Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 26 Eylül 2007 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Hava yapmak...

Benim Gözlü¤ümden / Nihat Demirkol

Sa€ arka koltukta oturuyordu alışıldığı üzere; makamına resmi plakalı araç tahsis edilmiş kamu görevlisi... Şeref mevkiinde otururken de gazete okuyordu. Yani yolculuk sırasında zamanı değerlendiriyordu, teknik olarak. Şoförü gazeteleri almış ve ''buyurun efendim'' demişti muhtemelen. Aklından şöyle geçiriyor olmalıydı: ''Vallahi bizim beyefendi de beş dakikayı boş geçirmiyor canım! Daha daireye gitmeden, memleketin gündemini avucunun içine alıyor. Ne var ne yok haberdar oluyor. Daha masasına oturmadan olanı biteni hatmediyor. Ondan sonra bir hizmet, bir hizmet...''
* * *
Kırmızı ışıkta durduk. Ben onun arkasında ikinci arabayım. Ferah ferah açılabildiği için gazete sayfaları arka koltukta, özellikle arkadaki birkaç arabanın da istifade etmesi mümkün hale geliyor doğal olarak. Göz hırsızlığı yaparken, dikkatle okuduğu, sıkışık sabah trafiğinde dakikalarca vazgeçemediği haberin kocaman başlığına gözüm takıldı: ''Gülben ve Hülya vasat Sibel ile Ebru doldurur...''
Şimdi diyeceksiniz ki, ''Yahu ne müzevir adamsın. Herkes istediğini okur. Sana ne! Müdür bey aktüaliteyi takip etmesin mi? Azıcık stres atmasın mı?'' Haklısınız; benimki münasebetsizlik işte. Bu köşe yazısına taşınacak bir fotoğraf mı bu? Efendim, emin olun merakım sadece istifade etmek amacıyla kabardı. Müdürümün bu kadar ilgisini çeken haber, mutlaka çok önemli bir sosyal mesaj içeriyor olmalıydı. Sokaktaki adam kimliğimle, özenle seçilmiş bir manşeti ben de ıskalamayayım diye düşündüm. Üşenmedim gazeteleri aradım, taradım haberin devamını buldum. İyi de etmişim... Sizler de mahrum kalmayın diye aynen aktarıyorum:

''Ünlü gece kulübü Günay’ın sahibi Tuncel, kendisine ‘assolist’ diyenlerin çoğunu kimsenin izlemediğini söyledi: Sibel, Ebru assolisttir, salonu doldurur! Hülya’ya 50 kişi rezervasyon yaptırdı. Gülben ise vasat! ‘Assolistim’ diye yüksek ücret istiyorlar salonu dolduramıyorlar! ‘Ben assolistim’ diyen gelsin çıksın sahneye. Bakalım kaç kişi izlemeye gelecek; kendi kendilerine hava yapıyorlar. Sibel Can ve Ebru Gündeş doldurur. Sezen Aksu ve Ajda Pekkan zaten full çeker. Hülya Avşar’ı koyduk 50 kişilik rezervasyon oldu. Gülben Ergen vasat. Petek Dinçöz ile Demet Akalın umut vaadediyor. Huysuz rakipsizdir ama yaşlandığı için çıkmak istemiyor. Özcan Deniz, İbrahim Tatlıses de iş yapar!''
* * *
Resmi araç belediyeye aitti! İçim rahatladı doğrusu. Demek ki emin ellerdeydik. Dünyayı, değişen yerel yönetim anlayışını, vatandaşın hayatını kolaylaştıracak gelişmelere ait seçilmiş haberleri izlemekle kalmıyor, magazin dünyasının esintilerinden bile bir şeyler kapmaya çalışıyordu bizi yönetenler. Yüreğime su serpildi; birkaç vakte kadar, umduğumuz ve ihtiyacımız olan belediye hizmetleri, artık herhalde ayağımıza gelecekti. Yalnız, haberdeki bir cümle, resmi arabayı, sayın müdürümü, gazete manşetini ve arabanın kapısındaki yazıyı pek güzel tarif ediyor gibi geldi bana: ''Kendi kendilerine hava yapıyorlar...''


ege@milliyet.com.tr







EGE
Emeklilik hakkında her şey
Hava yapmak...
Duyarsız sürücüler kaldırımı kapatıyor
300 oda olmadığı için EXPO heyeti Çeşme’ye





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Necati Çetiner
Nihat Demirkol
Özgür Kaynar
Deniz Sipahi

   
© 2006 Milliyet