|
 |
|
|
Kurumlar bir siyasi partinin malı değildir
Satır Arası / Deniz Sipahi
İktidarın hareket alanı genişledikçe bir takım dengesizlikler de ortaya çıkıyor.
23 Temmuz’dan sonra çok farklı bir atmosfer yaratıldı.
Müthiş bir rövanş hissi, yüzde 47’nin yarattığı bir şımarıklık...
Uzlaşmadan uzaklaşan bir siyasi iklim...
Cumhurbaşkanlığı, anayasa değişikliği gibi geleceğimizi ilgilendiren çok önemli tartışmalara kilitlenmişken bakanlıkların bazı uygulamaları dikkatlerden kaçtı.
Özellikle Sağlık ve Milli Eğitim Bakanlığı’nda atama furyası yaşanıyor.
Birçok başhekim görevinden alınıyor, bu atamalar kamuoyuna ''bayrak yarışı'' olarak gösteriliyor.
Oysa atamaların detaylarına girildiğinde durumun hiç de öyle olmadığı ortaya çıkıyor; seçim öncesinde söz verilen koltuklar için kadrolar boşaltılıyor.
Daha önceki birçok atamada olduğu gibi işin ehline değil, partiye yakın isimler tercih ediliyor.
Bu giderek toplumun ruh halinde büyük bir tahribat yaratıyor.
İşte buna itirazımız var.
* * *
Geçen gün Milliyet EGE’de verdiğimiz bir haber çok çarpıcıydı.
Ağustos 2006’da bir yönetmelik, Mart 2007’de de bir genelge yayınlandı.
Milli Eğitim Bakanlığı ''karmaşa yaratan uygulamaları ortadan kaldırmak için'' tüm eğitim kurumlarının tabelalarında değişiklik yapılmasını istedi.
Kağıt üstünde herhangi bir problem yok.
Nasıl özel şirketler kendi kurumsal kültürüne uygun logolar, tabelalar, yazılı ve görsel malzemeler hazırlıyorsa; bakanlıkların da kurumsal çalışma yapması gayet normal.
Hatta bu tür adımları teşvik de etmeliyiz.
Elbette tek bir şartla...
Bu kurumların bir partiye değil, bütün ülkeye hizmet ettiğini unutmadan.
Peki genelgede neler yazıyor?
Bakanlığın tüm teşkilatları ve milli eğitim müdürlüklerinde altın sarısı, okul öncesi eğitim kurumlarında pembe, ilköğretimde mavi, orta öğretimde sarı, çıraklık, halk eğitimi, bilim-sanat, mesleki eğitim birimleri, iş okulları, dershaneler, yurtlar, sürücü kursları ve öğretmen evlerinde yeşil zeminli tabela kullanılması isteniyor.
* * *
Ortaya çıkan sonuç nedir?
Eğitim-Sen İzmir 1 Nolu Şube Başkanı Mahir Uslu’nun verdiği cevap çok net.
''Bu uygulamaya geçilmesi konusunda ısrarcı davranıldı, okullara birer yazı daha gönderildi. Ve bu eğitim yılında da okulların çoğunluğu bu isteği yerine getirdi. Renkler AKP’nin rengi.''
Genelgede deniyor ki...
''Okul, kurum tabela ve logoları dışında kalan; Atatürk posteri, İstiklal Marşı, Gençliğe Hitabe ve benzeri tablolar ile kurum tanıtımına ilişkin diğer uygulamaların kullanımına devam edilecektir. Bunların yıpranması, tüketim malzeme stoklarının bitmesi veya kullanılamayacak duruma gelmesi halindeki alımlarda yönetmelik ve kılavuzda yer alan örneklere uygun olarak hareket edilecektir...''
Anlaşılıyor ki; tabelaların değişmesi için eskimiş olma şartı yok.
İzmir’de değiştirilen fotoğraflara bakıldığında tabelaların Uslu’nun dediği gibi AKP sarısı ve mavisi olduğu görülüyor.
Bir bilim adamının bu konudaki görüşleri de ilginç.
Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatr Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Çelikkol, ''Reklamlar ve propaganda iki şekilde yapılır. Biri açıkça, diğeri gizlice... Renkler de gayet tabii bilinçaltı etkisi yaratır. Komünizm dediğiniz zaman kızıl bayraklar, radikal İslam dediğiniz zaman yeşil bayraklar aklınıza gelir. Söz edilen okulların tabelasındaki renklerle böyle bir bilinçaltına hitap eden propaganda niyeti var mıdır, yok mudur onu bilemem. Ama gayet tabii ki bu renkler, görenlerin bilinçaltına yerleşecek, AKP çağrışımını algılatacaktır. Okullardaki devlet tabelaları, iktidar partisinin gizli propaganda aracı haline gelecektir'' diye konuşuyor.
* * *
Bugün AKP iktidarda, yarın bir başka parti ya da koalisyon hükümetleri olabilir.
Liderler ve siyasetin akil adamları iktidar alanı ne kadar genişlerse genişlesin bu tür uygulamalara izin vermemelidir.
Siyaset Meclis çatısı altında yapılmalıdır.
dsipahi@milliyet.com.tr
|
|
|

|