
Çirkin olaya karşı Türkiye Futbol Federasyonu'nun tepkisi oldukça sakindi : "Ne yani, Bariç'i Magnum tabancayla mı vurmuşlar ? "
Bunlar Başkan Haluk Ulusoy'un sözleriydi.
Kamuoyunda hayalkırıklığı yaratan bir duyarsızlık örneği olarak tarihe geçti.
O günden sonra kendi adıma artık hayal kırıklıklarına uğramıyorum. Haluk Ulusoy'un kendine ve ailesine dönük duyarlılığı futbolun masumiyeti, kurallara, yönetmeliklere ve spor ahlakına bağlılık anlamında göstermediğini çok iyi biliyorum.
Ulusal ve uluslar arası rekabet ortamında elbette gerginlikler yaşıyoruz. Futbolla ilgili tüm aktörler de gerilim yaratmak, gerekirse kavga etmek konusunda maşallah (!) çok becerikliler... O gerilimler ve gerginlikler, Haluk Ulusoy duyarsızlığıyla yumuşatılıyor... Haluk Ulusoy sessizliğiyle geçiştiriliyor... Yarım kalan hesaplar, geleceğe aktarılıyor. Birikmiş kinler ve öfkeler, ilk fırsatta dışa vuruyor.
Alpay'a destek
Haluk Ulusoy, 2004 Avrupa Şampiyonası elemelerinde David Beckham'la çatışan, İngiltere'de kamuoyunu karşısına alan, Aston Villa ile ilişkilerinde peş peşe huzursuzluklar yaratan Alpay Özalan konusunda çok duyarlıydı oysa... Elinin oralara kadar yetişebileceğini gerekirse, İngiltere'ye gidip futbolcusuna destek vereceğini, onu yalnız bırakmayacağını söylüyordu...Ama aynı Haluk Ulusoy, geçen hafta Emre Belözoğlu'nun davranışları ve kabahatinden büyük özürü konusunda susuyordu.
Tıpkı Yıldırım Demirören'in Ankara'daki yakışıksız "yumruk" demecine karşı sustuğu gibi..
Neyi bekliyorlar?
Trabzonspor Sivasspor maçında olayın soğuması için bekleyen, Başkan Nuri Albayrak'ın destek çekme tehdidi karşısında kimsenin aklına gelmeyen bir formülle maçın seyircisiz tekrarına karar veren Haluk Ulusoy, Teknik Direktörü ve futbolcusunun davranışlarını büyük bir suskunlukla geçiştiriyor şimdi.Federasyon üyeleri de protokol tribününden hiçbir şeyi görmediklerini beyan ediyorlar...
Neyi bekliyorlar acaba ?
Magnum'ların patlamasını mı ?
'Terbiyesiz adam'Herhangi bir insan için "terbiyesiz adam" tanımlaması yapmak, bence hiç doğru değil.
Adamsa, zaten terbiyelidir...
Terbiyesizse de adam değildir!
Nane ve turşu
Beşiktaş Başkanı Yıldırım Demirören, Ankaraspor maçından sonra kötü futbol nedeniyle futbolseverlerden özür diliyor. Bu durumun Beşiktaş'a yakışmadığını belirterek gerekli önlemlerin alınacağını açıklıyor.
Buraya kadar güzel...
Sonrasında Hakem Vedat Yüksel ile yardımcısı Adil Sinem'in iptal ettikleri "buz gibi gol"e sözü getirerek "Bir komplo ile karşı karşıyayız. Beşiktaş büyük bir camiadır... Yumruğunu indirirse, kimse altından kalkamaz!" diyor...Gerekirse takımı ligden çekebileceklerini söylüyor.
Bunlar Beşiktaş gibi bir kulüp başkanına hiç yakışmıyor...
Komplo iddiasında bulunan, kanıtlarını ortaya koymalı, analizini yapmalı...
Ayak üstü sıcak demeçler, insanların öfkesini artırıp gerilim yaratmaktan başka hiçbir şeye yaramaz.
Lig'den de o kadar kolay çekilemezsiniz.
Bu nane de tatsız, turşu da!
Zico'nun tartısı
Fenerbahçe'de Teknik Direktör Zico'nun kariyeri ve geleceği tartışılıyor bugünlerde.Zico antrenörlüğe Japonya'da başladı. Küçük bir kulüp takımını çalıştırdıktan sonra milli takım antrenörlüğüne getirildi. Japonlar'ın "futbol tanrısı" olarak yücelttikleri Zico, Japonya gibi futbolda daha çook yolu olan bir ülkeye yetiyordu.
Fenerbahçe'ye yetmiyor...
Zico Avrupa futbolunun rekabetine antrenör olarak ilk kez Fenerbahçe'de katıldı.
UEFA Kupası maçlarıyla hem kendini, hem de Fenerbahçe'yi oyaladı geçen yıl. 100. Yıl'ı şampiyonlukla taçlandıran Fenerbahçe'de fazla bir şey yapmadan, zorlanmadan başarıya ortak oldu.
Bugün pabuç pahalı. Fenerbahçe, ağızlara sakız olan "eksik İnter" önünde dileyelim ki maçı kazansın!
Yine de Şampiyonlar Ligi, Zico'nun taşıyabileceği bir yük gibi gelmiyor bana.
Zaman zaman akla gelmeyen denemelerinden de bir sistem ve felsefe ürettiğini söyleyemeyiz.
Ne yazık ki Fenerbahçe hedeflerini ve ihtiraslarını taşıyabilecek vizyon sahibi bir hocaya sahip değil.
Aziz Yıldırım ve arkadaşları, uysal bir adam ararken gerçek bir lider bulmayı unutmuşlar.
Umarız gelecek adına iyi bir ders çıkarmışlardır!
agokce@milliyet.com.tr

Cafe