TÜSİAD yine uyardı
TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Arzuhan Doğan Yalçındağ, hükümete 'Anayasanın nasıl değiştirileceğine ilişkin olarak kendinize özgü yöntemler öneremezsiniz' mesajını verdi
EKONOMİ SERVİSİ
TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Arzuhan Doğan Yalçındağ, yeni anayasa taslağının toplumun tüm kesimlerinin katıldığı özel bir kurul tarafından hazırlanması gerektiğini vurgulayarak hükümeti uyardı.
"Anayasanın nasıl değiştirileceğine ilişkin kendinize özgü yöntemler öneremezsiniz" diyen Yalçındağ, anayasa tartışmalarında laiklik konusunun ön plana çıkmasının da bazı hükümet üyeleri, AKP yöneticileri ile yerel yöneticilerin geçmişteki eylem ve söylemlerinden kaynaklandığına dikkat çekti.
Yalçındağ, TÜSİAD'ın dünkü Yüksek İstişare Konseyi toplantısında, İskenderun'da yaptığı bazı değerlendirmelerini hükümetin tepkisini çektiğini anımsattı. "Bu TÜSİAD'ın alışkın olduğu bir tutum. Yine de demokrasi kültürü açısından sivil toplum örgütlerinden gelen uyarılara gösterilen bu geleneksel tepkinin, iktidar partisinde hâlâ yer bulabilmesini yadırgadık" diyen Yalçındağ, özetle şu mesajları verdi:
Eğer, bireysel özgürlükleri geliştiren, demokratik siyasal işleyişin önündeki engelleri kaldıran, laiklik prensibini zedelemeyen, toplumu çağdaşlaştıran, gerçek anlamda toplumsal sözleşme niteliği taşıyan bir anayasa oluşturabilirsek, bu atılım fırsatını yakalayabiliriz."
Akademisyenlerin görüşüne göre, eğer sadece 'anayasa değişikliği' yapıyorsanız o zaman da anayasanın kurucu felsefesine, özellikle laiklik anlayışına dokunamaz, değişmez maddelerini değiştiremez, anayasanın nasıl değiştirileceğine ilişkin kendinize özgü yöntemler öneremezsiniz. Yöntem meselesini tali bir mesele olarak görmenin yerinde olmadığını düşünüyoruz.
Hükümet, toplumun bu konudaki endişelerini gidermede yeterince somut ve ikna edici olamazsa anayasa tartışmaları kaçınılmaz olarak tek noktaya kilitlenecek. 'Türkiye'de siyasal güçler rejim mücadelesine devam ediyor' izleniminin sürmesine yol açacak bir anayasanın ülkeye yarar değil, zarar getireceğine inanıyoruz."
Avrupa'daki Türkiye karşıtları 301. maddenin uygulanmasından kaynaklanan sorunlarımız sayesinde büyük güç kazandılar. Bu çarpık duruma derhal son vermeliyiz."
İZLENİM
Oruç kazasına karşı suyu kaldırttı
EYLEM TÜRK
Koç: Yeni laiklik tanımı peşinde koşulmasın
TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi (YİK) Başkanı Mustafa Koç da konuşmasında yeni anayasa çalışmalarını değerlendirdi. Koç, özetle şunları kaydetti:
Hükümet programının, seçim öncesinde açıklanan parti programının gerisinde olması, bu izleme faaliyetinin önemini artırıyor. Türk özel sektörü, kendi gelişimini daima içinde bulunduğu toplumun gelişimine bağlı görmüş ve faaliyetlerini geniş bir toplumsal sorumluluk bilinci içinde sürdürmüştür.
Çiçek: Ortak paydaları tartışmayız
Başbakan vekili Cemil Çiçek, yeni anayasa çalışmasının bir toplumsal talepten doğduğunu belirterek, "Biz AKP için bir anayasa yapmıyoruz" dedi.
TÜSİAD YİK toplantısında konuşan Çiçek, AKP'nin 5 yıllık iktidarı döneminde yaşadığı sıkıntıları ve toplumsal talebi dikkate alarak yeni bir anayasa yapılması gerektiğini, bu çalışmaya seçimlere gitmeden önce başlandığını ifade etti.
Birçok kuruluşun da anayasa çalışması yaptırdığına dikkat çeken Çiçek, özetle şunları kaydetti:
"TÜSİAD da bir çalışma yaptırdı. Gerekçesinde, 'Toplumun tüm kesimlerinin hazırlanmasına katıldığı, demokratik biçimde yapılacak yeni bir toplumsal sözleşmeye ihtiyaç olduğu açıktır' deniliyor.
Biz de tam bunu söylemek istiyoruz. Durup dururken bu nereden çıktı denilebilecek bir işi yapmıyoruz. Türkiye için yepyeni bir anayasa yapmaya çalışıyoruz. Zamanı da şimdidir, çünkü toplumun yüzde 85'i Meclis'te temsil ediliyor.
AB'ye üye olmak isteniyorsa, devletin şekli, yapısı o standartla örtüşmüş olacak. O nedenle 'Bu anayasa değişiklikleriyle şu veya bu olabilir mi?' tarzında bir şey varsa, o dediklerinizin AB'de itibar görmesi mümkün değildir.
Toplumun ortak paydası olan hususları tartışma konusu yapmayız, aksi halde toplumun dikiş noktalarına jilet atmış oluruz. 70 milyonun ortak paydası şudur: Türkiye devleti bir cumhuriyettir, bunu hiçbir zaman yeni bir yazılım konusu yapmayız. Türkiye Cumhuriyeti devleti demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir.
Ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü olan bu devletin resmi dili Türkçedir. Bunlar bizim siyasi amentümüzdür. İtham değil, katkı bekliyoruz.
3 madde dışında hiçbir konuda ille bu olsun tarzında bir mantalite içinde değiliz. Toplumun anayasadan kaynaklanan ne problemi varsa bunu çözmek istiyoruz."

Cafe