|
 |
|
|
''Hayat sizin hayallerinize rağmen çıkıp gelen şeydir''
Yaşam Güzeldir / Banu Şen
''O halde niye yazıldı?'' diyor ve anlatmaya devam ediyor yazar:
''Nereden başlasam bilmem ki... Duygular diyelim. Korkular mesela. Korkular değişmiyor. Cinsiyeti yok korkularımızın. Mutluluklarımız da öyle. Ben bu oyunu kaleme aldığım dönemde, bir kadının gözlerinde ‘mutluluğu’ ve de ‘o mutluluğu yitirme korkusu’nu görmüştüm aynı anda. Ve de o sıralar onun yüreğini aralayabilmem ya da kendimi onun duygu süzgecinin ağzında bulabilmem için aşırı bir empati gayreti içerisine girmem de gerekmiyordu. Çünkü o sıralarda yüreklerimiz aynı şarkının ritmini tutuyordu birlikte. ‘Düğün Şarkısı...’ İlk yazma isteği, o iki korkuyu, o gözlerde yakaladığım an başladı işte.''
Düğün Şarkısı’nda Civan Canova, insanı, hayallerini ve bunların gölgesinde aslında neyi yaşadığımızı sahnede buluşturuyor. İzmir Devlet Tiyatrosu’nun ilk kez geçen yıl sahnelediği Düğün Şarkısı, bu sezon da sahnelenecek. Yazar çıkış noktasını yukarıdaki sözlerle anlatırken, bülten, ''İnsan hayalleriyle geleceğini oluşturabilseydi nasıl bir dünyada yaşardık acaba? Herkes sevdiği kişiyle evlense, sevdiği şehirde yaşasa, sevdiği işi yapsa... Hayallerle harmanlanan gelecek fantazileri gerçekleşmediğinde kaçımız dimdik ayakta kalabiliyoruz? Aramızdan kaç kişi yeniliyor dersiniz kaderin cilvelerine? ''Hayat sizin hayallerinize rağmen çıkıp gelen şeydir'' diyor bir bilen... Düğün Şarkısı, bunu unutanlar, hiç bilmeyenler ve buna inanmak istemeyenler için çalıyor bu kez. Siz de duyuyor musunuz?'' cümleleriyle anlatıyor oyunu.
Canova’nın ''Düğün Şarkısı''
23 Ekim’de İzmir Devlet Tiyatrosu Karşıyaka Sahnesi’nde perde diyecek Düğün Şarkısı’nın rejisi usta yönetmen Işıl Kasapoğlu’na ait. Şebnem Doğruer’in rol aldığı oyunun dekor tasarımını Hakan Dündar, kostüm tasarımını Funda Çebi, ışık tasarımını Zeynel Işık, müziklerini Alper Maral yapmış.
Geçen sezon izleyemediğim Düğün Şarkısı’nı ben de merak ediyorum. Hele Civan Canova’nın bu sözlerini okuduktan sonra: ''Oyunu yazarken şu noktayı hiçbir zaman gözden kaçırmamam gerektiğine inandım: Bir sonraki zamanı, bir sonraki gerçeği bizler örüyoruz. Ama asla o an, birebir hayal ettiğimiz biçimde değil. Yaşam bizim ördüklerimizi birbirine karıştırarak bambaşka bır yapı çıkartıyor karşımıza. Bizler, daha sonra yaşanacak olan zamanları hep o an düşündüğümüz biçime göre inşa etmek istiyoruz. Ama başaramıyoruz. Çünkü doğa yasaları bizim hayallerimizle çelişiyor çoğunlukla.
‘Peki önemli mi bu?’
O an için çok çok önemli. Hayati bir mesele hatta. Sonra ise hiç değil. Çünkü hayallerimiz de değişimden payını alıyor. Hatta ideallerimiz bile. Büyü de burada işte...''
Sezonda neler var?
Unutmadan, İzmir Devlet Tiyatrosu’nda 2007-2008 sezonunda Shakespeare’in, ''Bir Yaz Dönümü Gecesi Rüyası'' adlı oyunu Can Yücel’in ''Türkçe Söyleyişi''si ile yepyeni bir ruh ve biçim kazanıyor. ''Bahar Noktası'' 18 Ekim’de Karşıyaka Sahnesi’nde seyirciyle buluşacak. Konak Sahnesi’nde ise tarihsel oyunlarıyla geçmişimize ışık tutan usta yazar Orhan Asena’nın kaleme aldığı ''Simavnalı Şeyh Bedreddin'', 16 Ekim’de İzmirli tiyatroseverlerin karşısında olacak.
bsen@milliyet.com.tr
|
|
|

|