TÜSİAD YÜKSEK İSTİŞARE KURULU BAŞKANI MUSTAFA KOÇ:
Hükümetin krize somut tedbirine şahit olmadık
Küresel krizin derinleşebileceğini ve Türkiye'yi daha fazla olumsuz etkileyebileceğini belirten Mustafa Koç, "Hükümetin öngördüğü tedbirlere henüz şahit olamadık" dedi
EKONOMİ SERVİSİ
Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) Yüksek İstişare Konseyi (YİK) Başkanı Mustafa Koç, küresel piyasalarda yaşanan dalgalanmanın derinleşebileceği, Türkiye'nin de bu krizden daha fazla olumsuz etkilenme riski bulunduğu halde hükümetin henüz nasıl bir tedbir alacağını açıklamadığını söyledi. TÜSİAD YİK toplantısında konuşan Koç şunları söyledi:
"Temmuz sonunda kendini gösteren ve küresel likiditenin daralması olarak niteleyebileceğimiz küresel çalkantının, inişli çıkışlı olmakla birlikte seyrini devam ettirdiğini görüyoruz.
Krizin yayılma ve derinleşme riski ile birlikte, bizim de bundan daha fazla olumsuz etkilenme riskimiz mevcut. Bu etkilenme bizim açımızdan, büyümede ciddi biçimde geriye düşme anlamına gelebilecek.
Mevcut büyüme, istihdam ve refah artışı beklentileri hesaba katıldığında büyüme hızının düşmesi, Türkiye için ciddi ekonomik, sosyal ve siyasal sorunlar yaratma potansiyeli taşıyor.
Bu gerçekler ortadayken temmuz sonundan bu yana hükümetimizin, küresel ekonomik gelişmeler hakkında ne düşündüklerini, hangi tedbirleri öngördüklerini ortaya koyduklarına henüz şahit olamadık."
Yılın ikinci çeyreğinde Türkiye ekonomisinin büyüme hızının yüzde 3.9'a gerilediğine dikkat çeken Koç şöyle devam etti:
"Şunu hepimizin çok iyi anlaması lazım: Mevcut nüfus ve istihdam ihtiyacı dikkate alındığında Türkiye'nin yıllık ortalama büyüme hızı minimum yüzde 7.5 olarak gerçekleşmeli. Son yıllarda Türk özel sektörünün artan küresel ekonomik başarılarını da, iktidar partisinin seçim başarılarını da yaratan temel faktör 2002-2006 döneminde Türkiye ekonomisinin ortalama yaklaşık yılda yüzde 7.5 büyümüş olmasıdır."
100 günlük performans
Koç yüksek oranlı büyümenin ekonomiyi aşırı ısıtmasını önlemek için yapılması gerekenleri de şöyle sıraladı:"Yatırımların ve buna bağlı olarak istihdam artırılmasının, sanayinin katma değer yaratmasının ve rekabet gücünü artırmasının önü açılmalı. Sıfırdan yatırım yapacak yabancı sermayeyi Türkiye'ye çekme konusunda, özellikle Doğu Avrupa ile rekabette Türkiye'nin geride kalmaması için hızlı, etkili ve rekabetçi düzenlemelere ihtiyaç var.
Vergi, kayıtdışı ekonomi, mali piyasaların derinleştirilmesi ve sosyal güvenlikle ilgili reformlar zaman geçirmeden tamamlanmalı. Hükümetin ilk 100 günlük performansı büyük önem taşıyor. 6 aylık bir reform takvimiyle işe başlanır ve bu takvimin ağırlığı ilk 100 günde toplanırsa gereken hız yakalanır."
Cari açık kırılganlığı artırıyor
TÜSİAD Başkanı Arzuhan Doğan Yalçındağ da konuşmasında Türkiye'nin yüksek cari açığının, dalgalanma dönemlerinde riski artıran bir unsur olduğunu vurgulayarak şunları söyledi:
"ABD Merkez Bankası'nın ve Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası'nın gerçekleştirdiği faiz indirimleri olumlu bir hava estirse de krizin diğer piyasalara atlayarak genişlemesi gibi bir risk orta vadede hâlâ söz konusu. Bu gerçekleşirse küresel büyümede de ciddi olumsuz etkilenmeler gündeme gelecek.
Son yıllarda çok önemli yapısal iyileşmeler yaşamış ve önceki yıllara göre güçlenmiş olmasına rağmen, Türkiye ekonomisinin yüksek cari açık sebebiyle, dış kaynak bağımlılığı devam etmektedir. Bu durum olası küresel mali daralmalara karşı kırılganlık yaratmaktadır."

Cafe