İstanbul'un Inter'i, Milano'nun Fenerbahçesi
Inter başkanlık sistemiyle yönetiliyor. Başkanı Massimo Moratti.
Yönetim Kurulu var da... Orada da diğer Morattiler var.
İnter'in başkanı, aynı zamanda kulübün sahibi, kulüp onun.
***
İnter yıllardır her önüne geleni alıyor.
Önüne gelmeyeni de...
Başkan Moratti'nin benzin aldığı istasyondaki Boşnak pompacının kulağına fısıldadığı sol ayağı hafif seken yeğenini bile alıyor.
Gece gündüz futbol seyrediyormuş Moratti.
Dünyanın herhangi bir yerinde, herhangi bir maçta, birini beğense adamlarını arayıp "Getirin onu bana" diyormuş.
Öyle diyo adamları.
Bir keresinde... Bir çocuk varmış bilmem nerenin milli takımında "alın onu" demiş.
"Bizde oynuyor" demişler.
***
Fenerbahçe mağlubiyetinden sonra Milano'da da, İnter'in yabancı sayısının azaltılması konuşuluyor.
Dünün dünü, on birlerinde yine hiç İtalyan yoktu. Tabii yine o ruh da...
Fenerbahçe yenilseydi yabancı sayısının artırılması konuşulacaktı.
***
Milan San Siro'da her İnter maçında o pankartı asıyor: "Hiçbir şey kazanamayacaksınız".
Inter de zaten yıllardır hiçbir şey kazanamıyor.
Her önüne geleni aldığı halde, bu işe dünyanın parasını verdiği halde.
İnter'den giden mesela Milan'da yıldız oluyor...
İşte Pirlo. İnter'de yok olan Milan'da yeniden parlıyor...
İşte Seedorf.
Milan'da futbol yıllardır Galliani ve ekibine, Juventus'ta Moggi ve ekibine emanet.
İnter'de Moratti'ye...
Farkları bu.
Son iki lig şampiyonluğunu boşverin... İkisinde de Milan ve Juventus yoktu.
İkisi de Morattileri tatmin etmedi. Fanatikler hariç İnterlileri de...
Buradaki lig şampiyonluklarının Fenerbahçelileri tatmin etmediği gibi.
***
İnter'de oynayan bir G.Amerikalı yıldızın annesi, oğlunu bir maç öncesi aramış.
- Ne var ne yok oğlum?
- İyiyim anne.
- Bu akşam oynuyor musun?
- Seedorf'u, Veron'u, Recoba'yı, Vieri'yi, Adriano'yu ve beni hoca ilk on sekize almadı.
Kadın tam anlayamamış, sevinçten bir çığlık atmış, belki de ilk on biri sayıyor zannetmiş oğlu.
Çocuk daha sonra bir daha anlatmış.
Boşver, demiş annesi... On birde olmaktansa, onlarla beraber on sekizde olmamak daha iyi.
Moratti de teknik direktör istemiyor takımın başına.
Teknik direktör kendisi. Asistan seviyor.
Roberto Mancini'de ilk defa ısrar etti.
İki şampiyonluk da böyle geldi.
***
Fenerbahçeli yöneticiler bir yemek vermişler İnterlilere...
Gazetede bir resim vardı.
Plaketi alan, ailenin parlayan yıldızı kızkardeş Bedy Moratti. Plaketi veren de Fenerbahçe'nin diyaloga açık, dünyayı tanıyan, barışçıl, centilmen yöneticisi Neşet Yalçın.
Yönetimin parlayan yıldızı. O da aileden...
Saracoğlu'nda nihayet tanıştılar.
Ruh, Saraçoğlu, Inter modeliO ruhu gitti denilen Fenerbahçe'de dünün dünü Saracoğlu'nda o ruh vardı.
Hatta ruhlar. Hepsi oradaydı.
Kaptanların eksikliği ilk kez hissedilmedi. Mesela herkes Tuncay kadar koştu.
İnter'de ruh yine yoktu.
Maçın özü de bu.
Fenerbahçe, İnter'i yerle bir etti.
Fenerbahçe'nin yıldızları ilk defa bu kadar motive olmuşlardı.
Hem rakibin ismi, hem de takımdaki oyuncular onları tahrik etmiş, işlerini ciddiye aldılar.
Ve...
Yendiler. Ezerek.
Ve...
Yönetimi ve medyası takımı ve hocayı rahat bırakırlarsa daha da bir sürü rakibini silip süpürecek.
Bu belli.
Ama...
Bırakmayacaklar.
Bu da belli.
***
Hemen başladılar.
Dün yine Fenerbahçe başkanının galibiyetteki rolünü yazmıştı bir iki arkadaşımız.
Onlara göre Fenerbahçe başkanı işe el koymuştu. Bu galibiyette en büyük pay onundu.
Newcastle'da da aynı vıdı vıdı yapılmıştı. Hatırlarsınız...
Bu Zico'nun on biri değil ilk defa, denmişti.
Ben de belki de bu ilk defa Zico'nun on biri, demiştim.
Kadrosunda hiç İtalyan olmayan dünya yıldızlarıyla dolu İnter modelini Saraçoğlu'nda Fenerbahçeliler çok yakından gördüler.
En yakından...
Ve...
Karar onların.
Brezilya dizisi ve Brezilya ailesi
Fenerbahçe'nin kulübesinde Zico var, yanında abisi Edu...
Ve bir başka Brezilyalı Santana.
Dünyanın herhangi bir yerinde tesadüfen bir araya gelip birbirleriyle karşılaşan üç Brezilyalı'nın üçünün birden futbolun temel kurallarından bu kadar bihaber olması mümkün mü?
Mesela dillerde olan Kezman ve Edu arasındaki 70 metre mesafeyi üçü de mi görmüyor?
Brezilyalı üç mühendisin, üç doktorun, üç bankacının bile futbolla bu kadar kel alaka değil.
Olur mu böyle şey...
Üstelik üçü de futbol adamı. Üstelik üçünden biri de Zico.
***
Brezilyalı bir ana ve babadan doğmuş iki kardeşten ikisinin birden futbolun temel kurallarından bu kadar uzak olması görülmüş müdür?Duyulmuş mudur?
Hadi Zico ailenin yüz karası diyelim... Futbol mutbol bilmiyor.
Abisi Edu da öyledir.
Yok mu onları arayıp "Bu kadar mesafe bırakılır mı stoperle santrfor arasında" diyecek bir futbol hastası o ailede?
Evdeki yaşlı kadın bile, anneanne, kayınvalide bile bilmez mi o alanın kaç metre olması gerektiğini?
Bu Zico'nun ailesi ne biçim bir Brezilya ailesi?
Ve...
Bizimkiler ve onlar. Brezilya dizisi gibi.
Her hafta devam ediyor aynı hikaye. Ve ne sonu belli ve ne kadar süreceği.
***
Fenerbahçe'de sahada da yedi sekiz Brezilyalı var. Onlar da mı uyandırmıyorlar hocalarını?
Ve...
Bunların hepsi faso fiso.
Bir şekilde bir araya gelen sekiz-on Brezilyalıdan biri bile futbolun ruhundan bizimkilerden biri kadar anlamıyor mu?. Eğer anlamıyorsa Guinness'liktir bu Brezilyalılar.
Ya da...
Bizimkiler Guinness'lik. Bence ikincsi.
bilgingokberk@mail.com

Cafe