
Hasan PULUR
Olaylar ve insanlar
Karşı devrimci kimden korkar?
İŞTE bu olmadı...
Türbanı üniversitede serbest bırakacaklarmış da, türbanın, çarşaf, cüppe, sarık, mayo, bikiniye yol açacağından korkuyorlarmış...
Ne var bunda korkacak?
Devrimci korkar mı?
Hele "devrim"e "karşı devrim" yapanlar...
Hem "karşı devrim" yapacaksın, hem de, devirdiğin devrimden medet umacaksın!
Bu kadarı da fazla...
* * *
"Türban"ı serbest bırakınca sarık gibi, cüppe gibi, çarşaf gibi kıyafetlerin üniversiteye girmesine nasıl mani olacaklarmış...
"Karşı devrim"ci "numaracı"nın derdine bak!
"Türban"a tarif değil, "kılıf" arıyorlar...
"Devrim" yasalarına göre, Anayasa'ya "Üniversiteye devrim yasalarına aykırı girilemez" maddesini koyarak...
Hangi devrimin muhterem, hangi devrimin bu yasa?
Atatürk devrimlerine "karşı" devrim yapacaksın, sonra kalkıp devirdiğin devrimi yardıma çağıracaksın!
"Cambaza bak, cambaza!", çocuk mu aldatıyorsunuz?
Kim verdi bu akılları size?
Yoksa Ertuğrul Günay mı?
CHP ile DSP arasında gidip gelirken, "sol arazi"de çok şey öğrenmiştir, herhalde bu da onlardandır.
Hem bu işi bu kadar ciddiye almayın, yüzde 47 oy, her şeye yeter de artar bile...
* * *
SON kararı Başbakan Tayyip Erdoğan verecekmiş, hiç merak etmeyin âlâsını verir. Ne demişti zamanında?
"Tutturmuşlar laiklik elden gidecek diye... Millet isteyince gider yahu!"
Böyle dememiş miydi?
İşte o gün, bugündür...
Başbakan bugünün işini yarına bırakmaz...
Bu fırsat bir daha ele geçmez, laikler de melül ve mahzun bakakalırlar.
* * *
HANİ Orhan Veli'nin bir şiiri vardır:
"Bakakalırım, giden geminin ardından
Serde erkeklik var ağlayamam!" der ya, aynen öyle...
* * *
AMERİKA'NIN da istediği bu ya!
Eski Dışişleri Bakan yardımcılarından Holbrooke terazinin bir kefesine Malezya'yı koymuş, bir kefesine de Türkiye'yi koymamış mıydı?
İnşallah yakında bizim kefe de Malezya ile denk gelir, oruç tutanlara ramazanda lokantada yemek verenleri cezalandırırız.
* * *
YALNIZ anlamadığımız bir konu var....
Düne kadar "türban yalakaları" olanlar birden "Amaniiinn!" diye çığlık çığlığa:
"Türban serbest bırakılırsa, bütün kızların başını örterler!"
Good morning, bonjur ya da sabah şerifleriniz hayırlı olsun!
Beylerimiz, monşerlerimiz, âlimlerimiz yavaş yavaş, gerine gerine uyanıyorlar...
Keşke hiç uyanmasaydınız!
* * *
GEÇENLERDE "Şimdi tasa anayasa" dedik ya, meğer ne kadar tasalanıp, anayasa için kafa yoranlar varmış.
"Uykusuz" mizah dergisi de kendine göre bir taslak hazırlamış (12 Eylül 2007), bazı önemli maddeleri aktarsak herhalde kızmazlar...
"- Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle, iktidar ve medyasıyla pilavı, turşusu ve kurusuyla bölünmez bir bütündür, resmi içeceği çaydır.
- Egemenlik şekersiz, sütsüz milletindir, egemenliğin kullanılması hiçbir kişi, zümre, Emre, Arda, Hamit ve Halil'e bırakılamaz.
- Kamuya açık alanda konken oynanamaz, sokak dövüşçülerinde din mezhep ayrımı yapılamaz, önüne gelen orkestrasına duduk ekleyemez, boğum ense ve sarkık gıdığa pırlanta takılamaz."
Ne o beğenmediniz mi, "Böyle anayasa maddeleri olur mu? dediniz...
Niye olmasın?
"Uykusuz" gecelerin sonunda insanın aklına neler gelmez ki!
h.pulur@milliyet.com.tr

Cafe