
Hurşit GÜNEŞ
Gösterge
Anlaşılan FED epeyce kaygılanmış
Dün akşam FED gecelik borçlanma faizini yüzde 0.5 düşürdü. Bu hiç beklenmiyordu denemez. Ancak piyasaların çoğunluğu 0.25'lik bir düşüşü daha olası görüyordu.
Henüz FED'in bu kararı alma sürecinde FOMC (Federal Açık Piyasa Komitesi) toplantısı tutanakları açıklanmadı. Buna rağmen içeride neler konuşulduğunu tahmin etmek güç değil. Demek ki, küresel piyasalardaki son gelişmeler FED'i Amerikan ekonomisinde bir durgunluk doğar diye bir hayli endişelendirmiş.
Oysa, FED henüz enflasyon kaygılarını bir taraf bırakmış değil. Hele petrol fiyatları ve diğer varlık fiyatları bu denli hızla gelişirken. Bu nedenle bu indirimi sadece bir ekonomik iklim değişikliği olarak görmek doğru olmaz.
Kimilerine göre likidite krizi, kimilerine göre de kredi sıkışması olarak ortaya çıkan bu durum FED'i bir hayli ürkütse de, bu durum daha çok Avrupa bankalarını sarsmış durumda.
Ancak sıkıntı Amerikanın konut kesiminden kaynaklanıyor. Çözebilecek merci de FED. Dolayısıyla bu kesimdeki durgunluğun atlatılabilmesi için FED'in faizleri düşürmesi zorunluydu. Aksi takdirde sıkıntı daha da derinleşebilir, belki de ileride çözülemeyecek boyutlara gelebilirdi.
Çıkarılması gereken dersler
Buradan çıkarılması gereken çok önemli dersler var. Birincisi, FED asli görevi enflasyonla mücadele olsa da kendini ekonominin diğer alanlarından bağımsız, ya da sorumsuz görmüyor. Üstelik bu sorumluluğu uluslararası boyutta algılıyor.
Çünkü FED'in bu faiz indirimi sadece Amerikan konut kesimine yardımcı olmakla kalmayacak, dünya ekonomisinde de olası bir durgunluğun önünü alacak. 25 baz puan yerine 50 baz puan indirimi de ne denli duyarlı olduğunu gösteriyor. FED bu işareti tüm küresel piyasalara açıkça vermiş oluyor.
Bu indirimle küresel piyasalarda dengeler birden bire değişmeyebilir. Ama bunun önemli bir yön değişikliğine neden olacağını şimdiden kestirebiliriz. Nitekim kararın hemen ertesinde euro-dolar paritesi tarihsel rekorunu kırarak 1.395 düzeyine geliverdi.
Anlaşılan önümüzdeki günlerde dolar dışındaki aktiflere artan bir yatırım eğilimi sürecek.
Gerçi 50 baz puanlık indirim Amerika'da konut kesimini hemen canlandırmayabilir. Belki bir süre sonra 25 baz puanlık bir başka indirimi piyasalar zorlayabilir. Bunu şimdiden kestiremeyiz. Kaldı ki bankaların ne denli büyük bir risk taşıdığını henüz bilmiyoruz.
Ya sonuç alınamazsa
Yine kestirmesi güç konulardan biri de bu indirimin enflasyonu yeniden azdırıp azdırmayacağı. Bu konu ABD'de bir süredir yoğun biçimde tartışılıyordu. Ancak biz bu tartışmayı yersiz buluyoruz. Çünkü ABD'de talebe dayalı bir enflasyonist eğilim gözlenmiyor.
Üstelik maliyet baskısından doğan bu tür enflasyonist yapılarda faizin etkisinin sınırlı kaldığı biliniyor.
FED'in sıkı para politikasından dönüş yapmasıyla tüm yükselen piyasalar yeniden coşabilir. Türkiye'deki mali piyasalarda da bugün inanılmaz bir coşku ya da kutlama olabilir. Ama bu riskli bir sıçrayış olur.
Çünkü krizin temelindeki riskin boyutu henüz ortaya çıkmış değil. Ancak Japon Merkez Bankası'nın ya Avrupa Merkez Bankası'nın da benzer kararları alması ve açıklanacak tutanaklarda bu kararın geçici olmadığının belirtilmesi gerekiyor. Aksi takdirde indirimin tadı kursakta kalabilir.
hgunes@milliyet.com.tr

Cafe