Acı çekenlere mutlu son
Prof. Dr. BEYZA BİLGİN
17 Eylül 1999'da olan büyük depremin acıları yüreklerde etkisini sürdürmektedir. Konferanslarımdan birinde, bu depremde eşini ve iki evladını kaybetmiş bir hanımı tanımıştım. Hanım isyan içindeydi, bu büyük acıyı kaldıramıyor, Allah'a sitem yağdırıyordu. Arkadaşlarından bazıları onu ayıplamışlardı, Allah'a imanını güçlü kılmalı, sessizce sabretmeli, isyan etmemeliydi. Ağlayarak durumunu bana anlatmış, sessizce sabretmeyi başaramadığını söylemişti.
Şüphesiz buna benzer acıları olan kimseler de dayanamadılar, fakat zaman onları dayanabilir kıldı. Bu hanım da psikolojik yardımlar aldı, arkadaşları onu yalnız bırakmadılar, yaşamayı sürdürebildi. Ama her an gözleri dolmaya hazır bir yaşamadır bu.
Geçenlerde bir başka konferansımda gördüm onu yine, çıkışta buluştuk, bana sordu, acaba çocuklarının ruhları etrafta olup kendisini görmekte miydiler? Olabilirdi, buna ne "evet" ne "hayır" diyebilirdim. Fakat ahirette onlarla birlikte olacağını şüphesiz söyleyebilirdim. Anlamını yazacağım ayeti bu hanıma ve onun gibi acılı kimselere sunuyorum:
"Onlar ki, Rablerinin teveccühünü umarak güçlüklere göğüs gerip namazlarına devam ederler, kendilerine rızk olarak verdiklerimizden gizli açık başkaları için harcarlar, kötülüğü iyilikle savarlar, işte ahirette erişilecek olan huzur böylelerine özgüdür. Onlar, kendileri gibi iyilerden olan babaları, eşleri ve çocukları ile birlikte Adn cennetine girerler. Melekler her kapıdan yanına uğrayıp, 'selam' derler, sizler iyilikte sebat ettiniz, eriştiğiniz bu mutlu son ne güzeldir!"(13Rad2223 ).
Şimdi sorularınız:
Peygamberimiz kadınları da bayram namazına çağırmıştı
Ramazan sayfasında, Antalya Müftülüğü'nün "kadınlara cuma namazı için daha geniş yer" adlı beyanatını okudum. Ancak sayın müftü, son paragrafında kadınlara cuma ve bayram namazları ile yükümlü olmadıklarını da söylüyor. Peygamberimiz zamanında topluca kadın erkek, cuma namazları kıldıklarını sayın müftümüz herhalde bilmiyor.
Cuma suresinde yüce Allah "Ey iman edenler!" diye başlıyor emirlerine, kadın erkek ayırmıyor ki. Kadınlarımız ramazan ayı sonunda bayram namazından niye men edilir ki?
Okuyucu haklı, Hz. Peygamber, bayram namazlarında kadınları ve genç kızları da çağırmıştı, "Hepsi gelsinler, hutbeyi dinlesinler, bayramın coşkusuna katılsınlar" demişti.
O sırada bir kadın merak edip "Regl olanlar da mı gelsin?" diye sorunca, "Gelsinler" demişti Allah'ın elçisi, "Onlar biraz geride dursunlar."
Buhari'de nakledilen bu uygulama zaman içinde kadın erkek yaşama alanlarının giderek daha fazla birbirinden ayrılmasıyla unutulmuş, kimse de bu durumu sorgulamamış. Fakat şimdi hanımlar sorguluyor, katılmak istiyorlar inancın yaşanmasına.
Bu ne güzel bir sonuçtur, bu sonuç bizi sevindirmeli, kurumlarımız artık hemen "Olmaz" demiyor, imkânlar yaratmaya çalışıyorlar. Kendilerini tebrik ediyorum.
Cinsel ilişki orucu bozar
Cinsel ilişki orucu bozar mı?
Evet bozar. Orucun şartı yiyip içmekten ve cinsel ilişkiden uzak durmaktır. Ancak Kuran'a göre orucu açtıktan sonra gece boyunca, tan yerinin aydınlığı fark edilinceye kadar cinsel ilişki serbesttir. (2Bakara:187)
Sorularınız için:
ramazansayfasi@milliyet.com.trFaks: 0212 - 505 62 18
Tel: 0212 505 62 91 - 0212 505 68 41

